Bir Bakalım...

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
Bir insan!

Ister küresel ısınma diyelim ister aşırı enflasyon diyelim Ama ne dersek diyelim fiyatlar uçtu. Hadi fabrikasyon Tekstil beyaz eşya nalburiye hırdavat araba bilimum enerji ve araç gereç üretim ekipmanını isteyen sektörleri geçtik. Peki bu tarım Konusuna ne yapmalı? Hemen laf söylemek için balkabağı hesabı; yok devlet şunu yapmıyor çiftçiyi desteklemiyor falan filan demeyi geçelim. Arkadaşlar sorun aradaki Tüccar kabzımallar. Tarlada 50 kuruşa alınan veya bir liraya alınan bir ürün pazar tezgahına gelene kadar nasıl 30 lira olur tabii ki izahı yok var ama yok çünkü izah için küfür etmek gerekiyor Tamam bu sorunu herkes biliyor Pekala çözüm için ne yapmak gerekiyor? Benim bir fikrim var Eminim hepinize aynı şekilde savunacaksınız;

Hepimiz bir mahallede mahallemiz bir semtte semt bir belediyelikte değil mi? O halde biz Pazar yerlerimizi belediyeye ait olan yerlerden bahsediyorum niçin direk çiftçiye açılmasına izin vermiyoruz ne için araya İlla komisyoncular kabzımallar giriyor? Tamam çoğu ürünün üretildiği yerler olmayabiliriz oturduğumuz semtler bakımından ya da yerler bakımından. Bu işe belediyeler el atamaz mı. Yani belediyelere ait haller olsa çok daha ucuza mal edilmez mi büyük araçlar ile getirilen gıda maddelerinin meyve ve sebzenin hallere ulaşması sağlanamaz mı? Elbette ki sağlanır. Bu hallerde belirlenecek makul fiyatlar ile beldenin veya ilçenin esnafının çiftçisinin bunları satması sağlanamaz mı? Elbette ki sağlanır. Biz Pazar esnafımızı niçin komisyonculara kabzımanlara mahkum ediyoruz. Pazar tezgahlarında 20 lira 30 liraya satılan bir ürünü direkt üreticiden 5 liraya alındığında Haydi 5 lira da yol konuldu, ayağına Kadar gelmiş ürünü satacak esnasında üzerine sadece 2 lira kar payı ile satması sağlanamaz mı? Şimdi bir bakın bakalım kaç lira oldu fiyat bizim ₺30 olan ürün oldu mu size 12 veya 15 lira. Bundan kim Karlı çıkıyor Bir düşünelim. Ya da ben düşünmeyi bıraktım bakalım Siz neler düşünüyorsunuz?
 
Kabzımal olayına hem fikirim lakin sorunun ana noktasının sadece bu durum olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de uygulanan yanlış tarım politikaları ve çiftçinin büyük bir hezeyanda bulunduğu destek paketlerinin yetersizliği ve tarlaların boş kalması en büyük etken.

Tohum, gübre, mazot ve su çiftçinin majör sorunları maalesef en basiti mazotu ele alsak;

Mazota her 1 TL zam çiftçilere 3,5 milyar TL ilave gider yazıyor.
2020'de 24 milyar TL civarındaki giderleri 145 milyar TL oldu.

Türkiye üretimden çok tarım konusunda ithalata yöneldi. Pirinç, buğday ve şeker konusunda ihracat yapan bir ülke iken ithal eden bir tarım sistemine dönüştürüldük.

Ayrıca yanlış politikalardan biri olan Sudan’daki 99 yıllığına kiralanan hayali proje 780.500 hektar tarım arazisine 10 yıl boyunca ciddi bütçeler ayrılmış ve 2023 yılında cumhurbaşkanlığı kararı ile tasfiye edildiğinide unutmamak gerekir. :)
 
Son düzenleme:
kamil 13 yaşında ve arkadaşları ona einstein diyor.

"gerekirse ithal ederiz; ne olacak" şeklinde özetlenen politikalar güden hükümet dururken sorunun ana kaynağı belliyken gidip kabzımala sallayan ulema arkadaş. türk tarımını bitirme eylem planı takır takır işliyor. patetesi bile ithal ediyorsun arkadaşım ne kabzımalından bahsediyorsun bize. iktidarı boyunca tarımsal alan kurma ve sulama projelerinde hedeflerin sadece %25 ila %30'unu gerçekleştirebilmiş hükümetten bahsediyoruz burada. türkiye'de son 10 yılda, 2 milyon 573 bin futbol sahasına denk gelen 27 milyon 825 bin 64 dekar tarım arazisinin, imara, inşaata kurban gitti bu ülkede. elinde yeterli sayıda bol mamul olsa bak bakalım kabzımal o fiyata o ürünleri satabiliyor mu. belediyenin işi pazar yeri kurmak, millete ucuz mamul ulaştırmak değil, daha belediyeciliğin ne olduğundan bir haber. ithal etmediğin kaç kalem ürün kaldı ? o kadar sığ ve fakir bir düşünce yapınız var ki, kendi sığ düşüncelerinizin hayatın gerçekleri ve çözüm yolları olarak görüyorsunuz.
 
