Bir yaz günü herşeyini kaybeden Askerden

Konu sahibi son olarak 2622 gün önce görüldü
Bir Yaz Günü Herşeyini Kaybeden Askerden

......ili kirsalinda teröristlerin dur ihtarina atesle karsilik vermesi sonucu çikan çatismada güvenlik görevlisi sehit oldu.

Ya da .....ilinde devriye görevini yerine getiren aracina açilan ates sonucu.. güvenlik görevlisi sehit oldu.

Ya da ......ili kirsalinda teröristlerce dösenen mayinin patlamasi sonucu asker yaralandi..

Bu nasil baslar biliyor musunuz?

Hava o kadar sicaktir ki beyninizdeki sivinin buharlasip uçtugunu düsünürsünüz.

Olustugu anda kuruyup giden ter damlaciklarindan geriye kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta elbisenizin her yanini kaplamistir.

Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay kurumadigi için elinizdeki tüfeginizin metal kism avucunuzun içinde vicik, vicik oynar.

Ter ile islanan çeligin kokusu avucunuzun içine ve elinizi sürdügünüz her yere siner.

Önünüzde yürüyen adamin, ayaginin kuru toprakla her temas edisinde çikan toz, agzinizin kupkuru olmasina ve zor nefes almaniza sebep olur.

Sirt çantanizin aski kayislari yüzünden omuzlarinizi hissetmezsiniz.

Kült agrilari ancak çantayi sirtinizdan çikardiginizda fark edersiniz.

Bastiginiz her tas parçasi, her çali ve bir ayaginizin kaplayabildigi her yeryüzü parçasindan çikan sesi duyarsiniz.

Yürüdügünüz yerdeki her Agustos böceginin sesini, dallardaki kuslari, yüzünüzün etrafinda ürkütücü devriye uçuslari yapan arilarin kanat seslerini, agziniza ve yüzünüze ya da herhangi bir yerinizdeki küçük yaralarin üzerine konmaya çalisan sineklerin
viziltilarini, ayaginizi bastiginiz yerden havalanan yesil çekirgenin küçücük cüssesine ragmen çikardigi tok kanat sesini en ince ayrintisina kadar duyarsiniz.

Sonra, kendi teçhizatinzin ve önünüzdeki arkadasinizin ve arkanizdaki arkadasinizin teçhizatlarinin çikardigi düzensiz seslerin her birini ayri ayri duyarsiniz.

Ve ayni anda önünüzdeki arkadasinizin nefes alislarini duyarsiniz,öksürmesini ve hapsirmasini da duyarsiniz.

Telsizinizden çikan seslerin ve cizirtilarin her biri ayri ayri katilir bu senfoniye.

Ter ve tozun birlesmesinden olusan kaygan çamur, postalin içindeki tüm ayaginizi kaplamistir, çoraplar önce su toplayip sonra patlayan yerlere adeta bir deri gibi yapismistir.

En çok yapmak istediginiz sey ayaklarinizi yikayip, çoraplarinizi degitirmektir. Ama bu çok büyük bir lükstür o anda.

Çünkü...

Çünkü hangi çalinin dibinde, hangi kayanin arkasinda sizi bekledigini bilmediginiz ihaneti arayip bulmaniz ve yok etmeniz gerekmektedir.

Bütün masumlarin hayati ve huzuru size emanet diye, ögretmenler bayrak diregine asilmasin diye, kundaktaki bebekler kursunlanmasin diye,binlerce yillik emanete halel gelmesin diye kahpeligi ve ihaneti yok etmeniz gerekmektedir.

Çünkü bunun için bayragin, silahin, namusun ve serefin üzerine yemin etmissinizdir.

Çünkü önemli olan siz ve arkdaslarınız degil, ülkeniz, bayraginiz ve onurunuzdur.

Iste bu yüzden lükstür ayak yikamak, çorap degistirmek. Iste bu yüzden senfoniye dönüsmüstür bütün o düzensiz sesler güruhu.

Sonra!..

Sonra birden tüm sesler kesilir, biçagin dali kestigi gibi, makasin kagidi, pensenin bir hoparlör kablosunu kestigi gibi... Bir anda...

Kuslarin sesleri, arilarin ve sineklerin viziltilari, çekirgenin kanat sesleri hepsi bir anda biter.

