Bir Saatliğine Sessiz Bir Dünya

Konu sahibi son olarak 2524 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Çok değil sadece bir saatliğine sessiz bir dünyaya yolculuğa çıkar mısınız benimle? Bir saat dedimse
virgul.gif
bu da lafın gelişi... Bir hayatı
virgul.gif
aslında bir saatten de daha az bir zaman dilimine sığdırabilme çabası bu... Bu
virgul.gif
yaşananları (ya da yaşanamayanları) anlayabilme çabası...

Seslerin cümbüşüyle dalgalanan bir hayatın ortasında olan insanlar için “Sessiz bir dünya nasıl olur?” sorusuna cevap bulmak zor olsa gerek; kabul ediyorum... Çevrenizden bin bir ses gelmeye devam ederken
virgul.gif
sessiz bir dünyaya yolculuğa çıkma davetine icabet etmeniz zor gelecek belki de size. İtiraf etmeliyim ki; düşüncelerimi sizlerle paylaşmak amacıyla klavyeye her basışımda harflerin seslere dönüşmesi bu yolculuk öncesinde beni de zorluyor.


“Sessiz bir dünyaya yolculuğa çıkmak”
virgul.gif
seslerin ortasındaki bir insan için ne kadar mümkün? Bunu hep birlikte göreceğiz. Haydi bakalım
virgul.gif
var mısınız denemeye?...


Yolculuk öncesinde biraz hazırlık yapalım birlikte: Radyoyu
virgul.gif
televizyonu kapatın ve telefonun fişini çekin (ya da odanızın kapısını kapatın). Bilgisayarınızda da bir süre için dinlediğiniz
virgul.gif
kulak verdiğiniz bir şey olmasın. Odanızın penceresini de kapatın. (Yine de sesler var değil mi? Yani
virgul.gif
istesek de duymamak zor; duyan bir insan için...) Geriye kalan seslerin yalıtımını sağlamak için de mümkünse
virgul.gif
bir kulaklık ya da pamukla kapatabilirsiniz kulaklarınızı. Veya iki elinizden yardım isteyebilirsiniz. “Yahu
virgul.gif
biz ne yapmaya çalışıyoruz böyle?...” diyorsanız içinizden; cevap basit: Duymamaya çalışıyoruz!...

Galiba
virgul.gif
sessiz bir dünyaya yolculuk için yola çıkmaya hazırız.

Şimdi
virgul.gif
odanızda tek başınasınız ve;

Kendi kendinize bir şeyler söylediğiniz halde sesinizi duyamıyorsunuz...
Dışarıdan gelen araba kornalarını
virgul.gif
çocuk seslerini de duymuyorsunuz...

Ağaçta hep birlikte cıvıldaşan kuşların nağmeleri gelmiyor kulaklarınıza...
Pencerenizin camına vuran yağmurun senfonisi ya da hızla çarpan dolu tanelerinin ritmik sesleri yok sanki...
Bir bebeğin dünyaya gelişindeki ilk sesini
virgul.gif
sonraki gülüşlerini ve o çat-pat ilk konuşmalarını

duyamıyorsunuz...
· Caddede
virgul.gif
karşıdan karşıya geçerken size ikazda bulunan arabanın kornası bir şey ifade etmiyor. Ya da karşı kaldırımda uzaktan seslenmeye çalışan bir dostunuzun size sesini duyurmaya çalışması da anlamsız; eğer onu görmezseniz...

· Sözlerin en güzeli olan “Yüce Kelam”ı ve “Haydi felaha...” diyerek insanlara Rab ile buluşma anlarını hatırlatan ezanları duyamıyorsunuz...
· “İyi ki yabancı sinemalar ve sinema salonları var...” diyorsunuz. Çünkü alt yazısı olmayan hiçbir televizyon programı sizin için bir şey ifade etmiyor...
· Radyonuzun düğmesini çevirdiğinizde; bu eylemin öncesi ve sonrası arasında değişen hiçbir şey olmuyor. O en güzel nağmeler de sizin için bir “sessizlik” çünkü...
· Bir dostunuz
virgul.gif
“birkaç gündür sizi aradığını ama telefonun açılmadığını...” anlatmaya çalışıyor. Eğer
virgul.gif
çaldığında ışığı yanan bir ev telefonunuz yoksa ve o esnada siz onu görmezseniz bu tarz şikayetler de artacaktır...

· Oturup
virgul.gif
konuşmak istediğiniz bir insan
virgul.gif
eğer sizin işaret dilinizden anlamıyorsa; o da
virgul.gif
siz de bu konuda acemi iseniz karşılıklı bakışacak ve bu “sohbet”i birkaç dakika sonra bitireceksiniz...

