Birbirinden ilginç 7 psikolojik rahatsızlık

  • Kullanıcı Dem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Ruh Sağlığı
Konu sahibi son olarak 28 gün önce görüldü
Capgras Sendromu


Capgras Sendromu, hastanın genellikle kendisine yakın olan kişilerin ya da nesnelerin, onlara tıpatıp benzeyen ikizleriyle değiştirildikleri sanısına dayanıyor. Kişinin kendisini karmaşık bir komplonun içinde hissediyor bu durumda. Sıklıkla şizofreni de bu hastalığa eşlik ediyor.


Bu psikotik bozukluk, ilk kez Fransız psikiyatrları Capgras ve Reboul Lachaux tarafından 1923’te detaylı bir şekilde tanımlanmıştı. Bu iki psikiyatrist, mirasına konabilmek ve mülkünü elinden alabilmek amacıyla önce kocasının ve sonra kızının yerini alan sahtekârlardan söz eden bir kadının vakasını kayda geçirmişlerdi. Bu saplantılı fikir, o günden sonra “Capgras Sendromu” olarak anılmaya başladı.


Sanrısal yanlış tanımlama sendromlarının bir diğer örneğiyse Fregoli Sen-dromu adını taşıyor. Hastalık adını İtalyan oyuncu Leopoldo Fregoli’den alıyor.


Leopoldo Fregoli, kılık değiştirmek ve sahnede binbir surata bürünmek konusundaki dehasıyla ünlüydü. Aktörün adının bir hastalığa verilmesinin nedeni, günün birinde bir kadının, sürekli birileri tarafından takip edildiğini ve takipçilerinin hepsinin de aslında kılık değiştirmiş olarak çevresinde dolaşan Fregoli olduğunu iddia etmesi.
 
Yabancı El Sendromu


Düşünün ki sağ elinizle sol eliniz birbirinden farklı hareket ediyor, bir elinizle gömleğinizin düğmelerini iliklemeye çalışıyorsunuz ama öteki eliniz sizin iliklediklerinizi çözüyor. İşte bilim insanları bu duruma “alien hand syndrome” yani yabancı el sendromu adını veriyorlar.


Beynin vücudumuzu kontrol eden işlevleri sağ ve sol loblara bölünmüş durumda. Her iki yarıkürede farklı görevlerin yapılması için kontrol merkezleri bulunuyor. Her iki bölüm birbiriyle bağlantılı olduğu olduğu için, bu özellikler bir yardımlaşma içinde birbirini bütünlüyor. Bu iki bölümü biraraya getiren ve karşılıklı iletişimde olmasını sağlayan bölümeyse corpus collosum adı veriliyor.


Aradaki bağlantı zayıflayınca farklı özellikler de birbirinden kopuyor. Hatta bazen ellerden biri tamamen kontrolden çıkıyor. İradeyle hükmedilemez hale geliyor.


Bu hastalık üzerine bilinen ilk araştırmalar yaklaşık yüz yıl önce başlamış-tı. Almanya’da bir kadın, gece uyurken sol eli tarafından boğulmaya çalışıldığını söyleyerek Nörolog Kurt Goldstein’a başvurdu. Kadın elin kendisini öldürmeye çalıştığını ve şeytanlar tarafından yönetildiğini düşünüyordu. 1950’li yıllarda yaptığı çalışmalarla Roger Spray bu bölgenin beynin iki yarım küresi arasındaki bağlantıyı sağladığını kanıtladı.
 
Münchausen Sendromu


Bu hastalığa adını veren kişi, Karl Fredrich von Münchausen 18. yüzyılda yaşamış palavracı olması ile tanınmış bir Alman Baronu.


Rivayete göre Baron Münchausen, Osmanlı- Rus savaşından dönüşte arkadaşlarına kahramanlıklarıyla ilgili hikayeler anlatmaya başlamıştı. Hikayelerin sonunda yalan olduğu ortaya çıkınca, yalan hastalık öyküleri anlatanları tanımlayan sendroma onun ismi verildi.


Doktorların çoğu meslek hayatında yapay bozukluk olgusuyla karşılaşıyor. Bununla birlikte Münchausen Sendromu yapay bozuklukların en uç tipi.


Bu rahatsızlık ilk kez 1951’de hastane hastane dolaşıp hastalık öyküleri uyduran ve kendilerine gereksiz yere cerrahi girişimler uygulanmasına razı bir grup hastayı belirtmek için Richard Asher tarafından kullanılmış.


Bu kişiler hastaneye sıklıkla tıbbi bir müdahaleye gereksinimi olduğunu anlatan uydurma bir öykü ile geliyor. Hastalığın ilginç yanı kişilerin kendilerine hastaymış gibi görünmelerine neden olacak zararlar vermekten kaçınmamaları.


