Bir Sevdadır Eylül

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Kırık Kalplerin Hikayesi Kısa Olur ,
Ne Oldu" Derler ; "Hiç" Dersin , Biter. . !
 
Bazen Hayat Seni Bulunduğun Yerden Alıp Başka Bir Yere Koyar .
Ve Der ki ; Buradan Devam Et
 
Suçtur kadın olmak.Çünkü herkesin sahip olmak istediği bir bedenin vardır. Korumak zorunda olduğun bir namusun ve sevmeye yasaklı törelerin.
Adam gibi adam derler de, kadın gibi kadın demezler mesela Taş gibi derler. Soğuk olmak zorundadır, hissetmemesi gerekir, iyi gözükmelidir ama öyle çok iddialı da olmaması gerekir. Erkeğin yanında yerini bilmelidir.
...
Kadın olmak suçtur bu hayatta. Seversin deli derler, sevmezsin kötü derler. Elde ederler basit olursun, elde edemediklerinde konuşmalara meze olursun. Susarsın bir şey bilmiyor derler, susmazsın dili uzun derler.
Erkek olmak doğuştan bir güçtür, kadın olmak eksikliktir, güçsüzlüktür. Eksik etektir kadın Aklı ermez, gözü açılmamalı, sırtından sopa karnından sıpa eksik olmamalıdır. Kadın, şeytana açılan kapıdır çünkü. O kapıyı, kadına açtırtmamalı.
... Oysa erkektir kadını eksik hale getiren, namusunu alıp etek altına iten, inançlarını yok eden. Erkektir bir melekten şeytan yaratmasını bilen.
Kadın olmak eteğini uzun tutmaktır, başkalarının günahlarının bedelini kendisinin ödemesidir.
Kadın yüzeyseldir görünürde ve karmaşıktır erkekten istediği şeylerde Oysa kadın derindir ve derine dalmasını bilen vurgun yeme ihtimalini de göze alabilmelidir.
Cesurdur kadın, erkek gibi tartıp biçmez. Seviyorsa bodoslama atlar, sevdiği için tüm engelleri aşar.
Oysa erkek korkaktır. Ne kadının ilgisini kaybetmek ister ne de ona bir gelecek vaat eder Yedekte tutar. Daha iyisini bulamazsa, elinin altındaki ile idare eder.
Kadın karmaşık gibi gözükür ama istediği üç şey; sevgi, sadakat durstlktr.
 
Sonra ne oluyor biliyor musun ?
Geçiyor.
Bir zamanlar uğruna dünyayı karşına alabileceğin insan, yabancılaşıyor sana..
Adım adım uzaklaşıyorsun..
Kör kalsa, yatalak olsa, bacaklarını kaybetse vazgeçmeyeceğin insanın buna hiç değmediğini farkediyorsun..
Bir an geliyor bir şeyler kırılıyor içinde. Bir şeyler dökülüyor..
Sonra ne oluyor biliyor musun ?
Ölmeye gidiyoruz diyerek ellerini tutsa, tereddütsüz gideceğin bu insanı hayretle izliyorsun..
Usul usul ağlıyorsun bir yerlerde, gidişine değil haketmeyişine..
Bir an geliyor, dayanamıyorsun.
Sonra ne oluyor biliyor musun ?
İp kopuyor en sağlam yerinden.
En güvendiğin kişinin bıçak izi kalıyor sırtında..
Kelimelerle anlatılamayacak kadar sarsılıyor hayallerin.
Grileşiyorsun.
 
İyice tanımadan hiçbir insana asla bağlanmayın; acı çeken hep siz olursunuz
* Sizin varlığınızı dikkate almayanı siz hiç almayın…
* Konuşmayanla asla konuşmayın…
* Güvenmediğiniz biriyle asla dostluk kurmayın…
* Yalanını yakaladığınız kişinin düzelebileceğini düşünmeyin…
* İnsanlara doğru değer verin ve hak etmeyenleri silin…
* Kimseye yalvarmayın ve karşısında asla ezik olmayın…
* Sır tutmasını çok iyi bilin…

* Dostlarınızın, her şeyden daha önemli olduğunu unutmayın.
* Hak ettiğiniz sevgiyi alamadığınız zaman, asla kendirinizi üzmeyin; sorunun siz olmadığını bilin…
* Sizi sevenlerle kullananları iyi ayırt edin…
* Sizi dinleyip anlama niyeti olmayanlarla asla tartışmayın..
* Kendinize saygınızın yitirmenize neden olacak hiçbir şey yapmayın..
* Gözyaşlarınızın değerini bilin ve onları hak etmeyenler için asla harcamayın…
* Kendinizi, olabildiğince çok sevin...!!!

 
Ne zor sevda denen zehri yudum yudum icmek..
Yaşamakmı dersin ölmekmi adına...
Baştan şekermi serbetmi sonradan varırsın tadına ...
Her damlasında acı sözlerle harabeye çevirir yüregini ...
Ulaşılması zor bir yıldız gibi hep yakında sanarsında oysakı yoktur asla ...
Uykularına kan doğrar geceleri cünkü tatlı bir ruyadır bir daha göremeyeceğin...
Gözlerin yakınlarda arar yüreğindeki ateşi kor kor yakar
Yaşlı gözlerle bakarsın...

