Bir Şarkı Hikayesi

Konu sahibi son olarak 3122 gün önce görüldü
☆ Neşet Ertaş-Zahidem

Halk arasında “Zahidem” adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağı’na bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. İlk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.


Arap Mustafa’nın babası düğünlerde, toplantılarda “Koca Oyunu” adı verilen oyunda “Arap” rölünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafa’ya da “Arap” lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadeler’den Mehmet’e çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahide’ye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.


20’sinde askere giden Mustafa’nın aklı, deliler gibi sevdiği Zahide’de kalmıştı. Köydeki dostlarına mektuplar göndererek Zahide’den haber almaya çalışan Arap Mustafa, Zahide’nin başka biriyle evlendirildiğini ve düğünün’ün de bir hafta sonra olacağını duyunca üzüntüsünü aşağıda içli mısralara dökmüştür. Türküyü Neşet Ertaş plağa okuyup tanıtmıştır.


Zahide Kurbanım n'olacak Halim

Gene bir laf duydum kırıldı belim

Gelenden gidenden haber sorarım

Zahidem bu hafta oluyor gelin


Hezeli de deli gönül hezeli

Çiçekdağı döktü m'ola gazeli

Dolaştım alemi gurbet gezeli

Bulamadım Zahidem'den güzeli


Ay ile doğar da gün ile aşar,

Zahide’mi görenin tebdili şaşar

İyinin kaderi kötüye düşer,

Diken arasında kalmış gül gibi.


Zahide’m kurbanım kurtar bu dardan

Baban anlamadı bizim bu haldan

Kekiline sürmüş kokulu yağdan,

Derdin beni del’ediyor Zahide’m.


Ziyaret’ten çıktım Cender’in özü

Kum gibi kaynıyor Zahide’m gözü

Aslını sorarsan esalet yerden

Hacı Bürolardan Mehmet’in kızı.


Gurbet ellerinde esinim esir

Zahide’m kurbanım hep bende kusur

Eğer baban seni bana verirse

Nemize yetmiyor el kadar hasır.


Çiçekdağı’nda da hiç gitmez duman

Zahide’m kurbanım hallarım yaman

Yapamadım şu babayın gönlünü

Fakir diye bana vermedi baban.


Anamdan doğalı çok çektim cefa,

Şu yalan dünyada sürmedim sefa,

Adımı namımı soran olursa,

Orta Hacı Ahmetli Arap Mustafa.


Kaynak: edebiyol
 
☆ Leman Sam-Kıyamam Sana

“Kıyamam sana” fahişelik yaptığını kızından saklayan bir kadının hikayesini, ve bir gece ansızın kızını terk edişini anlatır. Zaten şarkının sözleri birebir olarak, kadının kızına bıraktığı mektubundan alınmış sözlerdir.


Bir gün anlayacaksın neden sessizce gittiğimi
Senden vazgeçmek uğruna nasıl bir savaş verdiğimi
Mevsim kış olur hani bir yudum güneş bulamazsın
Sonsuz uçurumlardaki çiçeklere dokunamazsın

Her sabah bir sayfa daha eksilip gidiyor ömrümden
Gönlümün yıkıntılarında can çekişiyor umutlarım
Ellerimde acı var ellerini tutamam kıyamam kıyamam sana
Yollarımda ayaz var yaklaşma yollarıma kıyamam kıyamam sana
Karanlık gecelere ortak edemem seni kıyamam kıyamam sana

[YOUTUBE]Kpham5tzFKY[/YOUTUBE]
 
☆ Şebnem Ferah-Deli Kızım Uyan

Gece geçmez gündüz olmaz
Can bu dünyaya dayanmaz
Neden
Haykırdım dağlara duymaz
Bekledim günlerce
Yok ki gelen
Karlı dağların ardında biri yaşarmış
Bulut olur yağmur olur
Bize bakarmış
Hem yakın hem uzakmış
Yanakları al almış
Deli kızım uyan
Söylenenler yalan
Deli kızım uyan
Bir tek sensin duyan
Bir tek sensin duyan


Şebnem Ferah'ı ablası Aycan ölümcül bir hastalığa yakalanır ve Yalova’da ablasının başucunda ölümünü beklerken: bir gün odasına kapandığında, 3-4 dakika içinde “Deli Kızım Uyan” isimli şarkısını yazar ve besteler. Bu şarkıyı bestelerken, bu sözleri ablasına söylediği düşünülür.1997 yılı sonlarında ablasını kaybeder.

[YOUTUBE]Ix3hbuJkLkc[/YOUTUBE]
 
Barış Manço-Kol Düğmeleri

Barış Manço'nun abisi olan Savaş Manço, Kol Düğmeleri'nin hikayesini şöyle anlatır: Barış Manço 1962 yılında Semra adlı Kırıl Topraklı bir genç kız ile nişanlanır. Barış Manço 1963 yılında eğitim için Belçikaâ€â•ya gitmek zorunda kalır. Belçika'ya gidince nişan bozulur. Bu hüzünle durumu şarkıya döker, şarkıda bahsi geçen kol düğmeleri ise nişanlısı Semra'nın hediyesidir.


Hatırlarım bugün gibi sessiz geçen son geceyi
Başın öne eğik bir suçlu gibi bana verdiğin hediyeyi
İki küçük kol düğmesi bütün bir aşk hikayesi
İki düğme iki ayrı kolda bizim gibi ayrı yolda

Akşam olunca sustururum herkesi her her şeyi
Gelir kol düğmelerimin birleşme saati
Usul usul çıkarır koyarım kutuya yan yana
Bitsin bu işkence kalsınlar bir arada

Heyhat sabah gün ışıldar yalnız gece buluşanlar
Yaşlı gözlerle ayrılırlar düğmeler gibi
Bizim gibi bizim gibi ayrılırlar bizim gibi ayrılırlar


[YOUTUBE]2D2jkKde8ZU[/YOUTUBE]
 
Geri