[YOUTUBE]klELvJ857Ws[/YOUTUBE]
Sineye gizlenmiş bir yaraydı alıp götüren,
Nereden geldiği bilinmezdi lakin nereye ulaştıracağı alenen ortadaydı..
İşte yine sensiz bu limana bıraktı beni,
Ne lüzumu vardı ki burası benim evimdi artık, kendimde bulabilirdim yolumu.
Seni her özlediğimde buraya sığınır,gemilerden inenleri gözlerdim,
Ya sen varsan içlerinde,
ya da ilk ben göz göze gelmek isterdim seninle, yâr etmek istemezdim kimselere...
Akşam olur o salaş izbeye çekilir, cümleler yağdırırdım gülüşüne,gözlerine ve her bakışımda tekrar aşık olduğum sana..
Kimse bilmezdi gizliden gizliye akıttığım gözyaşlarımı...
Ölesiye seven aşıklar görürdüm rıhtımda, ay ve yakamozun eşliğinde dans ederlerdi acıyla..
Gündüz antikacıdan aldıkları o gülen yüzleri bir bir çıkarıp denizin soğuk sularında boğarlardı...
Okyanusların neden uçsuz bucaksız olduklarını o zaman anlıyordu insan, her aşkın bitimi mutlu son değildi işte...
Benimse biraz umuttu senden aldığım,
Ne sıradandı ne de diğerlerine benzerdi,öylesi bir sevdaydı...
Allah'ın bana bahşettiği bir lütuftun sen,
İnsan yokluğunu çektiği şeyi öyle gözünde büyütüyor ki, bir ân'ı bile onsuz geç(e)miyor..
Sensizliğin koynu hep soğuk olurdu,nefesim yetmezdi onu ıstımaya,
Defalarca haykırsamda kendime, dilim isyan etsede sana ve ağır aksak gidişine,
Yüreğim meskendi aşkına..
Ne yaparsan yap silemiyordum adını,karalamak gelmiyordu içimden.
Ve ben biliyordum sen kaybın aslında benim yok oluşumdu,
Ben sensiz bir hiç'tim sevgili,
-Hiç-..
Sükût
5Mart2011