folie a deux
Bronz Üye
-
- Katılım
- Mayıs 3, 2019
-
- Mesajlar
- 2,602
-
- Tepkime puanı
- 1,695
-
- Puanları
- 349
Sonu güzel biten masallar gibiydin sen.
İnan bana.
Çünkü ben sana inanırken çocuktum..
Daha satırların başında uyurdum.
Uyanırdım..
Tekrar uyumak için saatleri sayardım.
Ve sonra aynı saatte buluşmaya..
İnan bana,
Ayak uçlarım titriyordu.
İnan bana,
Ellerim terliyordu,
İnan bana,
İçimde bir yerlerde
Eteğime dolaşan tüm taşlar dökülüyordu.
Ama nasıldın gece; ne hazineydin yastığıma.
Nasıl düşüyordun, omuzuma.
Şimdi düşününce tüm bunları,
Sel felaketinden daha beterdi;
Uğruna döktüğüm gözyaşları.
Şehrinizi kirlettiysem, af buyurun!
Ve ergenlik çağlarım bitti sen de.
Büyüdüm, adam oldum, acına doydum.
Ama sana!
Doyamadım..
Daha sonra..
Tüm suç kırmızı başlıklı kızın olmaya başladı.
İnancımı kaybediyordum her defasında.
Nasıl yani?
Nasıl olabilir ki?
Nasıl inanıyordun kurda..
Gözleri ben desen değil,
Sesi desen kalleş..
Yüzü desen keş.
Elleri desen leş.
Nasıl bir ahmaktın ben?
Bunca kemik ortasında,
Tutup sadece sana kaynadım ben.
Adına ne dersen de.
Kan kaybından değil de,
Bu sen kaybından ölmek yok mu!
Adamı kışın ayazından sille yemekten daha beter ediyor.
Yerin altı kaç metre bilmiyorum ama,
Avazımın çıktığı kadar bağırsam da,
Bir tek bana sağır olsan da,
Dayanamıyorum..
Eksi sıfırın da altına düştüm.
Daha fazla inemiyorum..
Rüzgar.
9.5
İnan bana.
Çünkü ben sana inanırken çocuktum..
Daha satırların başında uyurdum.
Uyanırdım..
Tekrar uyumak için saatleri sayardım.
Ve sonra aynı saatte buluşmaya..
İnan bana,
Ayak uçlarım titriyordu.
İnan bana,
Ellerim terliyordu,
İnan bana,
İçimde bir yerlerde
Eteğime dolaşan tüm taşlar dökülüyordu.
Ama nasıldın gece; ne hazineydin yastığıma.
Nasıl düşüyordun, omuzuma.
Şimdi düşününce tüm bunları,
Sel felaketinden daha beterdi;
Uğruna döktüğüm gözyaşları.
Şehrinizi kirlettiysem, af buyurun!
Ve ergenlik çağlarım bitti sen de.
Büyüdüm, adam oldum, acına doydum.
Ama sana!
Doyamadım..
Daha sonra..
Tüm suç kırmızı başlıklı kızın olmaya başladı.
İnancımı kaybediyordum her defasında.
Nasıl yani?
Nasıl olabilir ki?
Nasıl inanıyordun kurda..
Gözleri ben desen değil,
Sesi desen kalleş..
Yüzü desen keş.
Elleri desen leş.
Nasıl bir ahmaktın ben?
Bunca kemik ortasında,
Tutup sadece sana kaynadım ben.
Adına ne dersen de.
Kan kaybından değil de,
Bu sen kaybından ölmek yok mu!
Adamı kışın ayazından sille yemekten daha beter ediyor.
Yerin altı kaç metre bilmiyorum ama,
Avazımın çıktığı kadar bağırsam da,
Bir tek bana sağır olsan da,
Dayanamıyorum..
Eksi sıfırın da altına düştüm.
Daha fazla inemiyorum..
Rüzgar.
9.5