Tedaviye başlandığında hasta, sonuç alınamadan hastaneden ayrılması ve aynı tabloyu yineleyerek tekrar tekrar hastaneye başvurması görülen diğer özellikler. Bu hastalar en zeki gözlemcileri bile aldatabilecek psikiyatrik sorunları olan kişiler olarak tanımlanıyor.
 
Patlayan Kafa Sendromu


Beyinde uyku sırasında oluşan algı yanılmalarına parasomni adı veriliyor. Uyurgezerlik, uykuyla uyanıklık arasında hayaller görmek en bilinen parasomniler arasında. Patlayan Kafa adı verilen sendrom da bu kategoride değerlendiriliyor.


Kişi uykusu sırasında kendisini uyandıracak denli güçlü bir patlama işitiyor. Sesin türü ya da şiddeti kişiden kişiye değişse de, asıl önemli özelliği böyle bir sesin gerçekte var olmaması. Bu ses yalnızca kişinin kendi zihninde “patlıyor”.


Doktorlar uykunun birinci ya da ikinci saatinde, bazen de uyanmaya yakın duyulan bu sesin fiziksel olarak bir zararı olmadığını söylüyorlar. Nedeni çok kesin olmasa da, duyulan seslerin kaynağının aslında beyindeki sinir yollarının bir karışıklık yaşaması ve yanlışlıkla beyne uyarı iletmesi olarak düşünülüyor.
 
Saç Koparma Hastalığı: Trikotilomani


İnsanların gövdesindeki kılları, kaşlarını kirpiklerini, özellikle de saçlarını koparmaları ve bunu sürekli tekrar etmelerine trikotilomani adı veriliyor. Öyle ki bireyler başlarında kellik oluşuncaya kadar saçlarını koparabiliyor. Bunun engellenmesi durumundaysa büyük gerilimler yaşayabiliyorlar.


Tersi durumda yani saçlarını koparırken büyük keyif aldıkları, hatta rahatlama yaşadıkları görülebiliyor. Kişilerin büyük çoğunluğu saçlarını koparırken acı duymadıklarını tam tersine keyif aldıklarını belirtiyor.


Bu sendrom literatürde dürtü kontrol bozukluğu olarak ele alınıyor. Dürtü kontrol bozuklukları, kendine ve başkalarına zarar verici şeyler yapmak için duyulan dürtü veya isteğe karşı koymada ve kontrol etmede yetersizlik olarak tanımlanabilir. Kişi bazen davranışı yapmadan önce artan gerginlik duygusunu hisseder ve sonra gerginlikten kurtulma ve iç rahatlaması duygularını hissedebilir.


Trikotilomani’nin bir dürtü kontrol bozukluğu tanımlamasına uyan özellikleri, saçları yolmak için duyulan dürtüye karşı yetersizlik, saç yolmadan önce artan gerginlik ve sonraki iç rahatlığını hissetmeyi kapsıyor.
 
Yabancı Aksan Sendromu


Hastalar beyinlerindeki konuşma bölgesinin hasar görmesinin ardından, normal konuşma aksanlarını kaybeder ve farklı bir aksanla konuşmaya başlar. Sözgelimi İstanbullu birinin Kayseri ya da Karadeniz ağzıyla konuşmaya başlaması buna örnek olarak gösterilebilir.


Kesin bir tedavisi olmasa da, bu durumun nedeni beynimizdeki hecelerin vurgularını istediğimiz gibi yapabilmemizi sağlayan bölümün zarar görmesinden kaynaklandığı düşünülüyor.
 
Triskaidekafobi: 13’ten korkma hastalığı


13 sayısı özellikle Batı uygarlıklarında uğursuz kabul edilir ve birçok kişi batıl inanç olarak bu sayıdan kaçınmak ister. Bununla birlikte bunu çok daha ileri düzeyde takıntıya dönüştürenler, hastalık derecesinde rahatsız olabiliyor. Bunun benzeri tetrafobi, yani 4’ten korkma rahatsızlığı da Çin, Japonya, Kore gibi Uzakdoğu ülkelerinde görülüyor. Nedeni ise ölüm ve dört sözcüklerinin söylenişinin birbirinin aynısı olması.
 
Münchausen Sendromu hastalığına yakalanmayan yoktur sanırım.

Saç Koparma Hastalığı: Trikotilomani ben de var sanırım, arada sakalları yoluyorum :) saç yolma şansım yok.
 
Anadolu da Palavra deniliyor. Ve çok var onlardan. Artık kendilerini kırmadan, yüzlerine karşı da Münchousen diyebiliriz. :)
 
Geri