Bir Zamanların En Parlak Yıldızları Olmuş Ama Çoktan Unutulmuş Ünlülerimiz Şimdi Nerede Acaba?

Konu sahibi son olarak 1741 gün önce görüldü
Tarık Tarcan – 62 yaşında karizmatik delikanlı

Tar%C4%B1k-Tarcan-.jpg


1958 Bursa doğumlu olan Tarık Tarcan’ın aile soy ağacının Osmanlı Kayı Boyu’na dayandığını biliyor muydunuz? Spora olan tutkusuyla İstanbul’a spor akademisine başlamak için gelen Tarık Tarcan’ın hayatı Vakko’nun mankeni olduğunda tamamen değişti. 1984’de Fahriye Abla filmiyle ilk kez kamera karşısına geçen 80’lerin jönü, birçok film, dizi ve TV programında yer aldı. Dönemin mega starlarıyla aynı projelerde yer alan oyuncu şöhretin zirvesindeyken her şeyi bırakıp güneye yerleşti. Sporcu geçmişi ve sakin hayatı sayesinde hala kaya gibi ve karizmatik. Kendi dönemindeki zorlu şartların oyuncuları çok iyi olmaya zorladığını ve saygının çok büyük bir yeri olduğunu söyleyen oyuncu o günleri özlemle anıyor.

Yasemin Yalçın – 61 yaşında sahnelere devam

Yasemin-Yal%C3%A7%C4%B1n-.jpg

90’larda çocuk olanların çok sevdiği Sürahi Nine, Alican ve Kakılmış karakterlerine hayat veren Yasemin Yalçın 1959 Malatya doğumlu. Konservatuar mezunu olan Yasemin Yalçın tiyatroyla başladığı oyunculuk kariyerinin zirvesine Yasemince adlı TV programıyla ulaştı. Neredeyse tüm ülke çapında üne kavuşan tiyatrocudan uzun yıllardır ses soluk çıkmıyordu. Bunun arkasında da yıllardır mücadele ettiği sağlık sorunları vardı. Hayranlarının merakla ve özlemle takip ettiği Yasemin Yalçın yine tiyatro oyuncusu olan eşi İlyas İlbey’le birlikte Vee Perde isimli tiyatro oyunuyla 2019’da sahnelere geri döndü. Yasemin Yalçın sahnesinde gösterimde olan oyun zaman zaman turneye de çıkıyor. Yılların yeteneğinden hiçbir şey eksiltmediği usta oyuncuyu tanımayan yeni nesil bu fırsatı kaçırmasın deriz.

Oya Başar – 64’ünde hala güzel ve enerjik

Oya-Ba%C5%9Far-.jpg

Olacak O Kadar ve Levent Kırca denince akla gelen ilk şey, o dönem Levent Kırca’nın eşi olan ve usta oyunculuğuyla herkesi kendine hayran bırakan Oya Başar’dan başkası değil tabii ki. 1956 İstanbul doğumlu olan tiyatro oyuncusunun kariyerinde Devekuşu Kabare ve Lüküs Hayat gibi dönemin dev yapımları bulunuyor. Şehir tiyatroları, özel tiyatrolar, filmler, diziler derken hayatımızın büyük bir parçası olan Oya Başar son zamanlarda ekranlarda görünmüyor. Bunun nedeni de ilk aşkı olan tiyatro oyunlarına ağırlık vermesi. Son oyunu Plastik Aşklar turne boyunca gittiği her yerde kapalı gişe oynadı. Televizyonda olmaması unutulduğu anlamına gelmediği gibi, yıllar usta oyuncunun güzelliğinden hiçbir şey götüremedi.

Sadettin Teksoy – Usta gazeteci 68 yaşında
Sadettin-Teksoy.jpg


1952 İstanbul doğumlu olan Sadettin Teksoy denince akla ilk gelen sapsarı montu ve ekrana salladığı parmağıdır. Usta gazetecinin zamanın Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’le dünyada ilk görüşen gazeteci olduğunun da altını çizelim. Magazin muhabiri olarak başladığı kariyerine savaş muhabirliğini ekleyen Sadettin Teksoy özel haber muhabiri olarak Uğur Dündar’ın Hodri Meydan programında da görev aldı. Ama yine de onu en çok sarı montuyla ve kendine has üslubuyla “Ben Sadettin Teksoy” dediği “Teksoy Görevde” TV programından hatırlıyoruz. Yıllarca TV ekranlarından yayınlanan programı izlemeyen yoktu. Renkli kişiliğinin cazibesine kapılmamak imkansızdı. Uzun süre ortalıkta görünmeyen Sadettin Teksoy’un kendine ait yapım şirketiyle programcılığa devam ettiğini ve eski enerjisinden hiçbir şey kaybetmediğini belirtelim.

