Bir Madenciden

Konu sahibi son olarak 3307 gün önce görüldü
* Bir Madenciden : Bize yemek vermiyorlardı. Evimizden ekmek arası bir şeyler getiriyor onları yiyorduk. Yemek için mola saati yoktu. İşlerin azaldığı bir ara ayaküstü ekmeklerimizi yiyorduk. Ayrıca diğer bir sorunumuzda yiyeceklerimizi farelerden koruyabilmekti. Bize yiyeceklerimizi korumamız için bir poşet veriyorlardı. Bunları çalıştığımız yere yakın bir yerde tavana asıyorduk. Yemek yemeye geçince farelerin poşetleri tırtıkladıklarını, kimi zaman ekmeklerin ucundan yediklerini görüyorduk. Ben çoğu kez aç kaldım. Ama birçok işçi arkadaş buna alışmıştı. Farenin dişlediği yerleri kopartıp ekmeklerini yiyorlardı. Arada mideniz bulanır, başınız ağrır, kendinizi kötü hisseder yeryüzüne çıkmak isterseniz, asla izin vermezler. Otur bir köşeye bekle derler. Suyumuz bitince de çıkamıyorduk. Sularımızı kendimiz yanımızda getiriyorduk. Sırt çantamız çok ağırdı, daha da ağır olmasın diye yanımıza mümkün olduğunca az yiyecek ve içecek alıyorduk. Madenin dışında bir kantin vardı. Çayı bile para ile alıyorduk. Bu nedenle ben ambulansta sedye kirlenmesin diye çizmesini çıkarmak isteyen işçiyi iyi anlıyorum. Çalıştığımız, soyunduğumuz, yıkandığımız hiçbir yer temiz değildi ki… Temiz yere hasret olduğumuz için temiz gördüğümüz hiçbir yeri kirletmeye kıyamıyorduk.
 
Az evvel okudum.
İşte bu duruma düşürenleri,Allah bile affetmesin.İnsanları hayvan gibi kullanmaya çalışanların hiçbir dinde hiçbir kitapta yeri yoktur.
Söylenecek çok söz var fakat söylesek ne değişecek üç beş gün sonra işçiler yine ekmek parası için o mezara geri dönecekler.
Burası Türkiye,sırtın kuvvetliyse her haltı yaparsın,paşalar gibi yaşarsın.
Sırtın kuvvetli değilse bir kuyu da ölürsün,ölünle dalga geçerler.
Yazık gerçekten çok yazık.
 
Geri