Hira
Üye
-
- Katılım
- Temmuz 18, 2019
-
- Mesajlar
- 2,063
-
- Tepkime puanı
- 2,138
-
- Puanları
- 288
WHO’nun istatistiklerine göre...
-Her 40 saniyede 1 kişi intihardan ölüyor.
-Her sene yaklaşık 800,000 kişi intihardan ölüyor.
-İntihar sonucu ölen her yetişkin için 20'den fazla kişinin intihar girişiminde bulunduğuna dair göstergeler var.
-15-29 yaşındaki kişilerin ölüm sebeplerinin arasında intihar global listede 2. sırada.
-İntihar, 2016 yılında dünyadaki bütün ölümlerin %1.4ünü oluşturarak, ölüm sebepleri arasında 18. sırada yer almış.
Bu demek oluyor ki, her 4 dakikada 6 kişi ölüyor ve en az 120 kişi intihar etmeyi deneyip başarısız oluyor. Ve bunlar, rapor edilen rakamlar. Acaba rapor edilmeyenler istatistiğe dahil edilebilse ortaya nasıl bir sonuç çıkar?
Ölmeyi asla düşünmedim ve istemedim diyemem, Bolahenk. Fikrin çok çekici geldiği anlar oldu ama hayatımı sonlandırmaya teşebbüs etmedim diyebilirim. 28 sene boyunca hiç o kadar çaresiz ve umutsuz hissetmedim diyebilirim. O kadar çaresiz ve umutsuz hissettiğim anda ise ölmek istemediğimi kavradım diyebilirim. Ölüme çok yaklaşmışken, hayatta kalmak için var gücümle savaştım da diyebilirim. Hala zaman zaman “bitse de gitsek” diye düşünüyorum da diyebilirim.
Bitse de gitsek...
Bitse de gitsek çünkü asıl hayatın bu dünyadan sonra başlayacağına inanıyorum. Bitse de gitsek çünkü orada, O’na kavuşunca sonsuz huzura ulaşacağıma inanıyorum. Bitse de gitsek çünkü bazen bu dünya ve olanlar çok saçma geliyor.
Bir yandan da hemen bitmesin, Bolahenk... 31 sene boyunca ne halt ettin dediklerinde ne cevap vereceğim ben? Ya kaç hayata dokundun derlerse? Ya çokça okudun mu derlerse? Sevmen gereken herkesi sevdin mi ve yaşaman gereken her heyecanı yaşadın mı derlerse? Oksijen israfından başka bir işe yaramalı insan şu hayatta. O yüzden hemen bitmesin. Benim buralarda daha çok zamana ihtiyacım var, Bolahenk.
Peki, ya gitmeyi tercih edenler? Hayat omuzlarında bu kadar ağır ise, yüklerini paylaşabilecekleri hiç kimse yok mu gerçekten? Belki içlerini açmaya cesaret edemiyor, belki de yüklerini huzurlarına tercih ediyorlardır. Antinatalizm’den falan bahsetmiyorum. Bir hayat felsefesi olarak bu benimsendiyse, kişisel tercihten ibarettir deyip kabullenebilirim. Lakin, bu istatistiklerin parçası olan bir çok kişinin böyle bir felsefeden haberdar olduğundan şüpheliyim. Ben de pek anladığımdan değil Bolahenk; imkan olsa, ulaşılabilse, bir çoğunun umut ve huzur dolu insanlar olabileceğini düşündüğümden.
Ben bu intihar meretine çok insan feda ettim, Bolahenk. Ulaşamamış olmak bizim ayıbımız mı yoksa ulaşılmak mı istemediler, hala tam olarak kestiremiyorum.
Her zamanki gibi, yineliyorum... Yiyorsa, sevdikleriniz için ölmeyi değil, güzel yaşamayı deneyin.
Upuzun ve huzurlu bir ömrün olsun.
Öpüldün Bolahenk.
-Her 40 saniyede 1 kişi intihardan ölüyor.
-Her sene yaklaşık 800,000 kişi intihardan ölüyor.
-İntihar sonucu ölen her yetişkin için 20'den fazla kişinin intihar girişiminde bulunduğuna dair göstergeler var.
-15-29 yaşındaki kişilerin ölüm sebeplerinin arasında intihar global listede 2. sırada.
-İntihar, 2016 yılında dünyadaki bütün ölümlerin %1.4ünü oluşturarak, ölüm sebepleri arasında 18. sırada yer almış.
Bu demek oluyor ki, her 4 dakikada 6 kişi ölüyor ve en az 120 kişi intihar etmeyi deneyip başarısız oluyor. Ve bunlar, rapor edilen rakamlar. Acaba rapor edilmeyenler istatistiğe dahil edilebilse ortaya nasıl bir sonuç çıkar?
Ölmeyi asla düşünmedim ve istemedim diyemem, Bolahenk. Fikrin çok çekici geldiği anlar oldu ama hayatımı sonlandırmaya teşebbüs etmedim diyebilirim. 28 sene boyunca hiç o kadar çaresiz ve umutsuz hissetmedim diyebilirim. O kadar çaresiz ve umutsuz hissettiğim anda ise ölmek istemediğimi kavradım diyebilirim. Ölüme çok yaklaşmışken, hayatta kalmak için var gücümle savaştım da diyebilirim. Hala zaman zaman “bitse de gitsek” diye düşünüyorum da diyebilirim.
Bitse de gitsek...
Bitse de gitsek çünkü asıl hayatın bu dünyadan sonra başlayacağına inanıyorum. Bitse de gitsek çünkü orada, O’na kavuşunca sonsuz huzura ulaşacağıma inanıyorum. Bitse de gitsek çünkü bazen bu dünya ve olanlar çok saçma geliyor.
Bir yandan da hemen bitmesin, Bolahenk... 31 sene boyunca ne halt ettin dediklerinde ne cevap vereceğim ben? Ya kaç hayata dokundun derlerse? Ya çokça okudun mu derlerse? Sevmen gereken herkesi sevdin mi ve yaşaman gereken her heyecanı yaşadın mı derlerse? Oksijen israfından başka bir işe yaramalı insan şu hayatta. O yüzden hemen bitmesin. Benim buralarda daha çok zamana ihtiyacım var, Bolahenk.
Peki, ya gitmeyi tercih edenler? Hayat omuzlarında bu kadar ağır ise, yüklerini paylaşabilecekleri hiç kimse yok mu gerçekten? Belki içlerini açmaya cesaret edemiyor, belki de yüklerini huzurlarına tercih ediyorlardır. Antinatalizm’den falan bahsetmiyorum. Bir hayat felsefesi olarak bu benimsendiyse, kişisel tercihten ibarettir deyip kabullenebilirim. Lakin, bu istatistiklerin parçası olan bir çok kişinin böyle bir felsefeden haberdar olduğundan şüpheliyim. Ben de pek anladığımdan değil Bolahenk; imkan olsa, ulaşılabilse, bir çoğunun umut ve huzur dolu insanlar olabileceğini düşündüğümden.
Ben bu intihar meretine çok insan feda ettim, Bolahenk. Ulaşamamış olmak bizim ayıbımız mı yoksa ulaşılmak mı istemediler, hala tam olarak kestiremiyorum.
Her zamanki gibi, yineliyorum... Yiyorsa, sevdikleriniz için ölmeyi değil, güzel yaşamayı deneyin.
Upuzun ve huzurlu bir ömrün olsun.
Öpüldün Bolahenk.