Erkan Yolaç – 85 nedir ki?

Erkan-Yola%C3%A7.jpg


Şeker fabrikasında doğan şeker gibi bir adama Evet veya Hayır dememek mümkün mü? İşte yıllar boyunca yüzlerce insan bunu başarmak için Erkan Yolaç’ın hayatımıza soktuğu Evet Hayır Yarışması’na katıldı. Kafanızı emme basma tulumba gibi sallamanız yasaktı. Sahneye Mehter Marşıyla gelir, İzmir Marşıyla giderdi yarışmacılar. Usta sunucunun kıvrak zekasıyla yaptığı kelime oyunları kendinden en emin yarışmacının bile en nihayetinde yasak kelimelerden olan Evet veya Hayır demesine neden olurdu. 1935 Kırklareli doğumlu şovmenin radyoculuk ve oyunculuk geçmişi de var. Cazibesiyle dönemin Türkiye güzeli Asuman Tuğberk’in kalbini kazanan ve hayatını birleştiren Erkan Yolaç 85 yaşında bile karizmasıyla etkilemeye devam ediyor. Artık sadece özel programlarda rastladığımız sunucuyu tekrar ekranlarda görebilsek keşke.

Seyyal Taner – 67 yaşında
Seyyal-Taner-.jpg


Yaptığı hitlerle 3 kez Altın Plak almaya layık görülmüş güzeller güzeli ve muzip Seyyal Taner’i unutmak mümkün mü? Türkiye’deki ilk kadın rock solisti olan, kendine has çılgın kıyafetleri ve şovlarıyla 80’lere damga vuran Seyyal Taner 1952 Şanlıurfa doğumlu. Konservatuarda bale eğitimi aldıktan sonra şarkıcılığa geçiş yapan, üstüne bir de güzellik yarışmasında dereceye giren Seyyal Taner’in yetenekleri ve başarıları saymakla bitmiyor. Birçok sinema filmi, dizi ve TV programında rol alan, Eurovision yarışmasına katılan, TRT’nin ilk TV müzikalini hazırlayan bu deli dolu sanatçı unutulmuş gibi görünse de, çağı yakalamayı çok iyi biliyor. Son yıllarda plaklara geri dönüşü gözlemleyen sanatçı bu yıl long play’ini plak formatında çıkaracak.

Füsun Önal – 72 yaşında bir efsane

F%C3%BCsun-%C3%96nal.jpg

Klasik piyano çalan bir müzisyen, caz orkestralarında şarkı söylemeye başlayan ve dünyanın her yerinde konser vermiş olan bir solist, Haldun Dormen’in önemli rolleri tereddüt etmeden teslim ettiği bir tiyatro oyuncusu, 20 tane yayımlamış kitabı olan bir yazar, çektiği doğa fotoğraflarını sergileyen bir fotoğraf sanatçısı. Kariyerine sığdırdığı bunca işle Füsun Önal belki de bu toprakların görüp görebileceği en yetenekli ve en üretici sanatçılarından biri. 1947 Kadıköy/İstanbul doğumlu. Başrol oynadığı pek çok tiyatro, müzikal ve film eserine ek olarak birçok 45’lik ve long play plakları da bulunan Füsun Önal’ın en bilinen şarkılarından bazıları “Senden Başka” ve “Ah Nerede”. Şimdilerde Füsun Önal’ı kitap imza günlerinde ve sergilerde yakalayabilirsiniz.

