Bir Kılın Hikayesi

Konu sahibi son olarak 1271 gün önce görüldü
İlk çıktığı yer de kıldan, kıllıktan yana bereketliydi.
Değişeninden, döneninden, dönmüşüne kadar.
Her rengi, her türlüsü vardı...

"Nerede çokluk, orada ......" ilkesinden yola çıkışla zaman içinde kıl kılı beğenmez oldu.
Özellikle dönmüş kılın iyi bir şey olmadığı genelde çıktığı yerlerden tespitle sabit olmasına rağmen...

Kıldaki ilk dönme belirtileri ile gelişimi hafif hafif ve tatlı tatlı kaşıntıyla olmuştu.
Bu his çoğu kez hoşa gittiği izlenimini de veriyordu.

Zamanla dönme kılların boyutları değişti, sancılar başladı.
'Değişme' ve 'dönme' evreleri; civar bölgeler de dahil, rahatsız edici oldu.
Sancı cerahat topladı.
Kıl çıban oldu.
Oturum zorlaştı, uykular kaçtı, huzursuzluk diz boyu, dolayısıyla sinirin bini bir para oldu...

Hafif hafif ve tatlı tatlı kaşınmanın öyle devam etmeyeceği kısa sürede anlaşılmıştı.

Ancak; "Dönme kıl işi bir veya birkaç kendini bilmez kılın yapabildiği, yapabileceği bir iş, hatta amacına bir türlü ulaşamayan kılların şaşırmışlık halidir" gerçeği ortyadayken, 'nedendir bilinmez' yine de kıl kıllığını yapmaktan geri kalmıyor, kılına toz kondurmamaya gayretle, yeni dönmelerin peşinden inatla koşmaya devam ediyordu...

.............................

'Dönmüş her kılın bünyesine nahoş bir anı bırakacağı kesindir'

Kıldan, kıllardan, kıllıktan son sözle:
Değişeninden, döneninden, dönmüşüne kadar... Hepsinin 'nasıl yani'lerine bakmak lazım.
Hiç, 'kıllık olsun da nasıl olursa olsun' demedim.
Hiç kılımı döndürmedim, hatta kıpırdatmadım...



kil_donmesi_199614719k.jpg
 
Türkiye de çok dot kili var
 
Geri