Hahaha Vallahi olmayacak ya. Nasrettin Hoca fıkrası gibisiniz Bakın size ilkokul çocuklarının anlayacağı dilde tarif edeyim.

Düşünün ki bir kasaba giderken yolun ortasında bir taş gördünüz. büyükçe bir şey çok büyük değil ama kazaya sebebiyet verecek şekilde. Havada soğuk, etrafta hiçbir yerleşim yeri yok. Siz doğal olarak dikkatli bir sürücüsünüz ya, taşın kenarından geçtiniz. arkanızdan gelen de aynı şekilde geçti, onun arkasından gelen de. ama Allah'ın işine bakın ki hastası veya acil bir işi olan birisi yola çıktı, yolda giderken dikkat etmedi ya da bir aracı sollarken aniden önüne çıktı. Ne olacak? hemen söyleyeyim taşın üstünden geçecek, arabanın direksiyon hakimiyetini kaybedecek, birkaç savruluştan sonra ya yol kenarında bir ağaca veya herhangi bir şey çarpacak. Elbette ki kimsenin ölmesi taraftarı değiliz; inşallah da öyle bir şey olmaz, ama farz ediniz ki oldu. burada yapmanız gereken neymiş.? Şoförlükteki ustalığınız kadar da beyniniz gelişmiş olsaydı, o taşı gördükten sonra 5-10 metre bile geçseniz durur o taşı yoldan alırdınız ki, başkaları zarar görmesin diye.
Yani yolda taş var taş var demekle o taş oradan kalkmıyor. bir tane aklı evvelin, size göre Tabii ki, ama normalde düşünen bir insanın bu çözümü bulup gereken yapması gerekiyor. Çözümü odaklandın. yoksa Cem Yılmaz'ın dediği gibi beyni yok ama fikri var misali boş konuşmuş olursunuz ;) polemiğe girmeyi sevmem ya doğru dürüst öneri söyleyin ya da susun!

Sanırım bazılarında mahalli seçimler öncesi ne siyasi şovmenlik yapmaları vahiy yoluyla gelmiş tebrik ederim
 
ahahah tabi hükümete laf atmayayım olanları normalleştireyim, kabzımala geçireyim. sorunun kaynağı kabak gibi dururken yol zaten bozuk ve engebeli iken, mayın tarlası gibiyken gidip yoldaki taşı dert edeyim. o halde o yolu düzgün döşetecek birini seçeceksin. burası türkiye her zaman herkes krizi fırsata çevirir hükümet çözmemiş, çözmek istememiş bizim ircforumlarındaki kamil arkadaşımız çözecek. aklı var fikri olan da anca bu kadar işte.
 
Pazar da hem köylü kendi malini satiyor hem esnaf, ama her ikisininde fiyatlari neredeyse ayni. Ben bunu örnegin her sene tatile gittigimde Alanya pazarinda yasiyorum. Yani ciftciden dogrudan alirsan %50'den fazla ucuz olacak diye bir sey yok. Tabiiki üretenden alici vatandasa gelene kadar olan arabulucularin azalmasi gerekli tek cözüm herkesin dogrudan ciftciden almasi degil. @Ocean arkadas deginmis, söyledikelrini ciddiye almak gerek. Ülkede gercekten tarim bitirildi, hayvancilik bitirildi, köyde yasam bitirildi,....
Bu bir ssiyasi secenektir ve bu siyasi secenegi degerkendirmek gerekli yapilanlar dogrumu yanlismi diye. Yoksa Robin hut misali meydanlarda gezinmek veya tüccarlari günay kecisi yapmak bir ise yaramiyor. Birileri bir dönem kebabcilar terörüst diyordu, ciftciler vatanhaini ilan edilmisti, depolari basiyorlardi,..... Ehhh noldu simdi, neden artik o söylemler yok, baskinlar yok,....? Her dönem yeni günah kecileri gerekli, eski söylemler tutmuyor artik demi.
 
düşünen beyinlere
kamil bey imzasını atmış
helal olsun
 
Herşey uçmaya da devam ediyor
 
Geri