Nurhan Damcıoğlu – Kantocu artık 78 yaşında

Nurhan-Damc%C4%B1o%C4%9Flu-.jpg


Kulakları çınlatan kahkahasıyla hatırladığımız Nurhan Damcıoğlu 1941 Adana doğumlu. Daha sadece 4 yaşındayken bale eğitimi almaya başladı ve 9 yaşında Devlet Tiyatroları çocuk bölümüyle sahne hayatına atıldı. Tiyatro sahnelerinin tozunu yıllarca yuttuktan sonra 1969’da kanto şarkılar söylemeye başladı. Sesindeki neşeyle mutlu olmamak mümkün değildi. Danslarını daha da baş döndürücü hale getiren püsküllü puantiye kıyafetleri, minyon yapısı ve fit görünümüyle yılların eskitemediği bir ikon oldu. En çok bilinen “Yangın Var” şarkısı nesilden nesile aktarılan bir şehir efsanesi gibi. Onu hala tanımıyorsanız üzülmeyin, geçtiğimiz yıl yaptığı bir söyleşide yeni bir müzikale hazırlık yaptığını duyurdu. En az 17 kanto şarkının olduğu projeyle bu yıl turneye çıkacak olan canımız Nurhan Damcıoğlu’nu enerjisi için ayakta alkışlıyoruz.


Atilla Atasoy – 66 yaşında müziğe devam

Atilla-Atasoy.jpg


Atilla Atasoy’un hayatına sığdırdığı başarılarını, yurtiçi ve yurtdışındaki ödüllerini, bestelerini, çaldığı enstrümanları anlatmaya kalksak belgesel olur. 1953 Muğla doğumlu sanatçı çok küçük yaşta yeteneğiyle kendini fark ettirenlerden. 2011’e kadar aktif olarak asıl mesleği eczacılığı icra ettiğini biliyor muydunuz? Peki müziğin zengin yelpazesinde gezinerek Halk Müziğine modern ezgiler kattığını ya da Türk Sanat Müziğini orkestrasyonla harmanlığını biliyor muydunuz? Bunları bilmiyorsanız o zaman Modern Dans, Bale ve Halk Dansları eğitimi alan usta bir dansçı olduğu hiç bilmiyorsunuzdur. Üzülmeyin hala onu tanımak için bir şansınız var. Bu yıl sevgililer gününde “Bir Gün Beni Ararsan” şarkısı için yeni bir klip yayınladı ve Mart ayında yeni bir projeyle sahnelerde olacak.

Akrep Nalan – 65’inde Halikarnas’ta

Akrep-Nalan.jpg


1954 yılında Ankara’da dünyaya gelen Füsün Nalan Alçın’ı Türkiye Akrep Nalan olarak tanıyor. Gençlik yıllarında çeşitli fabrikalarda muhasebeci olarak çalışan Akrep Nalan bir yandan da tiyatro çalışmaları yaptı. Akrep Nalan’a şöhret 90’larda çıkardığı ilk albümü “Dağ Çiçeği” ile geldi. Halikarnas ve Karlar Düşer şarkılarıyla kısa sürede popüler olan ses sanatçısı ayrıca çeşitli dizi ve filmlerde de rol aldı. Türkiye’nin neredeyse her yerinde yıllarca sahne alan Akrep Nalan’a bu lakabı arkadaşları takmış. Hayatında ilk kez at yarışı oynamış ve kazanmış. Kazanan atın adı Akrep’miş. Sadece iki albüm yapmış olsa da duru ve güçlü sesini bir kez duyan bir daha unutamaz. Bugünlerde Bodrum’daki evinde çok sevdiği köpekleriyle vakit geçiriyor.

Nil Burak – 71 yaşında bir afet

Nil-Burak.jpg


Kıbrıs’ta 1947 yılında doğan Nil Burak çocukken korolarda şarkı söylemeye başlar. Tatil için İstanbul’a gittiği 1975 yılında, aynı filmlerde olduğu gibi bir gece kulübüne eğlenmeye gider ve sahneye davet edilir. Asıl adı Nihal Munsif olan güzeller güzeli sanatçıya Nil Burak adını verecek olan kişi ise Zeki Müren’dir. Yıllarca gazinolarda profesyonel olarak şarkı söyler. Art arda çıkardığı albümlerle 70’leri 80’leri ve 90’ları kasıp kavuran Nil Burak ülkemizi temsilen dünyanın dört yanındaki müzik yarışmalarından ödüller toplar. Paris Olympia dahil olmak üzere dünyaca ünlü müzikhollerde konser verme onuruna erişen sanatçı yıllar geçse de gençlik iksirini bulmuş gibi. En son 2019’da Kıbrıs’ta verdiği konserde güzelliğiyle göz kamaştıran Nil Burak’ı keşfetmek için hala vaktiniz var.

