Bir kelebeğin ömrü kadar sürdü sana sevdam…
Bu kadar kısa zamanda nasıl sevdin
nasıl bu kadar bağlandın diye sorma n’olur…
Bir kelebeğin ömrü süresince gördüğü diyarlar kadar sevdim ben seni
soluklanmak için uğrak yaptığı tüm çiçeklerin rengince sevdim… Gölgesinden geçtiği tüm ağaçların yüceliğince
renklerinin büyüsüne kapılıp
gülen bir çocuğun parlayan gözlerinin güzelliğince sevdim… Bir bebek kahkahasıydın sen kulaklarımda ve ben
bir kelebek ömrünce Anne duası gibi sevdim seni…
Hani kelebekler bilirler ya ömürlerinin üç gün olduğunu
hiç durmazlar hani
her çiçeğe yaren olmak isterler… İşte bende bir kelebeğin ömrünce
gönlümce yaşadım seni. Gözlerimi sende açtım
bu kısacık zamana koskoca bir efsane sığdırdım ve kulaklarına fısıldadım son sözümü
ben seni bir kelebek ömrünün kutsallığınca sevdim…
Uçuk renkleri kadar çılgındı aşkım
gözlerimi açar açmaz seni gördüm ya karşımda
işte sen en masum anlarımı yakaladın… Acemi bir sevdalıydım önce
çabuk alıştım… Ben aşkımı bir kelebek kanadının inceliğinde yakaladım…
Güneş ektim tenine
gözlerinde yıldızları biçtim
şen kahkahalarını aş’ım yaptım
küçük tebessümlerini katığım… Ben seni yaşadım kısacık ömrümde
umudu gördüm yüreğinde ve adını Huzur kattım…
Ben seni bir kelebeğin ömrünce
renklerinin büyüsünce ve kanadının zarif inceliğince sevdim sevgilim… Asla pişman değilim
Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x600 ve 310KB.
Bu kadar kısa zamanda nasıl sevdin
Bir kelebeğin ömrü süresince gördüğü diyarlar kadar sevdim ben seni
Hani kelebekler bilirler ya ömürlerinin üç gün olduğunu
Uçuk renkleri kadar çılgındı aşkım
Güneş ektim tenine
Ben seni bir kelebeğin ömrünce