A
Aşka Sıfır
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Zırhlı personel taşıyıcı arızalı diye, sıradan bir midibüse bindirilen Çevik Kuvvet polisleri, terör örgütünün mayın tuzağına düştü.
Kaderleri acımasızca yazılırken.
Ölmemiş sayabilir miyiz onları? "Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz."
Hepsinin bir hayâli vardı.
Yeni evlenmişler, yeni nişanlılar.
Bir ev sahibi olmanın düşleriyle yaşayanlar.
Ölüme gönüllü gidenler.
Yorgun evlerde, onurla örülen ölümlere.
İnsan insanın yurduydu, kurdu oldu.
Sevginin anayurdunda, olanlar da oldu.
Biri emir verdi, "yakın yıkın!" diye bu yurdu.
Biz inadına, yeniden var etmeliyiz kardeşliği ve barışı.
Yoksa bu acımasız dünyada, giderek birbirine benzeyecek insanlar.
Ölümlere karşı durmalıyız.
Hiçbir acı, anaların yüreklerindeki acılardan daha derin olamaz.
O acıyı paylaşmak istiyorsak, barışı savunmalıyız.
Çünkü, ölümlere hayattan daha çok değer verilen bir ülkede yaşıyoruz.
Ama o çocukları yaşatmanın da, hepimizin görevi olduğunu unutmayalım.
Onları koruyacak zırhı yüreklerimizde yaratırken.
Onlar bizler için öldü çünkü;
Hayâlleri için değil.
Kaderleri acımasızca yazılırken.
Ölmemiş sayabilir miyiz onları? "Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz."
Hepsinin bir hayâli vardı.
Yeni evlenmişler, yeni nişanlılar.
Bir ev sahibi olmanın düşleriyle yaşayanlar.
Ölüme gönüllü gidenler.
Yorgun evlerde, onurla örülen ölümlere.
İnsan insanın yurduydu, kurdu oldu.
Sevginin anayurdunda, olanlar da oldu.
Biri emir verdi, "yakın yıkın!" diye bu yurdu.
Biz inadına, yeniden var etmeliyiz kardeşliği ve barışı.
Yoksa bu acımasız dünyada, giderek birbirine benzeyecek insanlar.
Ölümlere karşı durmalıyız.
Hiçbir acı, anaların yüreklerindeki acılardan daha derin olamaz.
O acıyı paylaşmak istiyorsak, barışı savunmalıyız.
Çünkü, ölümlere hayattan daha çok değer verilen bir ülkede yaşıyoruz.
Ama o çocukları yaşatmanın da, hepimizin görevi olduğunu unutmayalım.
Onları koruyacak zırhı yüreklerimizde yaratırken.
Onlar bizler için öldü çünkü;
Hayâlleri için değil.