Kenan Kalav – 58 demeye yürek ister

Kenan-Kalav-Collage.jpg

O delip geçen bakışları görüp de etkilenmediyseniz biz de bir şey demiyoruz. Annesi Alman babası Türk olan Kenan Kalav 1961 yılında Almanya’da dünyaya geldi. Alman Lisesi, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu derken Münih’te de turizm otelcilik eğitim aldı ancak yakışıklılığı kaderiydi. Kariyerine fotoromanla başladı. Aydan Şener’le oynadığı Çalıkuşu dizisiyle genç kızların sevgilisi haline geldi. Birçok dizi ve filmde rol aldıktan sonra 1990 yılında Barsenola havaalanında bavulunda eroin bulundu. Yıllarca İspanya’da hapiste yattıktan sonra oralarda birkaç restoran ve bir pansiyon açtı. 2000’lerde Türkiye’ye ve oyunculuğa geri döndü. Ancak 2006’dan beri herhangi bir yapımda yer almadı. Artık bembeyaz saçları olan karizmatik bir aktör ve evet, bakışları hala delip geçiyor.

Suzan Avcı – Yaşı 82 lakabı Vamp Kadın

Suzan-Avc%C4%B1.jpg


Bursa’da 1937’de doğan Suzan Avcı 13 yaşında kazandığı bir yarışmayla bir filmde oynamaya hak kazanmış ama annesi izin vermemiş. 15 yaşında yaşını büyütüp evlenmiş. 1956 yılında Yeşilçam’da filmlerde oynamaya başlamış. Çok çekici olduğu için hep vamp kadın rollerinde oynamış. Hani esas ve iyi kızın karşısına çıkan düşman kadın vardır ya, işte o rol hep Suzan Avcı’nın olmuş. O dönem moda olan albüm çıkarma kervanına o da katılmış ve 1964’de “Bana Derler Çapkın Suzan” adında bir albüm çıkarmış. Binnaz Avcı’nın annesi ve Aydan Şener’in teyzesi olan ve 82 yaşına rağmen bakışları ve duruşuyla bizi hala titreten bu efsane oyuncuya Türk filmlerine kattıkları için teşekkürü bir borç biliriz.
 
Ayşegül Aldinç – 62 ve yaş-lan-mı-yor!

Ay%C5%9Feg%C3%BCl-Aldin%C3%A7.jpg

Yerli Monica Belluci olarak bilinen Ayşegül Aldinç 1957 İstanbul doğumlu. Süper fiziği, pürüzsüz cildi ve amazon kadını saçlarıyla bir dönemin idolü olan sanatçı, Güzel Sanatlar Seramik mezunu. 1981’de Eurovision’da Türkiye’yi temsil eden, ilk albümünü içine sinmediği için yayınlamayan, Barış Manço, Aysel Gürel ve Timur Selçuk’u arkasına alıp 1988’de ilk solo albümünü çıkaran bir müzik sevdalısı. “Kara Sevda” şarkısı onun büyük çıkışı yakalamasını sağladı. Tiyatro oyunları ve filmlerde oyunculuk yeteneğini de kanıtlayan Aldinç, 1994 yılında Altın Koza Film Festivali’nde Gerilla filmindeki performansı nedeniyle En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. Halen konserler vermeye devam eden bu muhteşem kadını ayakta alkışlıyoruz.

Neco – 72 ona vız gelir

Neco-.jpg


1948 Yozgat doğumlu Tahir Nejat Özyılmazel, sahne hayatına birçok orkestrada çalışarak başladı. 1967 yılında ona Neco lakabını verecek olan İlhan Feyman orkestrasına katıldı. Kısa sürede Türkiye’nin mega müzikallerinin aranan başrolü olmayı başaran Neco’nun sahnede devleşmesini sağlayan rol, 1989’da Evita müzikalinde hayat verdiği Che rolüdür. Türkiye ve dünya çapında 150’nin üzerinde ödüle layık görülen sanatçı televizyon dizilerindeki sempatik rolleriyle hayran kitlesini genişletmeye devam etti. Sihirli şapkasında Milli Olimpiyat Komitesi üyeliği, Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticiliği, İstanbul Belediye Meclis üyeliği de bulunan Neco güçlü diksiyonu ve atletik yapısıyla yaşlanmaya meydan okuyanlardan. Yıllar önce balık alırken denk geldiğimizde balık çorbası tarifi verecek kadar da mütevazi ve cana yakın olan ustaya hayran olmamak elde değil.