Gözlerinizi açtiginizda önünüzdeki arkadasinizi degil, gökyüzünü görürsünüz, yere düsmüs oldugunuzu anlamaniz birkaç saniye sürer.

Tek hissettiginiz kesif bir barut ve yanik et kokusudur, yüzünüzün toprak parçalariyla kaplandigini fark edersiniz, temizlemek için çalismazsiniz.

Arkadaslarinizin bagirarak kosusturdugunu görür ama kulaginizdaki çinlama ve ugultudan seslerini duyamazsiniz. Sesleri yavas yavas duymaya basladiginizda ayaga kalkmaya çalisirsiniz ama basaramazsiniz.

Yine birkaç saniye sonra arkadaslarinizin sesleri arasinda "Pusu"kelimesini ayirt eder ve kalkmaya çalistiginizda omuzundaki yogun agriyi fark edersin.

Ne oldugunu anlamak için baktiginizda ise parçalanmis kamuflajınızı ve parcalanmıs omuzunun farkina varirsiniz. Iste her sey o anda baslar.

Avaziniz çiktigi kadar bagirirsiniz. Sonra, nefesiniz biter. Sonra,yeniden nefes alirsiniz ve yeniden bagirmaya baslarsiniz. Sonra yine nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine...

Yaniniza ilk gelen arkadasiniz size, "fazla bir sey yok, sadece küçük bir yara" gibi telkinlerde bulunur.

Ama siz arkadasiniz konusurken de,helikopterle hastaneye götürülürken de artik hiç bir seyin eskisi gibiolmıyacagını bilirsiniz Hep bir soru çinlar kafanizin içinde"neden ben, neden ben, neden ben ?"sonra cılız bi ses ılısır kulagınıza devre devre sonra tek olmadıgınıanlarsın yanında senle beraber yatan 6 tane arkasın vardır ınlemelersızlamalar yanıda fidan gibi uzamnamıs 6 tane 20 yasında Mehmetçik
Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen yillar sonunda,bir omuzun ve 6 tane en ıyı arkdasın yoktur artık Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakarliginiz sayesinde vatan var olacaktir.

Sizin omuzunuz ve 6 tane en ıyı arkadasınız ne önemi vardir ki!

Artik yazin herkes gibi havuza, denize giremeyecek olmanizin da hiç önemi yoktur.

Vatan sag olsun yeter.

Sonra birilerinin, sizin ödediginiz vergilerle Fransiz televizyonlarinda, ugruna yarim kaldiginiz vatan hudutlarini hiçe sayan programlara finans sagladigini okursunuz.

Ayni dillerin bundan pismanlik duymadiklarini söylediklerini de okursunuz.

Pamuk'lari, Dink'leri, okursunuz, Bizans çocuguyum diyenleri duyar,Ali Kemallere tanik olursunuz, "koçlar gibi satanlari "görürsünüz. .

Türk Bayraklarinin yakildigini, görürsünüz.

Baslarina çuvallar geçirilip asagilanarak elleri arkalarindan baglanan Türk askerlerini görürsünüz.

Bu asagilanmaya cevap verecek tanklarin motor seslerini,helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini duymayi beklersiniz ama duyamazsiniz.

Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen çaputlara "bayrak"diyenleri görürsünüz, "uçaklarini çek", "valiyi çek" diyen baskanlari ve karsilarinda kekeleyen riyaseti görürsünüz.

Bu da yetmez Türk askerlerinin kendi mahkemeleriniztarafindan,"çete"diye suçlandigini, yargilandigini görürsünüz.

Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, ögretmene ates eden, yol kesip soygun yapan, köy yakan, okul yikan, mayin döseyenteröristlerin sadece"ben bir sey yapmadim" demelerinin esas kabul edilip, "suçsuz"sifatiyla serbest birakildigini görürsünüz.

Susanlari, konusmasi gerektigi halde susanlari görürsünüz,konusanlar her konustugunda, kekeleyenler her kekelediginde vesusanlar her sustugunda siz yeniden vurulursunuz, yeniden ölürsünüzher defasinda.

Gövdenizden o topraga akan kan, bu defa içinize akar,inandiklariniza, ugrunda savasarak kendi kaninizi akitmak pahasinatertemiz tuttugunuz degerlerinize akar.

