Bir El Sallayanım Olmadı (adana Böyle Bir Acı Görmedi)

Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü

Bir el sallayanım olmadı (adana böyle bir acı görmedi)

Siz uzun bir yolculuga giderken arkanızdan su dökmeyen yada el sallamayan kimse oldumu?* benim olduuu.

1998 şubat gecesiydi adana otogarından bindigimde kimsezligin ne demek oldugunu birkez daha anlamıştım ne yolcu edenim nede el sallayanım oldu yol ankara etimesgutu gösteriyordu ayaklarım adana caddelerini istiyordu kimsesiz olmama ragmen bu şehir beni içine alıp bogup bırakıyordu.

Hareket vakti gelince bir annenin gözyaşları bir babanın onurlu duruşu gözümden akan yaşlara dur diyemedi tam hareket vakti geldiginde otobüsü durdurup gençlerin istiklal marşını okuması belki benim için olmasa dahi muthiş bir onurdu.

Aglayan annenin ogluyla yanyana oturduk satlerce konuşmadık hatta etimesguta girene kadar iki konuşmayan kişi birbirine kaynaşmış ikideli dolu arkadaş olmuştu zaferin anlatacak hikayesi çoktu çünkü adı zaferdi benim havada asılı kalan masum bir öyküm bile yoktu geçen 75 gün sonunda adanaya geri dönmüş aile huzurunun nedemek oldugunu burda görmüştüm 10 gun boyunca zaferlerin evinde kalmıştım ailesi beni çocugu gibi kabul etmişti bende biraz burukluk olsada kimsesizligimi gözlerimden anlıyordu 10 günde sanki adanayı tekrar keşif etmiştik ama on gün bu bitiyor ve gidiyordu.

Kaderimize çıkan diyarbakır lice iyi bir dostluga tanık olacaktı belki ama büyük bir acıyada şahit olacaktı 1998 kasım gecesiydi soguk iliklerimize öyle bir işlemişki saatler yelkovanı şaşırmış ibresi de bize küsmüştü zaman geçmek bilmiyor ihanet rüzgarları lice nin başını dumanlı daglara çevirmişti zaferle oyle kaynaşmıştıkkı attgımız adımlar yedigimiz yemekler aynı kursaktan geçiyor gibiydi bzene licenin soguguna aldırmadan şarkılar tutturup benim sigaramın dumanına bırakıyorduk acı bir ezgi bütün havayı kasmıştı arkadaşlarımızdan üçü şehit olmuş telsizlerden anons edilmişti.bunu duyan zafer oglum bak dedi bana bişey olursa annemi babamı sen hastaneye götüreceksin dedi.

Bedne ben ölürsem şanslısın kimseyi biryere götürmeyeceksin dedim aynı gülüyorduk ama birşeyler olacaktı çok şükür olmadı derken araç mayına basmış ve şarmapole yuvarlanmıştı ben ilk hamlede kendim yere atınca konvoy araçı şarampolun ucuna kadar devreile devrile gitmişti yetieşen birlikle beraber bedne aşagı ındıgımde askerlerin ve zaferin yüzünde hiç bir kan izi yoktu öylece masum ve tertemiz duruyordu.

Artık zaferle beraber 6 kişi şehit olmuştu 4 kişide sag kurtulmuştuk.peki ben diyecektimzaferin annesine nasıl hesap verecektim oglunuza sahip çıkamadım nasıl diyecektim öyle sessizce gitti zafer zafer çıglıklarıyla aylar sonra teskerimi aldıgımda verilen beyaz kagıtta artık asker dedildim peki beynımde biterebilcekmiydim.nasıl söndürecektim bu dagılan acıyı.

Yol busefer adanayı gösteriyordu el sallayan olmayınca karşılayanda olmaz dedigmde otobüs durmaya vakit zaferin annesi ve babası peronda masum gözlerle beni takip ediyordu dakikalarca bakamadım annesi beni görünce bıynuma sarılıp bütün bir ömrün acısı çıkartır gibi agladı babası durdurmaya çalışşsada huznunu bir çırpıda bıraktı kendını 2001 mart ayı şuanda zaferin ailesiyle yaşıyorum benim hiç ayrımadıalr yanlarından doktora götürüyorum babasına yardımcı oluyorum ben nasıl aile eksiligi hissetsemde onlarda oglununun eksikligini yaşıyorum odasında uyuyorum kıyafetlerini giyiyorum herşeye alıştım onlara acısıyla tatlsıyla bügün bayramın birnci günüydü mezarın başında sabahlayacaktı annesi zaferi zafer yapan hain mayından kimse sormadı ve zafer gitti gideli hiçbir bayram kimse ugramadı.

Şimdi bomboş sokaklar kabul etmiyor kaldırmlar yürünsün diyor kırılsın diyor ama kimse zaferi bilmiyor acılı bir annenin gözündn bitiyor bir yanlızlık onun için başlıyor önünden bir tabut geçiyor işte bu benim zaferim diyor aglamayın komşular bu sevda bir ömür bitmez aglarsınız toprak sizi sorgular zaferimin kni asla sönmez anlı şanlı gönderdim ben onu anlışanlı türk bayragıyla geldi acı bir ezgi vurdu onu bu zafer benim gitsede çoksevdim onu.
 
Geri