İsmet Özhan – 62 yaşında bambaşka biri

%C4%B0smet-%C3%96zhan-.jpg


1958 İstanbul doğumlu İsmet Özhan bir zamanların en ünlü ve en yakışıklı modellerindendi. 80’li yıllardan 2000’li yıllara kadar pek çok film ve dizide rol alan oyuncu modelin sansasyonel hayatında Sayısal Loto’yu tutturmak, Muazzez Ersoy’la 4 aylığına evlenmek, lotodan kazandığı paranın yarısını bir gecede borsada kaybetmek, eski eşine tazminat ödeyecek parası olmadığı için yıllarca Londra’da yaşamak, orada geçinmek ve para kazanmak için cenaze defin işlemleri yapmak gibi akla hayale sığmayan haberler var. Neyse ki artık daha durgun bir hayatı olan İsmet Özhan bugünlerde yılın yarısını Londra’da yarısını da Datça’da yaptırdığı evinde 16 köpeğiyle geçiriyor. Ancak o dönemlerin kara kaşlı yağız delikanlısını uzun beyaz saçlarıyla tanımakta biraz güçlük çekebilirsiniz.


Neşe Karaböcek – Altın Bülbül 74 yaşında

Ne%C5%9Fe-Karab%C3%B6cek.jpg



1947 İstanbul doğumlu Neş’ecan Göktürk’ün sahne adını ona 5 yaşındayken İsmet İnönü’nün verdiğini söyleyerek başlayalım. 1961 yılında başlayan müzik kariyerindeki adını 90’lı yılların ortalarına kadar gündemde tutmayı başaran yegane sanatçılardan olduğunu da belirtelim. Ama asıl bomba bir dönem evli kaldığı plak yapımcısı eski eşiyle kız kardeşinin evlenmesidir. O evlilik boşanmayla sonuçlanmış olsa da Neşe Karaböcek kendisi de şarkısı olan kız kardeşini hala affetmiyor. Orta Şark’ın Altın Bülbülü olarak bilinen Neşe Karaböcek’in çıkış yakaladığı ve Türk filmlerinin vazgeçilmez şarkılarının başını çeken “Artık Sevmeyeceğim” şarkısıdır. 16 Altın Plak sahibi olan Neşe Karaböcek filmlerde de rol almıştır. Hala konserler vermeye devam eden bu yaşayan efsaneyi canlı dinlemeyi kaçırmayın deriz.

İnci Asena – 72’ye varmak

%C4%B0nci-Asena-Collage.jpg


İnci Asena gibi bir kadını nasıl anlatabilirsiniz ki? Kurucusu olduğu yayınevini, şiir kitaplarını, deneme yazılarını veya derleme romanlarını liste halinde verebilirsiniz. İşin içine biraz da magazin katarak 1967’de Türkiye güzeli seçildiğini, yarışmada tanıştığı gazeteci-yazar Halit Çapın’la evlendiğini, Berfu adında bir kızları olduğunu, sonra da boşandıklarını anlatabilirsiniz mesela. Ama beyin tümörü nedeniyle 3 ay ömür biçilen ablasına kendisini nasıl adadığını ve onu 2 yıl yaşattığını zor anlatırsınız. Hele 2006’da aynı hastanede önce eski eşinin bir gün sonra da ablasının, yani Duygu Asena’nın vefat ettiğini yazmaya çalışırken boğazınız düğümlenir. 1948 doğumlu bu yüce kadın 72 yaşında olmasına rağmen hala edebiyat dünyasında faal bir şekilde bulunuyor ve yeni projeler üretmeye devam ediyor.

Faruk Peker – En kötü adam 64 yaşında


Faruk-Peker.jpg



1956 İstanbul doğumlu manken, oyuncu ve senarist Faruk Peker’in ailesi diplomatlarla dolu. Dedesi Türkiye’nin eski başbakanlarından Recep Peker, kardeşi ise 2010 yılında vefat eden Sydney Başkonsolosu Recep Peker. Ancak biz onu filmlerin kötü adamı olarak tanıyoruz. Sert bakışları, simsiyah bıyıklarıyla filmlerdeki kadınların korkulu rüyası olan Faruk Peker’in 1989 yılında bir bölümü İstanbul’da geçen The Favorite adlı yabancı filmde Baktar adlı yeniçeri rolünü oynadığını da gururla duyuralım. Bugünlerde bir senaryosunu romana dönüştürmekle meşgul. Türk dizi ve sinemasının dünya çapında giderek daha çok ses getirmeye başlamasından heyecan duyduğunu söyleyen Faruk Peker oyunculuk günlerine geri döneceğinin sinyallerini de veriyor. Biz de yaşlanmayan kötü adamımızı yeni rollerde görmeye can atıyoruz.

