Bir Hediye Olarak Aldatmak | Uğur YAĞCIOĞLU Kitap Tanıtımı

Konu sahibi son olarak 927 gün önce görüldü

BİR HEDİYE OLARAK ALDATMA


Hem senarist, hem yönetmen olan Uğur Yağcıoğlu’nun ilk romanı olan Bir Hediye Olarak Aldatmak ile karşımıza çıktı. Herkesin bir parça da olsa kendinden bir şeyler bulacağı bu roman içinde aldatma, geri dönüş ve din felsefesi barındırıyor. Ve sürpriz finalle noktalanıyor.


Bir Hediye Olarak Aldatmak

Tesadüfler, Tanrının Elini Hayatınıza Değdirdiği Anlardır

Elif ve Enes’in ayrılığıyla başlıyor roman… Oysa arkadaşları için ideal çifttir onlar; güzel ile yakışıklı… İkisi de akıllı ve ilişkide uyumlu… Büyü, Elif’in Enes’i aldatmasıyla bozuluyor, yolları ve kaderleri ayrılıyor. Bu ayrılıkta Enes, kendisini uyuşturucunun kollarına bırakıyor, ardından da Elif’in en yakın arkadaşı Dünya’nın… Elif ve Enes kendi hikayelerini anlatırken, Mısırlı Layla, din felsefesi dersleri veren Türk hocası Sadi Bozbey’le İstanbul’a, bilinmezlerle dolu bir hayata adım atıyor.

KİTAPTAN İLK CÜMLELER
Oku… Şehrin her detayıyla hüznüme saygı göstermesini, havanın kapalı olmasını arzuladığım anlardan biri. Hani açıp kapatma anahtarı olsa güneşi söndüreceğim. Ama bir tek senin yaşamadığını hatırlatıyor koca dünya… Can acısını kale almayan pırıl pırıl bir öğlen… Sanki dramın bütün kıvrımlarını görmek için aydınlanmış ortalık. Gözlerim kamaşıyor. Elimde ‘oku’ diye tutuşturduğu bir kağıt, karşımda Elif’in en yakın arkadaşı Dünya…


Arka Kapak

Aşk Vââdini Ayrılıkla Bir Bütün Düşünenlerin Romanı…

Başka hayatlardan devreden arkadaşlıklar vardır hani. İlk gördüğünüzde mânâsızca anlatmak istersiniz. Karşınızdaki sanki sizi merak ediyormuş hissiyle söze başlarsınız ilk muhabbetinizde. Sizi yıllardır tanıyanlardan daha fazla anlatırsınız onlara. Paralel zekâda olduğunuz için değil… Birbirini anlamak hissi de değildir bu. Merak etmektir. “Nasılsın görmeyeli?”dir bu arkadaşlıkların ilk sözü. Hayatınızda hiç görmediğiniz birine ‘nasılsın görmeyeli?’ diye bakabilmek arkadaş olmakla değil, bu dünyaya arkadaş gelmekle ilgilidir. Öyle bir hisse kapılmıştı işte Semiramis’i gördüğünde Sadi. Anlatmak istemişti, biraz anlatmıştı da. Ama her şeyi konuşmak için doğru zaman değildi. Semiramis yıllardır merak eder gibi dinlemişti…

“Ne acayip bir duygu bu böyle; iki saat önce yaşadıklarıma sanki başkasının hayatına bakar gibi bakıyorum. İki saat içinde başka bir insan olunur mu? Olundu işte…”

Okumasanız bile, dokunmazsanız bile, kesinlikle konuşulduğu zamanlara tanıklık yapacaksınız, anlatılanın hayatınıza dokunduğunu göreceksiniz.

Uğur Yağcıoğlu


bir-hediye-olarak-aldatmak20121213003124.jpg
 
Geri