Her yaşın ayrı güzelliği var. Küçük yaşlarda kızların o meraklı halleri, küçük hanımefendi tavırları aşırı hoşuma gidiyor. Eğer bir gün olursa hep oğlum olacağını hissederdim nedensiz, ama yeğenlerim olduktan sonra kız çocuğu ister oldum. O küçük yaşlardaki süslü halleri, makyaj malzemelerimi çalip çalıp kendilerine sürmeleri, saçlarını örüp topladığım zaman kendilerine aynada şöyle bir süzüp gülümsemeleri...
Ergen yaşları biraz çekilmiyor... Alnındaki sivilce ile bana laf sokmaya çalışan kardeşim mesela... Neyse ki atlattık o günleri... Tam bir facia... Üstten konuşmaya çalışması, ben sanat yapacağım ömür boyu bir işte bilgisayar başında çalışmam tavırları, durup dururken ortada hiçbir sebep yokken kapı pencere carpmalari, ufacik şeye alınıp o daha oturmamış sesleri ile cazgirlik yapması.... O yaşlar biraz sorun...
25-30lu yaslar...
Biraz tehlikeli yaş. Şu bakımdan, ya bir bakmışsın evlenmişsin ya da sosyal çevrende emeklerinin karşılığını anlamaya başladığın yaşlar. Oturmaya başlayan bir düzen ve bu düzeni sevmeye başlamak. Kalabalık artık eskisi gibi zevk vermez, aşırı sosyal çevren azalır, gerçek dostlar geriye kalır. İyi ki de öyle olur.
40lar...
Ne istediğini bilen kadınların yaşları.Kimi evlenmiş çoluk çocuk derdine düşmüş olur kimi hem çocuk hem kariyeri yönetir, kimi içindeki çocuğu büyütüp beslemeye devam eder. Ama istisnasız belki de hepsi oturmuş bir karakterle başkalarının hayatlarına yön vermeye devam ederler. Bu ailesi de olur, çevresindeki insanlar da.
Daha da ileri şekilde yaşları siralardim da işin özü her yasimizin ayrı bir güzellik oluşturduğu. Bu kadar.