Sevda Aktolga – Muzır kız 62 yaşında

Sevda-Aktolga.jpg


Sevda Aktolga kim mi? Hababam Sınıfı serisinin en muzip kızını tanımıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz demektir. Aslen diş hekimi olan Sevda Aktolga 1957 İstanbul doğumlu. Sinemaya geçişi ise lise yıllarında Ali Poyrazoğlu’yla tanışmasıyla olmuş. Ancak “öğretmenim” dediği kişi Ertem Eğilmez. Oyunculuğu ondan öğrenmiş. Sinema tam anlamıyla hayatı olmuş. Sadece 30’un üzerinde filmde oynamakla yetinmemiş, yapımcılığı, yönetmenliği, senaristliği ve kamera arkasında yapılan hemen her görevi merak etmiş öğrenmiş ve yapmış. Yılmaz Güney’in kült filmi “Yol”da rol almış. 2000’li yıllarda televizyon dizilerinde oynayan Sevda Aktolga bugünlerde “en büyük hazinem” dediği ailesiyle sakin bir hayat sürdürüyor.


Sevtap Parman – Fettan kadın 61 yaşında

Sevtap-Parman.jpg


1961 İstanbul doğumlu Sevtap Parman 80’ler ruhunun vücut bulmuş haliydi. 20 yaşında bir derginin güzellik yarışmasını kazandı. Neşe Erberk’in ajansına girip mankenlik yapmaya başladı. Bir yıl geçmeden ilk sinema filminde rol aldı. 1986 yılında ünlü bir dergiye verdiği cesur pozlarla tam anlamıyla gündeme oturdu. Birçok filmde en cesur sahneleri ustalıkla canlandırdı. Usta bir karakter oyuncusu olduğunu ise “Sis” ve “Issızlığın Ortası” gibi önemli filmlerde oynadığı rollerle kanıtladı. En son 2011’de “Günah Keçisi” adlı dizide rol aldı. Güzelliğinden ve fiziğinden hiçbir şey kaybetmeyen Sevtap Parman bugünlerde aile şirketinin işleriyle ilgileniyor ve TV programlarına konuk olarak katılıyor.

Zihni Göktay – Lüküs Hayat’ın Rıza’sı 74 yaşında

Zihni-G%C3%B6ktay-.jpg


Tiyatro sahnesinde tam tamına 47 yıl, Lüküs Hayat müzikalinde koskoca 28 yıl, sayısız oyun, sayısız dizi, birçok reklam… Tam bir yaşayan tarih. Ona göre tiyatro ekmek parasını, reklamsa köfte parasını çıkarmak için. Nesli tükenen eski beyefendilerden. Kendine yakışmayan bir rolü oynarsa ve seyirci olmamış derse altından kalkamayacağını söyleyebilecek kadar mütevazi. 1945 İstanbul doğumlu Zihni Göktay 1973 yılından beri İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynuyor. Belki sadece dizilerden tanıdığınız bu sempatik oyuncunun tiyatro sahnesinde nasıl devleştiğine şahit olmak ve ileride torunlarınıza deneyimlediğiniz bu tarihi olayı gururla anlatmak istiyorsanız kapalı gişe oynayan “Hisse-i Şayia (Bir Evlilik Komedisi)” adlı tiyatro oyununa şimdiden bilet alın deriz.

