Bir Diktatörün Sonu

Konu sahibi son olarak 4375 gün önce görüldü
M.Ö. 44 yılı.. Mart ayının 13. günü Roma sokakları , yanında manevi oğlu Brutus’la Senato’ya girmekte olan Sezar’ı alkışlayan halkla dolup taşmıştı. Roma diktatörünün özel askerleri kendisine güçlükle yol açabiliyorlardı. Tam bu sırada kalabalık arasından fırlayan bir adam Sezar’a yaklaşıp ona bir parşömen uzattı ve kendisine şu sözleri söyledi :
- ” Bunu hemen okuyun. İçinde sizi ilgilendiren çok önemli şeyler yazılıdır.”
Gerçekten de parşömende Sezar’a karşı yapıacak bir suikastten söz ediliyordu. Ama, kalabalıktan ötürü güçlükle ilerleyen Sezar, bunu açıp okumaya fırsat bulamadı. Tanımadığı bir vatandaşı tarafından eline tutuşturulan bu parşömen belki de kaderin ona tanıdığı son kurtuluş şansıydı. Diktatör, Senato’ya girmek üzere merdivenlerden çıkarken suikastçiler tarafından hançerlenerek öldürlü. Son sözleri :” – Sen de mi Brutus ? ” oldu.
Soylu kişilerden olan senatörler, neden Sezar’a karşı bir suikast düzenlediler ve onu öldürdüler ? Bunun tek sebebi Roma Cumhuriyeti’ne egemen olması gereken demokratik ilkelerin, Sezar’ın tutumuyla yerlerini diktatörlük ilkelerine bırakmış bulunmasıydı.
Sezar’ın Senato’da öldürülüşü

Gerçekten de Roma’nın büyük bir imparatorluk kurmasına yardımcı olan bu ünlü komutan, konsül seçildikten sonra ününün de sağladığı imkanlardan yararlanarak devletin bütün kudret ve buyurma yetkilerine sahip olmuştu.
Sezar, görünüşte Cumhuriyet rejimine ve kanunlarına dokunmadı, ” imparator ” unvanının Roma’lılar tarafından hiç sevilmediğini bildiği için de hiçbir zaman ” taç ” giymek istemedi. Ama Sezar’In bu davranışları, onu Cumhuriyeti yıkmak isteyen bir diktatör olarak gören soylu senatörlerin kuşkularını yatıştırmadı ve olayların akışını değiştirmedi.
Halk Meclisi’ne dayanan Sezar’ın bir gün Cumhuriyeti yıkacaına inanan senatörler, çökmek üzere olan demokrasiyi kurtarmak, onun diktatörlüğüne son vermek için aralarında anlaştılar.
Sezar, kendisine karşı bir suikastin hazırlandığını sezmesine rağmen halktan aldığı güven yüzünden bunun üzerinde fazla durmadı. Böylece kader ona oyununu oynamakta gecikmedi ve aldığı 23 hançer yarasıyla öldü.
Sezar’ın ölümüyle Roma’da siyasi durum düzelmedi. 14 yıl sonra Octavianus kendisini imparator ilan ederek ” Augustus ” unvanını aldı. bu 14 yıl içinde demokratik ilkeler zayıflamış ve soysuzlaşmıştı. Siyasi hava, diktatörlükten başka hiçbir rejimi barındıracak durumda değildi. M. Ö. 44 yılı mart ayında geçen olay, Roma Tarihi’nin akışını değiştirememişti.
- See more at: Bir Diktatörün Sonu | tarihiblog.com
etkilerine sahip olmuştu.
.Ö. 44 yılı.. Mart ayının 13. günü Roma sokakları , yanında manevi oğlu Brutus’la Senato’ya girmekte olan Sezar’ı alkışlayan halkla dolup taşmıştı. Roma diktatörünün özel askerleri kendisine güçlükle yol açabiliyorlardı. Tam bu sırada kalabalık arasından fırlayan bir adam Sezar’a yaklaşıp ona bir parşömen uzattı ve kendisine şu sözleri söyledi :
- ” Bunu hemen okuyun. İçinde sizi ilgilendiren çok önemli şeyler yazılıdır.”
Gerçekten de parşömende Sezar’a karşı yapıacak bir suikastten söz ediliyordu. Ama, kalabalıktan ötürü güçlükle ilerleyen Sezar, bunu açıp okumaya fırsat bulamadı. Tanımadığı bir vatandaşı tarafından eline tutuşturulan bu parşömen belki de kaderin ona tanıdığı son kurtuluş şansıydı. Diktatör, Senato’ya girmek üzere merdivenlerden çıkarken suikastçiler tarafından hançerlenerek öldürlü. Son sözleri :” – Sen de mi Brutus ? ” oldu.
Soylu kişilerden olan senatörler, neden Sezar’a karşı bir suikast düzenlediler ve onu öldürdüler ? Bunun tek sebebi Roma Cumhuriyeti’ne egemen olması gereken demokratik ilkelerin, Sezar’ın tutumuyla yerlerini diktatörlük ilkelerine bırakmış bulunmasıydı.
Sezar’ın Senato’da öldürülüşü

Gerçekten de Roma’nın büyük bir imparatorluk kurmasına yardımcı olan bu ünlü komutan, konsül seçildikten sonra ününün de sağladığı imkanlardan yararlanarak devletin bütün kudret ve buyurma yetkilerine sahip olmuştu.
Sezar, görünüşte Cumhuriyet rejimine ve kanunlarına dokunmadı, ” imparator ” unvanının Roma’lılar tarafından hiç sevilmediğini bildiği için de hiçbir zaman ” taç ” giymek istemedi. Ama Sezar’In bu davranışları, onu Cumhuriyeti yıkmak isteyen bir diktatör olarak gören soylu senatörlerin kuşkularını yatıştırmadı ve olayların akışını değiştirmedi.
Halk Meclisi’ne dayanan Sezar’ın bir gün Cumhuriyeti yıkacaına inanan senatörler, çökmek üzere olan demokrasiyi kurtarmak, onun diktatörlüğüne son vermek için aralarında anlaştılar.
Sezar, kendisine karşı bir suikastin hazırlandığını sezmesine rağmen halktan aldığı güven yüzünden bunun üzerinde fazla durmadı. Böylece kader ona oyununu oynamakta gecikmedi ve aldığı 23 hançer yarasıyla öldü.
Sezar’ın ölümüyle Roma’da siyasi durum düzelmedi. 14 yıl sonra Octavianus kendisini imparator ilan ederek ” Augustus ” unvanını aldı. bu 14 yıl içinde demokratik ilkeler zayıflamış ve soysuzlaşmıştı. Siyasi hava, diktatörlükten başka hiçbir rejimi barındıracak durumda değildi. M. Ö. 44 yılı mart ayında geçen olay, Roma Tarihi’nin akışını değiştirememişti.
 
Geri