Bir Güzel Haber Daha: Fizik Dünyasında İmkansızı Başarmış, Gurur Duyulası Bir Türk

A
  • Kullanıcı asdfghjkl
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Bir Güzel Haber Daha: Fizik Dünyasında İmkansızı Başarmış, Gurur Duyulası Bir Türk Mete Atatüre


Son dönemlerde sadece acı, ölüm ve üzüntü haberleri duymaktan yorulan, bitap olan zihinlerimize şifa olabilecek bir haber aldık.

561e318085bdc9fb11193e17.jpg





Henüz 40’ında bir bilim insanı olan Doç. Dr. Mete Atatüre, “imkânsız” kabul edileni başardı.
Mete Atatüre, 1975 yılında doğdu. Siyasetçi bir baba ve ressam bir annenin çocuğu olan Atatüre, babasının mesleği nedeniyle ilkokulu dört farklı okulda okudu.

561e3199a4fe3ca6272fe5a5.jpg



Bilim ve sanat odaklı sohbetlerin içinde büyüyen Atatüre, ortaokula geçtiğinde ailesi ile birlikte Amerika’ya taşındı.
Yeni ortamına ayak uydurması çok uzun zaman almayan Atatüre’nin, notları iyiydi fakat derslere nedense pek ısınamıyordu. Özellikle de fizik derslerine.

561e31b3a4fe3ca6272fe5b3.jpg



Bu durumun farkında olan fizik hocası ona bir teklifte bulundu. Ona bir fizik kitabı verecek ve bir hafta sonra öğrencisini bu kitaptaki konulardan sınava sokacaktı. Ödül büyüktü: Eğer bu sınavı geçerse, sene boyunca bir daha fizik derslerine de sınavlarına da girmeyecekti Mete.
Mete teklifi kabul etti ve kitabı baştan itibaren çalışmaya başladı. Fakat kitabın sayfalarını karıştırınca gördü ki, kitaplar yalnızca fizik problemlerini içermiyordu.


53ba9d298775ae3630ffbc04.gif

II. Dünya Savaşı’nda ilk nükleer silahların üretildiği Manhattan Projesi ve bu projenin başkanı, “atom bombasının babası” olarak anılan Julius Robert Oppenheimer’ın hayat hikayesi de vardı aralarında. Mete okudukça bakış açısının genişlediğini ve yeni yeni vizyonlar kazandığını gördü.
Bu arada, Mete sınavı geçemedi fakat önünde yepyeni bir dünya açıldı.
Lise eğitimi için tekrar Türkiye’ye dönen Atatüre’nin zihninde tek bir fikir vardı: Fizikçi olmak.

561e31ec3baec0581b812569.jpg





Amacına giden yolda tercihini Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü’nden yana kullandı Mete Atatüre. Fizik dünyasının harikalar diyarı olarak bilinen kuantuma merak saldı. Üniversite eğitimini başarıyla bitirdi ve tekrar Amerika’ya döndü. Hâlâ Atomsal, Mezoskopik ve Optik Fizik Grubu başkanı olduğu Cambridge Üniversitesi’ne ise 2007’de geldi. Doçent unvanı aldığı bu üniversitede, on beş kişilik ekibiyle yeni teknolojiler geliştirme üzerine çalışmalar yürüttü.
Yıllardan beri kuantum fiziği üzerine çalışmalarını sürdüren Doç. Dr. Mete Atatüre, ölçülmesi imkânsız olarak kabul edilen ‘ışık seviyesinin gürültü ölçümü’nü başarıyla yaparak tarihi bir başarı gerçekleştirdi.


561e322a7497f579203fa0e9.gif

Atatüre’nin başarısı, dünyanın ileri gelen bilim dergilerinde duyuruldu. Işığı ‘sıkıştırma’ denen yöntemle ölçümü uygulayan Atatüre, bunu yaparken atomdan 100 kat daha güçlü bir süper atom elde etti.
Peki, nedir bu ışık seviyesinin gürültü ölçümü?
1981 yılında fizikçiler ortaya bir teori attılar. Teoriye göre tamamen karanlık olan bir ortamda bile ışığın bir gürültüsü var ve bu gürültünün şiddeti, ışığın şiddeti ile doğru orantılı bir şekilde artıp, azalıyor.

561e326b85bdc9fb11193e7c.gif


Yaklaşık 35 senedir bu gürültünün varlığını kanıtlamaya çalışan fizikçiler, maalesef bir sonuca varamamıştı. Ta ki Mete Atatüre’ye kadar.
Atatüre ve ekibi, bu çok küçük ama çok temel kuantum etkiyi gözlemleyebilmek için önce doğal atom yerine, kuantum nokta denilen yarı-iletken nanomateryal kullandı.

561e329f26c312b11a75062c.jpg





Böylece ışıkla etkileşimi tek bir atomdan 100 kat daha fazla olan bir ‘süper atom’ elde etmiş olundu ve yıllardır gözlenemeyen bu kuantum gürültüsü böylece net bir şekilde ortaya çıkarılmış oldu.
Doç Dr. Mete Atatüre, çalışmalarındaki amacı ve hedefleri konusundaki soruya şöyle cevap verdi: “Doğayı ya da ışığın doğasını daha iyi anlamak. Yani, CERN deneyleri ile aynı kategoride denebilir.”

561e31d726c312b11a750591.jpg





Kısacası bu buluş, matematiksel olarak iddia edilen bir teorinin doğada karşılığını bulması demek. Bir anlamda insanın doğayla konuşması, sorduğu soruya cevap alması demek...
Doğa ile aramızdaki ilişkiyi düşününce (HES, ağaç katliamı), onunla konuşabilmek adına bu buluşun değeri daha da artıyor.
Geçen günlerde Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Aziz Sancar’dan sonra, Atatüre’nin de gelecekte Nobel ödülüne aday olması çok da uzak bir ihtimal olmasa gerek…
Başarılarının devamı dileğiyle güzel insan…
 
Türk gençlerine fırsat verilip imkan sağlanırsa bir çok alanda ilklere imza atacaktır.
 
Keşfettiği şey öyle ahım şahım bir şey değil, teknik olarak yazıda bahsedildiği ve abartıldığı şekilde "çığır açan", "imkansızı başaran" bir deney de değil. Nitekim, henüz standart foton ve atom ile deneyi yapılmamış dahi. Ama bu şahsın bilimsel kimliğini yadsımaz. İşte bunlar hep beyin göçü. Gurur duymak değil, niye burada değiller diye düşünmek lazım.

Ama kime anlatacaksın?
 
bir Ali Kuşçu değil
 
Geri