aloneboy1903
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Kasım 9, 2019
-
- Mesajlar
- 7,279
-
- Tepkime puanı
- 3,706
-
- Puanları
- 349
Bir Rüya İçin Ağıt
Her zamanki ağırlığımla yatağımdan kalkmış ve biten güne-karanlığa- merhaba demiştim yine.Günlerdir günü göremiyordum.Rüyalarımı kaybetmiştim.Rüyalarım yoktu.Her uyanışta yeni bir karanlığa merhaba diyordum.
İstiyordum ben de düzenli bir dünyaya bürünmeyi.İsteklerim bitmiyordu sanki.Tüm dertler, sıkıntılar sarıyordu dört bir yanımı.Belki de dertlerimle yüzleşmekten korktuğum için günden kaçıyordum.Karanlıkla, karanlığımla yüzleşmeye uyanıyordum her gün.Ne istediğimi bilmiyordum.Belki her şeyi belki hiçbir şeyi belki de sadece huzur istiyordum sadece huzur.Rüya gibi bir huzur.
Uyandığım her karanlık içimi sarıyordu.Her gün yandıkça islenen soba borusu gibi oluyordu içim.Kararıyor kararıyor kararıyor.Temizleyecek bir hamle arıyor.Sadece arıyor.Sadece istiyor ama daima yatıyor.Her kalkışımda olmayan rüyalarıma ağıtlarım yükseliyordu.Gündüz rüya yok gece rüya yok.Gerçeklerle hep karanlıkta yüzleşmekten paranoyak olmuştum.Kafamdaki sorular bitmiyordu.Ne? Neden? Niçin? Nerede? Nasıl? Kiminle? Niye?.. Bitmeyen sorular kafamı kemiriyordu.
Sorularımdan kaçmak istiyorum.Kafamdan kurtulmak istiyorum.Uyumak istiyorum ve uyanmamak.Sorular beni kemiriyor.Uyanmak beni bitiriyor.Bi yanda karanlık ve sorular diğer yandan uyumak ve kaçış.Kaçmak mı denir buna? Hep uyuyamazsın ki.Uyandığından yine, yeni ve yeniden aynı işkence: Sorular ve karanlık.Nerde benim rüyam!
Bu gün de böyle uyanmıştım.Saat akşamın 8i olmuş.Kahvaltı yapacağım.Akşam kahvaltısı.Dünya tersine işliyor.Daha doğrusu ben Dünya'nın tersine işliyorum.Silkinmeliyim.Ama gücüm yoktu!Toparlanmak ve rüyalarıma ulaşmak istiyorum.Her gün bir rüya için ağıt yakacağıma bu gün bir risk alacağım ve uyumadan ertesi güne sabahtan başlayacaktım.Büyük hedefler için risk gerekliymiş.Ne hedef ama: Rüyalarım.
Ertesi gün Güneş'i görmek bedenimi garipleştirdi.Hayat ne garip? Dünya ne garip? İnsanlar ne garip? Ya da ben miyim garip?
Yine başlamıştı sorularım.Her adımımda bitmeyen kaçışlarım.Sanki kendimden kaçıyorum.Kendimi kendimden kaçırmaya çalışıyorum.Sorularım devam ediyor.Kaçışlarım bitmiyor.
Sorular ve kaçışlarla dolu olan günün yorgunluğunda güzel bir uykuyu hak ettiğimi düşündüm.Yatağıma bıraktım kendimi.Uyudum.Her zamankinden farklı olarak kendimi karanlıktan kaçırmıştım.Ama gözlerimi kapadıktan sonra yeni bir karanlığa girdim.Nerde benim rüyalarım?..Uyanıyorum karanlık, yatıyorum karanlık...İsyan ediyorum kendime, düzene, hayata.Çünkü her şey bir rüya için ağıt...Bu yolun her yeri karanlık.Göremeyeceğim bir aydınlık.Bitmez bu ağıt...Tüm yaşananlar kısa bir rüya için ağıt.
