"Bir sükût ki, bin çığlıktan daha müessir bir ses."

Konu sahibi son olarak 3171 gün önce görüldü
Bazen kıçımızın kenarı olmayacak insanları başımızın tacı yapıyoruz ya
Hah işte Allah tam noktada belamızı veriyo
 
10923587_879749502069425_2130403715683788991_n.jpg
 
''Sanırım artık iyi insanlar
Çevreye verdiği ''insanlıktan'' ötürü özür dilemeli...''
 
21. yüzyıl masalları

Bizi çok yanlış masallara inandırmışlardı aslında. Ne beyaz atlı prens vardı ortada ne de aşkından kendini öldürmüştü Romeo. 21. yüzyılda beyaz çarşaflara yazılıyordu masallar. Rapunzel prensi için saçlarını uzatmıyor, modaya uysun diye kısacık kestiriyordu. Cinderella, uyuyan güzeli ayakta uyutup elinden alıyordu O’nun prensini, pamuk prenses ise 7 cücelerin oyuncağı olmuştu çoktan. Biz bu masallarla büyümüştük aslında. Sihir diye bir şey yoktu, o ilk aşkın büyüsünü kraliçe en kötü kabusumuza çevirmenin bir yolunu bulmuştu. İyi ve kötü yoktu bu zamanda. Kötüye alışmışlık, yalanı kabullenmişlik vardı.

21. yüzyılda sonundan başlayan masallar, “Sonsuza kadar mutlu yaşadılar” yerine “kendine iyi bak” ile bitiyordu ve biz hala öğrenememiştik,

Hoşça kal bile ayrı yazılırken, bir arada kalınamayacağını…​
 
Bazı insanlar yağmur damlaları gibi. Birbirlerine değmeden yürüyorlar aynı yolda. Yükleri aynı olan yağmur damlaları düşerken yere, birbirlerine değerlerse, parçalanırlarmış. Belki de bu yüzden aynı yüke sahip insanlar birbirlerine hiç bir zaman değmemeli. Hep yabancı kalmalı, yakın ama hep yabancı..
 
Geri