Kendı blogumdan alıntı
 
Yaramı deşen bi takım sıkıntılara
Göğüs gerdim ansızın uyanınca.
Sabahlara kadar uyku tutmuyor beni.
Sigaramdan bi duman alınca.

Hayat kimine göre kolay kimine bi sınav
Ama bu sınavı geçemeden istifamı veriyorum !
Yaşadıklarımı tahmin ediyosan
Ölüme giden ayaklarıma dur diyen bi annem için yaşıyorum !
Bu kadar zorluklara rağmen
Yine ayakta kalmayı deniyorum ama.
Düşecek gibi duruyorum
Öyle birkaç satırla anlatamam bunu sana.
Seneler önceside koptu fırtana.

Boğuldum engin denizlere gömülüyüm.
Ödülümü almadan ölüyorum bugün.
Dar ağacında bile son bi dilegin olur ama ;
Ben hiç bişey istemiyorum.
Ölüm kokan sokaklarımda savaşırken dört yanımda hasımlarım..
Bana düşman olmuş eski dostlarım !
Bi de yüzüme gülen beni katleden kadın.

Size diyorum, dinleyin beni.
Bu sözleri yazarken ağlamadım.
Bana yalanı söyleyen o kahpeler ağlasın.
Yüzüne tükürmeye değmez insanın.
Önüne serdigim yılar aglasın !
Varsın ömrümü bi kahpe harcasın.

Neden uyumadıgımı anladın mı şimdi !
Neden acılarımı saklayamadığımı?
Neden ölümü beklediğimi anladın mı !
Şimdi neden gülemedigimi?
Neden sabahlara kadar agladığımı ;
Çözemedin mi ! Yoksa göremedin mi?
Çaresiz kalırken hayatta neden çarelerin fayda etmediğini,
Bir türlü çözemedim..
Çok garipti.

Böyle olmaması gerekirken,
Neden bu film böyle sona erdi.
Nedeni çok belki nedeni yok gibi.
Kaybettim anne sanki güneşimi,
Hiç birşey aydınlatmıyor gecemi.

Bu son gece anlattım herşeyi.
Tek bi satır bile yalan değil.
Gecemi sabaha bağlayan saatler,
Tıpki bıçak gibi yaramı deşebilir
 
Ben Eylül Sen Haziran / Ümit Yaşar Oğuzcan
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara
Bu da benden Eylül ün için:)
 
Sevdiğim kadın da beni sevdi.Hayatlar tutmadı ama olsun.
Dünyanın en aciz avuntusu ve ona tutunuyorum.
 
Güzel bir şeyler duymaya ihtiyacım var.Bir ''hepsi geçecek''e bile tavım
 
Birisi de çıkar bizim başkasını sevdiğimiz gibi bizi sever.Vay o kişinin haline..
 
emel, her istediğinde "HAYIR Temel çok başım ağrıyor" diyen Fadime'yi İstanbul'da bırakıp gemici olmuş.
Tam beş yıl sonra evine döndüğünde, hepsi Fadime'ye "Anne" diye hitap eden ve aralarında zenci, japon, kizildereli bile olan beş çocuk görmüş.
"Mujde Temel" demiş Fadime neşeyle "Hayat beni çok olgunlaştırdi. Artık kimseyi HAYIR demiyorum.
1982 Anayasası %92 oy oranı ile kabul edilmişti. Ancak sonradan 1982 Anayasasina "HAYIR" oyu verdiğini söyleyen Demokrasi kahramanlarının sayısı da neredeyse %92 çıkıyordu.
Yani marifet Fadime gibi yanlış zamanda değil doğru zamanda
#HAYIR diye haykirabilmektir....
 
Sevişelim dedi adam özledim seni ...
Olur dedi kadın sevişelim altta kalanın cani çıksın


10653527_329147093937165_6673652016997787413_n.jpg
 
Sana sarılınca herşeyin geçeceğine inanirdim ... Geçerdide ... Ama sana sarildigim için değil buna inandığım için

10353047_328361760682365_4033474493242627428_n.jpg
 
Sonra sen kendi yolunu cizdin ilkokulda benim resmim zayıftı pek birşey cizemedim ...
 
Lütfen kadere söyleyin bize gülmek için sadece yüzünü kullansin artik ...
 
Unutamam mi ? Unuturum elbet ... Ama uğruna herseyden vazgececegim insani unutmak cok agirima gidiyor ...
 
Herşeyin Fazlası Zarar Derler Ya Hani Bensizlikte Sana zarar Verecek Ama Artık Herşey İçin Çok geç. Çünki zararın Neresinden Dönersen Dön

O Yol Artık Benden Geçmeyecek
 
Ceset Taşıyan Bir Ambulansın Siren Çalması Kadar,

Anlamsız Hayatım.

Morga Ölü Yetiştiriyor Sanki Duygularım.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri