Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Bira İçince Neden Daha Sık Tuvalete Gitme İhtiyacı Olur?
Bira içince tuvalete daha sık gider olma durumu tamamen antidiuretic isimli hormonumuzla alakalıdır. ADH(antidiuretic) vücudumuzun üreteceği idrar miktarını ayarlar. Susuz kaldığımız zamanlar ADH böbreklerimize sinyal çakar ve idrar üretimini durdurtur. Böylece böbrekler eldeki mevcut kısıtlı suyu boş yere idrara çevirip vücudu iyice kurutmaktan vazgeçer, kandaki su miktarı korunur.
Alkol denen madde, ADH hormonunu etkileyerek salgılanmasına mani olur. Aynı şeyi bazı bitkiler de yapar, biz onlara idrar söktürücü deriz. Alkol veya idrar söktürücü bir bitkiyi vücudumuza alınca, böbreklerin kafası karışır ve idrar üretip üretmemek gerektiğini bilemezler, sonuçta da "vur dibine gitsin" mantığıyla üretmeye devam ederler. Biz de birayı bol bol içince, içeriğindeki alkol ADH'ye "dur kardeş sen biraz dinlen, yorulmuşsundur" der.
Alkole güvenen ADH, idrar üretimini durdurma sinyalini falan unutur ve keyfine bakar. Böbrekler nafile ADH'den azar yemeyi bekler, bakar ki ses çıkmıyor, canını dişine takarak vücutta bulduğu suyu idrara çevirmeye başlar. Elbet biranın sıvı kısmının, üretilen idrar miktarına etkisi vardır ancak aynı sürede aynı miktarda su içildiğinde vücut böylesine kendinden geçmişçesine idrar üretmez.
Bünyesinde bulunan biraya ek olarak vücutta mevcut olan suyu da idrara çeviren böbrekler kelimenin tam anlamıyla vücudun içine eder. Susuz kalan vücut kurur ama böbreğe bu da yetmez. Vücut fonksiyonları yamulana kadar idrar üretmeye devam eder. Sonucunda gelsin baş ağrıları, gelsin sersemlik halleri, akşamdan kalmalık durumları.
Burun Deliklerinden Aldığımız Hava Eşit mi?
Her iki burun deliğimizi farklı miktarlarda kullanarak bir çeşit ‘stereo’ yaratıyoruz. Yani bir burun deliğinden geçen hava miktarı, diğerine göre kat kat fazla. Tıpkı ağırlıklı olarak kullandığımız ‘baskın elimiz’ gibi, daha çok kullanılan burun deliğine de ‘baskın burun’ deniyor. Ancak baskın burun deliği sürekli değişiyor. Bir burun deliğinin baskınlığı, sekiz ile yirmi beş dakika arasında sürüyor. Bu değişmeye tıp dilinde ‘nazal siklus’ deniyor.
Baskın burun deliğinin boşluğundaki damarlar daralırken (dekonjesyon), burun boşluğu genişliyor. Bu esnada, diğer burun boşluğundaki damarlar genişleyerek (konjesyon), boşluk daralıyor.
Asimetrik bir bağlantı ile sağ burun deliğinden nefes aldığımızda beynin sol bölümünü, soldan nefes alırken de sağ bölümünü uyarıyoruz.
İstem dışı çalışan iç organ faaliyetlerini düzenlemekle görevlendirilen bir otonom olan sinir sisteminin de iki ana bölümü bulunuyor: Sempatik ve Parasempatik sinir sistemi. Sol beyin yarım küresi sempatik sinir sistemi faaliyetlerini düzenlerken, sağ beyin yarım küresi parasempatik sinir sisteminin fonksiyonlarını belirliyor. Yani sağ burundan nefes alırken farkında olmadan sempatik sinir sisteminin, sol burundan nefes alırken de parasempatik sinir sisteminin faaliyetlerini artırmış oluyoruz.
Farklı Ten Renkleri Nasıl Oluşur?
Ten rengini belirleyen etken, deride bulunan melanin pigmentinin türü ve miktarıdır. Melanin derimize, gözümüze, saçımıza renk veren pigmenttir ve derinin epidermis tabakasında bulunan melanosit hücreleri tarafından üretilir. Melanin pigmentinin deride iki türü bulunur. Bu pigmentlerden eumelanin cilde kahverengi-siyah, pheomelanin ise sarı-kırmızı renk verir. Tenleri koyu renk olan insanların cildinde eumelanin üretimi daha fazlayken, pheomelanin üretiminin fazla olduğu kişilerin tenleri açık renklerdedir.
Derimize renk veren pigmentlerin türü ve miktarı genler tarafından belirlenir. Bu genlerden biri olan MC1R geni melanosit hücreleri tarafından salgılanan melanin pigmentinin türünü ve miktarını belirlemenin yanı sıra pheomelanin pigmentinin eumelanin pigmentine dönüşmesini sağlar. Kit ligand (KITLG) geninin ise melanosit hücrelerinin gelişiminde anahtar rolü vardır. Afrikalılar ile Avrupalılar ve Doğu Asyalılar arasındaki renk farklılığının nedenlerinden birinin KITLG geni olduğu düşünülüyor.
Kutup Işıkları Neden Mevsimsel ve Bölgeseldir?
Güneş rüzgârlarıyla taşınan yüksek enerjili parçacıklar, Dünya’nın manyetosfer tabakasına çarptığında, bir kısmı farklı yönlere saparken bir kısmı da manyetik alan çizgileri boyunca kutup bölgelerine doğru taşınır. Bu parçacıklar atmosferin iyonosfer tabakasındaki oksijen ve azot iyonlarına çarparak enerjilerini iyonlara aktarır. İyonlar tarafından soğrulan enerji, elektronların daha yüksek enerji seviyelerine uyarılmasına neden olur. Uyarılmış elektronlar tekrar düşük enerji seviyelerine dönerken, aradaki enerji farkını ışık olarak yayar. İyonlardan yayılan farklı renklerdeki bu ışımalara kutup ışıkları ismi veriliyor.
Dünya’nın manyetik alan çizgileri Ekvator hizasında neredeyse paralel hale gelirken kutuplarda tekrar birleşir. Ancak Dünya’nın manyetik alan çizgileri, kutup bölgelerine yakın noktalarda Güneş’in manyetik alanı ve güneş rüzgârları nedeniyle sapmaya uğruyor. Bu olay jeomanyetik fırtına olarak isimlendiriliyor. Güneş rüzgârları kutup bölgelerinde Dünya’nın manyetik alanında bir açıklık oluşmasına neden oluyor. Bu da kutup ışıklarının neden bölgesel olduğunu açıklıyor.
Durmakta Olan Yürüyen Merdivenlerde Neden Sendeleriz?
Belli sürelerde tekrarlanan gelişmiş motor hareketler icra edilirken şoför koltuğuna beyincik geçer. Eğer alıştığınız hareketi ani olarak yapmayı bırakırsanız tıpkı bu durumda olduğu gibi, beyniniz kontrolü tekrar eline alır ve hareket rutine bininceye değin beyinciğe bırakmaz. Yürüyen merdivene ilk yaklaşma açınız, levitasyon değişimine uyum gösterme, yürüyen merdivenden inmeden önceki hareket etme hazırlığınız vb. aşamalar beyin tarafından tekrar öğrenilir ya da bu durumda olduğu gibi iptal edilir ve sıradan merdiven muamelesi yapılır o yürüyen merdivene.
Eğer ki birkaç gün boyunca bu durum devam ederse duruma alışırsınız ve şoför koltuğuna yine beyincik geçer. Böylece ambale olmazsınız artık. Velev ki merdivendeki arıza birkaç gün içerisinde giderilir ve merdiven yeniden çalışmaya başlarsa aynı süreç baştan tekrarlanır ve yürüyen merdivene alışmaya çalışırsınız. Lakin bu sefer alışmanız çok kısa sürecektir. Çünkü yürüyen merdiven için "save" dosyalarınız vardır beyninizde. Siz de böylece eskisi kadar akıcı bir şekilde yürümeye ya da bu durumda olduğu gibi "yürümemeye" başlarsınız yürüyen merdivende.