Hülya Gülşen Irmak – Hiç değişmemiş ama yaş olmuş 54

G%C3%BClya-G%C3%BCl%C5%9Fen-Irmak-Collage.jpg


Ferhunde Hanımlar’ın Müjganı olarak tanıdık biz onu. 1993’de yayınlanmaya başlayan ve tam 6 yıl boyunca ülkedeki hemen herkesin kendi ailesiymiş gibi benimsediği sıcacık bir aile dizisi olan Ferhunde Hanımlar Hülya Gülşen’in popüler kültürde adının anılmasını sağlamış olsa da, kendisi aslında tam bir tiyatro oyuncusu. Hiç ama hiç yaşlanmayan 1965 Ankara doğumlu oyuncu aslında Devlet Konservatuarı mezunlarından. 1984 yılından beri de Devlet Tiyatroları’nda oyunculuğa devam ediyor. 2019 yılında çekimleri tamamlanan Aşk Tesadüfleri Sever 2 filminde de rol aldı. Ferhunde Hanımlar dizisinde çalışırken hayata getirdiği kızı Çağla Irmak ise setlerde ve tiyatro sahnelerinde büyümüş ve şimdi o da bir oyuncu. Anne-kız birlikte iki ayrı dizide oynadılar. Ne diyelim, yetenek genetik demek ki!

Burçin Orhon – Bambi 58 yaşında

Bur%C3%A7in-Orhon.jpg


1962 İstanbul doğumlu Burçin Orhon 3 buçuk yaşında bale eğitimi almaya başladı ve yaklaşık 5 yıl Devlet Opera ve Balesi’nde balerin olarak görev aldı. Bir yandan işletme fakültesini diğer yandan da Devlet Konservatuarını bitirdi. Nükhet Duru’yla tanışmasıyla oryantal efsanesine dönüşmesinin ilk adımını atmış oldu. Baleyle oryantal dansı harmanlayarak kimsede olmayan bir tarz yakaladı. 80’li yıllarda Bambi lakaplı Burçin Orhon’un dansını izlemeyen yoktu. Daha sonra Süheyl Uygur’la evlendi ve sahne hayatına son verdi. Ege’ye yerleşen Burçin Orhon’un hayatında dans hala çok önemli bir yere sahip. Bugünlerde dans dersleri veren ve en yeni dans gösterilerinin sıkı bir takipçisi olan usta dansçının hayranlarıysa sosyal medya sayesinde ona yeniden kavuşmanın keyfini yaşıyor.

Tolga Han – Dansın yaşı yoktur, 73 sadece bir sayı

Tolga-Han-Collage.jpg


Asıl adı Mustafa Cinkitaş olan Tolga Han 1947 Adana doğumlu. Sporla dansı birleştirip, akrobatik dans koreografileriyle tanınmaya çalışmak, yurtdışındaki dans yarışmalarından dereceler almak, Füsun Önal, Seyyal Taner ve Sezen Aksu gibi dönemin mega starlarına özel dans grupları kurarak sahne şovları hazırlamak, müzikallerde Tolga Han Dans grubu olarak yer almak, arada TV programları hazırlayıp sunmak, ilk dans müfredatını hazırlayıp özel dans okullarının önünü açmak ve Türkiye’nin ilk dans federasyonunun kurucu başkanı olmak…. Yazması kolay da bifiil yapması hayal edilemeyecek kadar zor ve tarihte yer edecek kadar önemli bir başarı. Dans adına ülkemizde çığır açan Tolga Han halen kendi adını verdiği dans okulunun başında. Okulda her tür dans disiplinini için kurslar veriliyor.


Çiğdem Tunç – Ünlü Sunucu 57 yaşında

%C3%87i%C4%9Fdem-Tun%C3%A7.jpg


1963 İstanbul doğumlu Çiğdem Tunç çağı yakalamayı çok iyi bilenlerden. O kadar çok alanda faal ki hangisini anlatsak bilemiyoruz. Öncelikle 15 yıl bale eğitimi almış bir balerin. Üniversitede Radyo-TV bölümünü bitiren ve ağzını yayarak konuşan gençlerin örnek alması gereken muhteşem diksiyona sahip “mektepli” bir sunucu. Tiyatro, müzikal, film ve dizilerde rol alan usta bir oyuncu. Sunay Akın’ın şiirlerini okumuş olan bir seslendirme sanatçısı. Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil’le albüm çıkarmış olan bir şarkıcı. Yılların solduramadığı güzelliğe, hareketlerine yansıyan kibarlığa ve kıyafet seçimlerinde hep mest eden bir stile sahip eskimeyen bir sanatçı. İşte bu yüzden hep gündemde kalmayı başarıyor. Artık kendi tiyatrosunun genel sanat yönetmenliği yapıyor ve oyunculuk workshopları düzenliyor.


