Biri sizin hakkınızda ne düşünürse ondan nefret etmenize yeterli olur?

Konu sahibi son olarak 981 gün önce görüldü
benim güvenilir biri olmadıgımı dusunurse nefret etmeme yeter
 
kafam o kadar kalabalık ki bu benim hakkım da bunumu düşünmüş demeye mecalim yok.nefret mi insan sevmiyoh dedikya bilader
 
Arkamdan atıp tutup, olmadığım bir kişiliğe beni büründürürse.
 
Kolay kolay nefret eden biri değilim fakat sınır çizgiler ciddi boyutta ihlal edilip bir üstümdeki arkadaşın bahsettiği davranışlar sergilenirse nefret gelişebilir ve kişi kara listeye yazılır.
Onun dışında her atıp tutana nefret beslemem.
İnsanların melek olmadığının,güvenilir hiç olmadığının bilincindeyim.
İki tatlı söze meftun olmuyorum
 
bunu ben de merak ediyorum , henüz şey olmadı
 
Kolay olumsuz ve olumlu on yargi gelistirebilirim(kolayca değişir bu sebeple) lakin kolay nefret etmem ve edersem de tam ederim. Bunun için ise önem verdiğim konularda iftira atmasi. ihanet etmesi ve beni insanlar icinde kucuk dusurmesi gerekli. Bunlarda dahi ilk anlardaki kizginligim gecince bir soguma olur. Diğer pek çok konuda Allah'a havale edip geciyorum.
 
Kim ne isterse düşünebilir .
Sırf bunun için nefret etmem saçma olur .
Nefrete yer etmedim hiç hayatımda kimseyi nefret edecek kadar önemsemem.
 
Iftira atandan nefret ederim.
 
Karşı yönden ele alacağım bunu. İş yerinde, işe yeni başlamış biriyle gayet samimiydik. Yeni mezun bu arkadaş üç aydır şirkette olmasına rağmen bazı sıkıntılar yaşıyordu. Kendini dış kapının mandalı gibi hissetmesin diye hep iyi davrandım. Yeri geldi ısrarla kafa açtım. O kasıntı ortamda kendimce komiklik yapmaya bile çalıştım. Derdini dinledim, derdine çözüm aradım.

Olaya geçiyorum: Geçen hafta küçük bir olay yaşadık şirket içinde. Müşteri gayet ukala bir dille işin akşama yetişmesi gerektiği hakkında bir mail atmış. Bu yukarıda bahsettiğim arkadaş da bana o mail'i forward'ledi. Tabi ben "babaların uşağı mı var"dan girip, "mesai bitiminde böyle mail atılmaz"a kadar saydırdım ulu orta. Çünkü fazla mesai kilitlenecek gereksiz yere. Müşteri dediğim de aslında falanca şirkette çalışan tipik bir beyaz yaka, mesai dolduran, mesaisi bitince koştura koştura evine giden biri. Oranın ilgili biriminin sözcüsü.

Neyse patronla mail'de bahsi geçen proje üzerine tartışırken, bana mail'i forward'leyen arkadaşa döndü oklar. İçeride sanırım patron azarladı biraz kendisini. Ama içime de dert oldu. Müşteriyle ilişki konusunda haklıyım dediklerimde. Ama benim yüzümden de mesai arkadaşım patrondan papara yiyor. Çünkü patronun çıkarları benimle tartışmayı sürdürmesine engel oluyor. Böyle böyle aradan on dakika falan geçti. Yukarıda bahsettiğim arkadaşın baya canı sıkıldı. Baya baya bana trip atmaya başladı. Ben de kendisiyle tüm bağları koparıp, arkadaşlık anlamında yanlış bir yatırım daha yaptığımı düşünüp, işime gücüme döndüm.

Böyle insanları hayatımın her alanında tanıdım. En küçük şeyde sizi görmezden gelme hakları vardır. Sizden bir anda nefret etme potansiyelleri hep saklıdır derinlerde. Hep ciciş geçinmelisiniz onlarla. Öte yandan farklı insanlar da tanıdım. Birbirimize çok ağır küfürler ettiğimiz halde, yaka paça birbirimize girdiğimiz halde yine de hiçbir şey olmamış gibi güldüğüm insanlar. Güzel insanlar. O insanlara göre hiçbir şeyi çıkara göre inşa edemezsin. Yeri gelir kötü, yeri gelir iyidir o ortak yaşantı ama hiçbir zaman içinde çıkar kurnazlığı barındırmaz.

Ve kapanış.

[YOUTUBE]5koa_F2h3RA[/YOUTUBE]
 
fesat sevmem
sinsi sevmem
fitneci sevmem
 
Nefret ve kin bende yok. En çok uzaklaşırım, görmezden gelirim, hiç olmamış gibi davranırım. :aeg:
 
Ne dersem diyim tek bir şey sebep olmaz. İftira atılması ve haksız küçük düşürücü yorumlarda bulunması bu sebeplerden bazıları olabilir.
 
Geri