Bir Zamanlar Tekstil Üretiminde Ölümcül Tehlikeler

Konu sahibi son olarak 1276 gün önce görüldü


301c30a63f46d5fd8aebd9c0fd405fbc.jpg


İngiliz şair Henry Wadsworth’un karısı Fanny, evde otururken birden alev aldı.Küçük bir kibrit ya da yanan kağıt parçası eteğine temas etmiş, ve dev bir alev topu yaratmıştı.


Elektriğin henüz ziyaret etmediği gündelik yaşam için çok şaşırtıcı ya da nadir bir ölüm değildi bu.

5db18873c5e922d7edd17f6341be60d0.jpg


Her yerde mumlar, gaz lambaları, şömineler vardı. Giysiler de ham pamuk, yün ve malakoftan yapılmaydı.

Bunun da ötesinde, elbiseler başlı başına birer tehlikeydi. Anilin ile boyanan çoraplar erkeklerin ayaklarını kavuruyor, hatta terzi işçilerini mesane kanseri yapıyordu.

79dbcea776825a2ee18b97f54af3958f.jpg


Selüloitten yapılma taraklar yaygındı. Fakat bu taraklar çok ısındığı zaman patlıyordu.

EgpbyD.jpg


Bu sebeple, sakallarını tararken ölen bir adam vardı. Hatta Brooklyn’de bir tarak fabrikası havaya uçmuştu.

Bütün bu kıyafetler, giyenden ziyade, imalatçılara etki ediyordu aslında.

c68e46268bbf08c60dc64f6ba2b51bd6.jpg


Dönemin klasik şapkaları genellikle tavşan kürkünden yapılıyordu, fakat kürklerin bir arada durması için civa kullanılıyordu.

Tabii işin psikolojik boyutu da var. Civa insanı oldukça utangaç ve paranoyak hale getiriyor.

d79bd795d791d7a2-d79cd790-d7a0d795d797.jpg


Öfke patlamalarına sebep oluyor. Bu noktada “Bir şapkacı gibi çılgın” deyimininin arkaplanını öğreniyoruz.

Şimdilerde gizli bir suikast silahı gibi görülse de, 19. yüzyılda arsenik ucuz ve yaygın yapısıyla neredeyse her şeyde kullanılıyordu.

1136a04238a448a59625e67c8482dfcf.jpg


Yeşil renginden dolayı eldivenler, ayakkabılar ve yapay çiçeklerin boyamasında kullanılıyordu.

Yapay çiçek buketleri epey yaygındı. 19 yaşındaki yapay çiçek imalatçısı Matilda Scheurer’in ölümü de, işinden olmuştu.

olduren-moda-giydigimiz-kiyafetlerin-cok-eskiden-olumcul-oldugunu-biliyor-muydunuz-58ab23c24b31f.jpg


Sürekli arseniğe maruz kalan Mathilda günlerden bir gün, iki büklüm halde, ağzından köpükler saçarak ve kusarak öldü. Safrası, tırnakları ve gözlerinin akı yeşile dönmüştü. Otopsi sonuçları midesinde ve ciğerlerinde arsenik yoğunluğuna rastlamıştı.

Bu gibi vakalar, devam eden dönemde arseniğin sorgulanmasına ve nihai olarak İskandinavya, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde yasaklanmasına sebep oldu. (Birleşik Krallık’ta yasaklanmadı)

eb99cf0eaf110a1175c603fc30e182d0.jpg


Tehlikeli giyim imalat unsurlarından uzaklaşmak, çok uzaklarda kalmış bir dert gibi gözükse de, yakın bir tarihe kadar halen göz önünde olan bir problemdi.

2009’da ülkemizde kot taşlama işlemi yasaklanmadan önce, kot taşlama işçileri yoğun kuma maruz kalıyor ve silikoz hastalığına yakalanıyorlardı.

5467.jpg


Türkiye bir adım atsa da, günümüzde kot taşlama yöntemi Çin ve diğer asya ülkelerinde halen kullanılıyor.
 
Geri