Ümit Aktan – Futbol fenomeni 71 yaşında

%C3%9Cmit-Aktan-%E2%80%93-Futbol-fenomeni-71-ya%C5%9F%C4%B1nda.jpg




Galatasaray Futbol Kulübü’nün Avrupa Şampiyonlar Ligi ve UEFA’da yarı final ve çeyrek finale kaldığı 80’lerin sonu 90’ların başında hepimiz tek yürek olur, nefesimizi tutar ve dönemin popüler spor spikeri Ümit Aktan’ın coşkumuza hayat verdiği anlatımıyla maçları izlerdik. Alışılmışın dışında yorumlarıyla UEFA’nın “Unutulmaz spiker yorumları” listesine giren Ümit Aktan’ın Galatasaray’ın 1997-1998 UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Sion’u 4-1 mağlup ettiği karşılaşmayla ilgili yaptığı yorumda “Sion takımının adı, bu akşamdan sonra “depreSION” olmalı” diyerek tarihe geçmiştir. Genç yaşta futbol başlayan ve Galatasaray altyapısına giren Ümit Aktan talihsiz bir sakatlanma yüzünden spikerliğe geçiş yapmış. 1949 Aydın doğumlu fenomen spiker spor yorumculuğu ve yazarlığı yapmaya devam ediyor.

Sinan Bengier – 71’lik Beyefendi

Sinan-Bengier-%E2%80%93-71%E2%80%99lik-Beyefendi.jpg



Eğer Sinan Bengier’i zaten çocukluğunuzdan beri tanımıyorsanız ve ilk kez görüyorsanız içinizin sıcacık olacağına emin olabilirsiniz. İşte öyle güzel bir adam o. 1968’te hava astsubayı olarak mezun olduktan sonra çeşitli tiyatro sahnelerinde amatör olarak oyunculuğa başlayan ve yolu Levent Kırca’yla kesiştikten sonra Olacak O Kadar programıyla yıldızı parlayan usta oyuncunun geçmişinde Ankara Devlet Tiyatrosu ve Halk Tiyatrosu da bulunuyor. 1985 yılından beri sayısız sinema filminde de rol alan Sinan Bengier tiyatro ve sinema camiasında alçak gönüllü olmasıyla tanınıyor. İnce uzun yapısı, karakteristik kaşları ve bıyığıyla hepimizin kalbinde ayrı bir yere sahip olan Sinan Bengier’i canlı izlemek isteyenlere İstanbul Şehir Tiyatrola’rındaki oyunlarına gitmeyi şiddetle tavsiye ederiz.

Suna Yıldızoğlu – Bizim İngiliz artık 64 yaşında

Suna-Y%C4%B1ld%C4%B1zo%C4%9Flu-%E2%80%93-Bizim-%C4%B0ngiliz-art%C4%B1k-64-ya%C5%9F%C4%B1nda.jpg



Gerçek adı Sonya Eady. İngiltere’de doğup büyüyor, 1974 yılında gelip Türkiye’ye yerleşiyor. 1976’da oyuncu Kayhan Yıldızıoğlu’yla evlenip adını Suna yapıyor ve Türk vatandaşlığı alıyor. İki yıl sonra boşanıp İngiliz Dudley Allen’la evleniyor ve bu evlilikten iki çocuğu oluyor: Biri Dyon Kaan Allen diğeri de ülkemizin yeni kazandığı oyunculardan Yasemin Kay Allen. Bu evliliği de boşanmayla sonuçlandıktan sonra bir daha evlenmeyen deli dolu sanatçı Suna Yıldızoğlu’nun güzelliğine yabancı aksanıyla Türkçe konuşması eklenince herkesin aradığı isim oluyor ve 70’lerin sonundan 2000’lerin başına kadar pek çok dizi, film, reklam ve defilede yer alıyor. 4 tane de albüm çıkarıyor. Güzelliğin zamanla yok olmadığını bizlere kanıtlayan oyuncu konserler vermeye ve tiyatro oyunlarında rol almaya devam ediyor.
 
yıldızlarda kayar durmaz yerinde
solar güzelliğin kalmaz yüzünde
 
Ali Güven vardı.
Bütün kızlar güzel diyerek bizlere kendimizi güzel hissettirmişti..
Ay allahım ya...
Kendi havamızdan gecemedik....
 
Geri