Her zamanki ağırlığımla yatağımdan kalkmış ve biten güne-karanlığa- merhaba demiştim yine.Günlerdir günü göremiyordum.Rüyalarımı kaybetmiştim.Rüyalarım yoktu.Her uyanışta yeni bir karanlığa merhaba diyordum.
İstiyordum ben de düzenli bir dünyaya bürünmeyi.İsteklerim bitmiyordu sanki.Tüm dertler, sıkıntılar sarıyordu dört bir yanımı.Belki de dertlerimle yüzleşmekten korktuğum için günden kaçıyordum.Karanlıkla, karanlığımla yüzleşmeye uyanıyordum her gün.Ne istediğimi bilmiyordum.Belki her şeyi belki hiçbir şeyi belki de sadece huzur istiyordum sadece huzur.Rüya gibi bir huzur.
Uyandığım her karanlık içimi sarıyordu.Her gün yandıkça islenen soba borusu gibi oluyordu içim.Kararıyor kararıyor kararıyor.Temizleyecek bir hamle arıyor.Sadece arıyor.Sadece istiyor ama daima yatıyor.Her kalkışımda olmayan rüyalarıma ağıtlarım yükseliyordu.Gündüz rüya yok gece rüya yok.Gerçeklerle hep karanlıkta yüzleşmekten paranoyak olmuştum.Kafamdaki sorular bitmiyordu.Ne? Neden? Niçin? Nerede? Nasıl? Kiminle? Niye?.. Bitmeyen sorular kafamı kemiriyordu.
Sorularımdan kaçmak istiyorum.Kafamdan kurtulmak istiyorum.Uyumak istiyorum ve uyanmamak.Sorular beni kemiriyor.Uyanmak beni bitiriyor.Bi yanda karanlık ve sorular diğer yandan uyumak ve kaçış.Kaçmak mı denir buna? Hep uyuyamazsın ki.Uyandığından yine, yeni ve yeniden aynı işkence: Sorular ve karanlık.Nerde benim rüyam!
Bu gün de böyle uyanmıştım.Saat akşamın 8i olmuş.Kahvaltı yapacağım.Akşam kahvaltısı.Dünya tersine işliyor.Daha doğrusu ben Dünya'nın tersine işliyorum.Silkinmeliyim.Ama gücüm yoktu!Toparlanmak ve rüyalarıma ulaşmak istiyorum.Her gün bir rüya için ağıt yakacağıma bu gün bir risk alacağım ve uyumadan ertesi güne sabahtan başlayacaktım.Büyük hedefler için risk gerekliymiş.Ne hedef ama: Rüyalarım.
Ertesi gün Güneş'i görmek bedenimi garipleştirdi.Hayat ne garip? Dünya ne garip? İnsanlar ne garip? Ya da ben miyim garip?
Yine başlamıştı sorularım.Her adımımda bitmeyen kaçışlarım.Sanki kendimden kaçıyorum.Kendimi kendimden kaçırmaya çalışıyorum.Sorularım devam ediyor.Kaçışlarım bitmiyor.
Sorular ve kaçışlarla dolu olan günün yorgunluğunda güzel bir uykuyu hak ettiğimi düşündüm.Yatağıma bıraktım kendimi.Uyudum.Her zamankinden farklı olarak kendimi karanlıktan kaçırmıştım.Ama gözlerimi kapadıktan sonra yeni bir karanlığa girdim.Nerde benim rüyalarım?..Uyanıyorum karanlık, yatıyorum karanlık...İsyan ediyorum kendime, düzene, hayata.Çünkü her şey bir rüya için ağıt...Bu yolun her yeri karanlık.Göremeyeceğim bir aydınlık.Bitmez bu ağıt...Tüm yaşananlar kısa bir rüya için ağıt.
24.08.2010
05.10 / 05.30
05.10 / 05.30