Ölü bahar, şizofren satırlar..
Umutları ezilmiş gecelerde yaşandı, sevişmelerin şahı şahbazı...
Önce ipekli entari ve gömlekler sıyrıldı bedenden.
Sonra, özenle yerleştirilmiş kalp alındı kanatılmadan, göğüs kafesinden.
Ardından, bedenin son kalan hakimi ruh kovuldu arda kalan cesetten...
Ne önceden edilmiş birkaç kelimelik muhabbet, ne de aşkın kutsal gücü vardı..
Ne o masum kadın fahişeydi! Ne de o aç adam Kazanova...
Al kanın mikrobuna belenmiş bedendiler ve o gece kokmaya yüz tutmuş
iki ceset halinde seviştiler...
Önce kalp irkildi rastgele atıldığı yerden ve sonra ruh kaçmaya başladı etekleri tutuşmuş
azrail gibi o evden...
Oysa ne ezan sesi duyuldu o gece, ne de sela okundu minareden...
Ruhlar şeytanın emrinde, bedenler cellatın elinde, o kadın alemin dilinde, adam kendi
zevkinde.
Aşk tanrıçaları kırk bir kere tövbeye secde dururken,
şehvet naraları yayılıyordu o köhne
konağın pencerelerinden...
Umutları ezilmiş gecelerde yaşandı, sevişmelerin şahı şahbazı...
Önce ipekli entari ve gömlekler sıyrıldı bedenden.
Sonra, özenle yerleştirilmiş kalp alındı kanatılmadan, göğüs kafesinden.
Ardından, bedenin son kalan hakimi ruh kovuldu arda kalan cesetten...
Ne önceden edilmiş birkaç kelimelik muhabbet, ne de aşkın kutsal gücü vardı..
Ne o masum kadın fahişeydi! Ne de o aç adam Kazanova...
Al kanın mikrobuna belenmiş bedendiler ve o gece kokmaya yüz tutmuş
iki ceset halinde seviştiler...
Önce kalp irkildi rastgele atıldığı yerden ve sonra ruh kaçmaya başladı etekleri tutuşmuş
azrail gibi o evden...
Oysa ne ezan sesi duyuldu o gece, ne de sela okundu minareden...
Ruhlar şeytanın emrinde, bedenler cellatın elinde, o kadın alemin dilinde, adam kendi
zevkinde.
Aşk tanrıçaları kırk bir kere tövbeye secde dururken,
şehvet naraları yayılıyordu o köhne
konağın pencerelerinden...