ABD'de ünlu bir basketbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Basketbolcu
yakalanmıştı. Bütün deliller sanığın aleyhine olmasına rağmen sanık avukatı suçlamaları ısrarla reddediyordu. Durusma
Amerikan filmlerindeki gibiydi... Hakkında mahkumiyet kararı verilmesi an meselesi olan basketbolcu sanık sandalyesinde büyük bir soğukkanlılıkla oturuyordu...
Basketbolcunun kucak dolusu para ödeyerek tuttuğu avukatı ise jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu:
"Sayin juri, sayın hakim, muvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum... Buna az sonra sizler de inanacaksınız... Neden mi? Bakın, şimdi iki dakika içinde duruşma kapısı açılacak ve içeriye gerçek suçlu girip suçunu itiraf edecek..."
Duruşma salonundaki herkesin gözü kapıya kilitlenmişti... Merakla beklenmesine ve aradan beş dakikadan fazla zaman geçmesine rağmen içeri kimse girmemişti... Avukat bir savunma dehasıydı; öldürücü hamlesini yaptı:
"Bakın, aslında siz de maktül kadının müvekkilim tarafından öldürüldüğüne tam olarak inanmıyorsunuz... Zira hepiniz büyük bir merakla içeri girecek kişiyi beklediniz. Masum olan müvekkilimi haksız yere cezalandırmamak için bu tecrübeniz ışığında adaletli bir karar vermenizi talep ediyorum!..."
Jüri, verilen aradan sonra kararını açıklar. Sanık suçlu bulunmuştur. Bu etkileyici savunmadan sonra böyle bir karar çıkmasını beklemeyen ve adeta şok olan sanık avukatı mahkeme çıkışında bayan jüri başkanının yanına yaklaşarak sordu:
"Siz de diğer herkes gibi merakla kapıya bakıp beklemiştiniz. Neden böyle bir karara imza attınız?"
"DOĞRU" dedi jüri başkanı, "BEN DE KAPIYA BAKTIM, AMA BİR ŞEY DİKKATİMİ ÇEKTİ, BİZİM MERAKLA KAPIYA BAKIP BEKLEDİĞİMİZ O SÜREÇTE MÜVEKKİLİNİZ BİR KEZ OLSUN DÖNÜP KAPIYA BAKMADI!.."
yakalanmıştı. Bütün deliller sanığın aleyhine olmasına rağmen sanık avukatı suçlamaları ısrarla reddediyordu. Durusma
Amerikan filmlerindeki gibiydi... Hakkında mahkumiyet kararı verilmesi an meselesi olan basketbolcu sanık sandalyesinde büyük bir soğukkanlılıkla oturuyordu...
Basketbolcunun kucak dolusu para ödeyerek tuttuğu avukatı ise jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu:
"Sayin juri, sayın hakim, muvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum... Buna az sonra sizler de inanacaksınız... Neden mi? Bakın, şimdi iki dakika içinde duruşma kapısı açılacak ve içeriye gerçek suçlu girip suçunu itiraf edecek..."
Duruşma salonundaki herkesin gözü kapıya kilitlenmişti... Merakla beklenmesine ve aradan beş dakikadan fazla zaman geçmesine rağmen içeri kimse girmemişti... Avukat bir savunma dehasıydı; öldürücü hamlesini yaptı:
"Bakın, aslında siz de maktül kadının müvekkilim tarafından öldürüldüğüne tam olarak inanmıyorsunuz... Zira hepiniz büyük bir merakla içeri girecek kişiyi beklediniz. Masum olan müvekkilimi haksız yere cezalandırmamak için bu tecrübeniz ışığında adaletli bir karar vermenizi talep ediyorum!..."
Jüri, verilen aradan sonra kararını açıklar. Sanık suçlu bulunmuştur. Bu etkileyici savunmadan sonra böyle bir karar çıkmasını beklemeyen ve adeta şok olan sanık avukatı mahkeme çıkışında bayan jüri başkanının yanına yaklaşarak sordu:
"Siz de diğer herkes gibi merakla kapıya bakıp beklemiştiniz. Neden böyle bir karara imza attınız?"
"DOĞRU" dedi jüri başkanı, "BEN DE KAPIYA BAKTIM, AMA BİR ŞEY DİKKATİMİ ÇEKTİ, BİZİM MERAKLA KAPIYA BAKIP BEKLEDİĞİMİZ O SÜREÇTE MÜVEKKİLİNİZ BİR KEZ OLSUN DÖNÜP KAPIYA BAKMADI!.."