Sizin kaya arkalarinda, çali diplerinde aradiginiz ihanet gelir akliniza, o mayinlari yerlestiren eller gelir.

Sorgulamaya baslarsiniz: "Biz buihaneti dogru yerde mi aradik, kuyrugunda dolastigimiz yilanin basi,hep gözümüzün önünde miydi yoksa?"diye sorarsiniz kendinize.

Onlara verilen maas'in sizin vergilerinizden ödendigini, içinize sindiremezsiniz,
uykulariniz kaçar, neden bu vatani sizin kadar sevmediklerini düsünürsünüz.

Bu vatan onlarin da vatani degil mi?

Onlar da, tipki benim gibi namusun ve serefin üstüne yemin etmedimi? diye sorarsiniz kendi kendinize.

Sinirlenirsiniz, üzülürsünüz, 20 yasinda bir askerkeniken her adimda söylediginiz, beyninize ve yüreginize naksettiginiz sözler gelir akliniza": VATAN, SANA CANIM FEDA"
Geri kalan tüm hayatinizin ilk bes dakikasi, böyle baslayacak iste ve hayatiniz böyle devam edecektir.

Son nefesinize kadar savasacaksiniz ihanetle, her seye ve herkese ragmen, bu yolda ölene ya da bu ihaneti bitirene kadar.

Siz diyorum, çünkü bu vatan için bedel ödeyen insanlarin neler yasadigini, neler hissettigini, size ragmen ve sizin için neler yaptiklarini, neler yapabileceklerini bilin istiyorum. Okudugunuz ya da televizyonda duydugunuzdan daha fazladir yasananlar.

Yani aslinda gazetelerin iç sayfalarindaki, minicik karelerde okudugunuz;"...ili kirsalinda teröristlerce dösenen mayinin patlamasi sonucu,bir güvenlik görevlisi yaralandi!" haberi aslinda o kadar da kisa degildir.

Sizin, daha okudugunuz gazetenin arka sayfasina geçerken unuttugunuz, falanca mankenin otel odasi maceralarina, ya da uyusturucu komasindan ölen ogluna "sehit" deyip Türk bayragi "örten kadinin haberine ayirdiginizdan daha uzun zaman ayirmadiginiz bu küçük haber,birileri için bir ömür boyu sürecek ve asla unutulmayacaktir.

Ve siz unuttuktan sonra da baska birileri, "ne için?" dendiginde"vatan için" diyecekleri fedakarliklarini size ragmen yapmaya devam edeceklerdir.

Sizin uyusmuslugunuza, duyarsizliginiza ragmen, sizin rahatliginiza,sizin vicdanlariniza ragmen bu kahramanca fedakarliklar ve bu ilk bes dakikalar yasanmaya devam edecektir.

Asla unutmayiniz basinizin üstündeki egemenlik örtüsünün payandasi kopan bacaklar, bedeli ise size ragmen bu vatan için akan kanlar,feda edilen canlar, sicak yuvalarini, babalarinin yüzlerini unutan küçücük çocuklarini düsünmeden vakfedilen hayatlardir.

Ne kadarini anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mi bilmiyorum, ama birileri bunlari yasadi, birileri hala yasiyor ve emin olun yasli dünya döndükçe, Türk vatani ve Türk Bayragi için birileri daha tüm bunlari yasayacak.

Gördügünüz gibi size bir hayli uzak bir yasam biçimi bu. Masalarda oturup "aydinca" sohbetler etmeye hiç benzemiyor degil mi?

Bir an için bile olsa kendinizi onlarin yerine koyasiniz diye "siz"diyerek yazdim, sizin onlardan biri olamayacaginizi biliyorum.

"Siz" kim misiniz?

Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz!

Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz.


"Siz" de bilin ki biz asla unutmayacagiz.

"VARLIGIM TÜRK VARLIGINA ARMAGAN OLSUN"


Şırnak Kırsalında Hain Bir Pusuyla Agustos Ayında Şehit Düşen

1 nci J.Komando Timinin 6 Tane Askerının Anısına

Ruhları Şad olsun

J.Komd.Çvş. 1984/2 Tertip
 
Geri