· Diğer odadaki anneniz
virgul.gif
eşiniz ya da bir başkası size seslense de
virgul.gif
onlar sadece kendi seslerini duymuş olurlar... (Aman
virgul.gif
dikkat! Bu esnada gerçekten biri size seslenir de
virgul.gif
siz sessiz bir dünya oluşturmak için aldığınız tüm önlemler sebebiyle onu duymayabilirsiniz. Sonra
virgul.gif
hışımla kapınızı açar ve size o alışılagelmiş tabirle; “Sağır mısın
virgul.gif
duymuyor musun?!” diye bağırabilirler. Hoş; bu da empati kurmanızı
virgul.gif
yani kendinizi işitme engelli kişilerin yerine koyup
virgul.gif
onları anlamanızı kolaylaştırır.)

· Hep merak edersiniz sevdiklerinizin seslerini... Annenizin size söylediği ninnileri; babanızın size “yavrum” deyişini; sevdiğinizin sizi çok sevdiğini söyleyişini; çocuğunuzun kucağınıza atılırken “anne” ya da “baba” deyişini bir kez olsun duymak isterdiniz belki de...
· İnsanları seslerinden tanıyamıyorsunuz; onlar simaları ve isimleriyle var... Kelimeler de
harflerden ibaret... Gök gürültüsü yok
virgul.gif
şimşek var... Köpek havlamasından değil
virgul.gif
köpeğin kendisinden korkuyorsunuz... (vs. vs.) Kısacası; sizin için “ses” diye bir şey yok!


“Sessiz bir dünyaya yolculuk”tan sıkıldınız mı yoksa? Ya da bu manzara daraltmaya mı başladı göğsünüzü? Arzu edenler
virgul.gif
yola devam edip
virgul.gif
örnekleri çoğaltabilirler. Ancak ben
virgul.gif
virgul.gif
birlikte yolculuğa çıktığımız “yol arkadaşları”na. Tüm bunların ardından
virgul.gif
işitme engelli arkadaşların tamamıyla tecrit edilmiş bir hayatı yaşadıklarını düşünmenizi istemem. Çünkü onlar
virgul.gif
bütün zorluklara rağmen hayata dört elle sarılmaya devam ediyorlar. Kimisi
virgul.gif
işitme cihazı kullanarak var olan işitme kalıntısını geliştirmeye çalışıyor. Kimisi
virgul.gif
hiç duyamasa da
virgul.gif
azmi ve aldığı eğitim neticesinde çeşitli yöntemleri kullanarak (dudak okuma
virgul.gif
işaret yöntemi vs.) iletişimini sürdürüyor insanlarla. Onlar da sevip
virgul.gif
seviliyorlar; mutluluklar yaşıyorlar. Ve hayat
virgul.gif
her halükarda onlar için de devam ediyor...


“ Bu
virgul.gif
yaşananları (ya da yaşanamayanları) anlama çabası...” demiştik ya yola çıkmadan önce.

Sessiz dünyaya yolculuktan döndüğümüzde de
virgul.gif
yol hatırası olarak çantalarımızda “acıyışlar” değil
virgul.gif
“anlayışlar” vardır umarım.


İşin bir yönü daha var aslında; ona da değinmeden bu yolculuk faslını kapatamayacağım. Acaba her sesi en ince ayrıntısına kadar duysaydık hayat nasıl olurdu?...

Tohumun toprağı aralayıp
virgul.gif
çıkışı; yağmur damlalarının yere düşerken çıkardığı şıpırtılar; üzerine bastığımız karın ezilirken çıkardığı çıtırtılar; yanımızdan geçen bir böceğin ayak sesleri; kuşların
virgul.gif
kelebeklerin kanat çırpışları; kalbimizin pıt pıt atışları; damarlarımızdaki kanın hızla akışı; her an rüzgarın uğultusu
virgul.gif
bulutların hareketi; ağaçların
virgul.gif
çiçeklerin nazenin salınışlarıyla kendi lisanlarınca zikirleri; sineklerin
virgul.gif
arıların vızıltıları; kainattaki tüm canlıların nefes alışverişleri; dünyanın
virgul.gif
güneşin
virgul.gif
ayın hızla dönüşlerindeki savruluşları; saatin tik- takları ve daha niceleri her daim yüksek bir frekanstan kulağımıza ulaşmış olsaydı.... Söyler misiniz hayat nasıl olurdu?


Efendim?... ne dediğinizi tam duyamadım...

 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri