E
Elif
Ziyaretçi
Ziyaretçi
1. Rol
Ev kadını:
İstediğiniz kadar modern bir
yapıda olun, istediğiniz kadar iş kadını kimliğinizle özdeşleşin,
darmadağınık, pis, zevksiz, özensiz bir evde yaşamak konusunda özel bir
yetenek geliştirmediyseniz, ev kadını rolünü oynamak ve bekâr olsanız
bile evinizde kurduğunuz düzene sahip çıkmak zorundasınız demektir. İşe
lekeli ceketler ya da ütüsüz pantolonlarla gitmeniz mümkün mü? Ya da
yemek yapmaktan vazgeçmeniz? Diyelim ki bir yardımcınız var ve her
işinizi o yapıyor. Kopan düğmenizi de mi ona diktireceksiniz? Tabii ki
özel bir ilginiz yoksa anneniz gibi zeytinyağlı dolmalar saramaz, dantel
örtüler işleyemezsiniz, zaten buna vaktiniz de yok. Fakat şunu
unutmayın ki artık ev kadınlığıyla iş kadınlığı birbiriyle çelişen
kimlikler olarak kabul edilmiyor. Kariyeri konusunda son derece titiz
kadınlar aynı titizliği evlerinde de gösteriyor, hatta hobi olarak yemek
ya da dikiş kurslarına bile katılıyorlar. Hafta sonu evleriyle meşgul
olmayı ekstra bir yorgunluk değil, aksine dinlendirici bir aktivite
olarak görüyorlar. Yani artık ev kadınlığı modern kadınlar arasında hor
görülen değil, takdir edilen bir rol...
2. Rol
Özgür kadın:
Eskiden kadınlar okulu bitirir
bitirmez evlenir, çocuk yapar ve hayatlarını sadece anne kimliğinin
gölgesinde sürdürürlerdi. Oysa şimdi sadece kariyer peşinde koştukları
için değil, biraz da kendileri gibi bekâr kadınlardan cesaret aldıkları
için evlenmek yerine yalnız yaşamayı tercih ediyorlar. Tek başlarına ya
da arkadaşlarıyla birlikte rahat rahat eğleniyor. Bu arada yakışıklı
erkeklerle flört etmeyi de ihmal etmiyorlar. Bu flörtlerin vazgeçilmez
numarası ise tabii ki soğuk vamp... Unutmayın ki en sıcakkanlı, en
neşeli kadın bile gerektiğini düşündüğü ya da hissettiği durumda bir
buzdağı kadar soğuk ve sessiz olmayı, konuşması yerine doğal
güzelliğinin ve apelinin ilgi çekmesini sağlamayı bilmelidir.
3. Rol
Şefkatli anne:
Eski kadınlar anne kimliğinin
gölgesinde yaşarlarmış derken elbette artık annelik öldü demek
istemiyorum. Aksine günümüzde pek çok kadın 30'lu yaşlarında
hormonlarının sesine kulak vererek kariyerlerine ara vermeyi bile göze
alıyor, evlenip anne olmanın, bir aile kurmanın, çocuk büyütmenin
mutluluğunu yaşıyorlar. Bir kadının rolleri arasında tartışmasız en
zoru, ama aynı zamanda en zevklisi annelik... Sonsuz özveri, sabır ve
güç gerektiren, ama insana bambaşka duygular tattıran, tarifsiz bir
kimlik... Zaten hiç kimse ve hiçbir şey için yaşantısından ödün
vermeyen, bencil sayılabilecek bir karaktere sahip kadınların bile
çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek uğruna zevklerinden,
meraklarından, çevrelerinden ve yaşadıkları sorumsuz hayattan hiç
düşünmeden vazgeçmeleri de bunu kanıtlamıyor mu? Çocuğunun adım adım
büyümesine tanıklık etmek, ona yaşamda yol gösteren bir rehber ve
arkadaş olmak, başarılarıyla gururlanmak birçok kadın için çok
önemlidir. Dolayısıyla tüm zorluklarına ve sıkıntılarına rağmen tadını
çıkarması en kolay rol şüphesiz şefkatli anneliktir.
4. Rol
Babasının kızı:
En güçlü anne, en olgun ve
ayakları üstünde durmayı bilen kadın bile hayatının her evresinde bir
yanıyla babasının küçük prensesidir. Çoğumuz hayatla başa
çıkamadığımızda, insanlar tarafından hayal kırıklığına uğratıldığımızda
ve özellikle de aşkta hüsrana uğradığımızda soluğu ailemizin yanında
alır, kendimizi babamızın ilgi ve sevgisine, sıcak tesellilerine ve her
zaman işe yarayan öğütlerine bırakırız. Küçükken babasının yakınlığından
nasibini alan bir kadın için ilerleyen yaşlarda hayata tutunmak ve
kendine güvenmek çok daha kolaydır. Manevi desteğin yanı sıra biliriz ki
maddi olarak da başımız sıkıştığında, işten çıkarıldığımızda, kiramızı
ödeyemediğimizde ya da yeni bir araba almaya kalktığımızda babamız bize
elinden geldiğince yardımcı olacaktır. Ondan korkmaz, ama sonsuz saygı
duyarız. Hayat tecrübesinden, insanlar hakkındaki bilgisinden, ileri
görüşlülüğünden faydalanmaya çalışırız. Hatta farkında olmadan hep ona
benzeyen erkeklerle birlikte oluruz, ama bir yandan da biliriz ki hiçbir
erkek onun yerini tutamaz, bizi onun gibi koşulsuz ve karşılıksız
sevemez.
5. Rol
Başarılı iş kadını:
Aileniz ya da arkadaşlarınızla
birlikteyken istediğiniz kadar anlayışlı, hoşgörülü ve cana yakın
olabilirsiniz. Fakat iş hayatının kurallarının çok farklı ve bir o kadar
da acımasız olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Senelerce eğitim
gören, uykusuz gecelerde sınavlara hazırlanan, okulu bitirmek için
elinden geleni yapan her kadın iyi bir iş edinmek, mesleğinde başarılı
olmak ve kariyer yapmak ister. Dolayısıyla çalışma hayatının
içindeyseniz, iş kadını rolü sizin için vazgeçilmez demektir. Erkeklerin
hâkimiyet kurduğu bir dünyada dişinizi tırnağınıza takıp kendinizi
kanıtlamaya, sizi kıskananların önünüze koydukları engelleri aşıp
patronunuzun takdirini kazanmaya ve hak ettiğiniz şekilde terfi etmeye
çalışırsınız. Rolünüzü hakkıyla oynamak için didinip dururken bir yandan
da duygusal hayatınızı dengelemeye, arkadaşlık ilişkilerinizi
sürdürmeye, ailenize vakit ayırmaya ve varsa çocuklarınızla meşgul
olmaya çalışırsınız. Bu anlamda başarılı iş kadını rolü herhalde bir
kadını en çok yoran ve en sık ümitsizliğe kapılmasına neden olan roldür.
Çünkü istediğiniz kadar yetenekli olun, bu rolde ne kadar başarılı
olacağınız yalnızca size değil, iş ortamındaki başka insanlara da
bağlıdır.
6. Rol
Genç kız:
İşte bir
kadının rolleri arasında en tatlısı, en keyiflisi... Her kadın kendini
zaman zaman hayat dolu, şımarık, flört düşkünü, neşeli bir genç kız gibi
hisseder ve böyle hissettiği zaman da girdiği her ortama renk getirir.
Alışveriş ve kafeler, rengârenk giysiler ve ayakkabı tutkusu, sıkı
dostlar ve dedikodu, pijama partileri ve içip içip dağıtılan geceler.
Brad Pitt hayranlığı ve çikolata zaafı... Yaşımız kaç olursa olsun,
hepimiz bazen 18 yaşındaki bir genç kızın saflığı ve cesaretiyle hareket
eder, küçük kaprislerimize ve bağımlılıklarımıza yenik düşer,
mantığımızı bir kenara atıp duygularımıza kulak verir, hatta kimi zaman
abartıp duygusal ilişkimizde çocuk gibi hareket ederiz. Bütün bu
davranışların kaynağı buluğ çağından itibaren benimseyip sonra da bir
türlü kurtulamadığımız ve kurtulmak istemediğimiz genç kız rolümüzdür ve
gerektiğinde olgun, aklı başında bir kadın gibi davranmayı çok iyi
becersek de içten içe biliriz ki hayatın tadı asıl bu rolle çıkar…