Bir Avuç Yanlızlık

Konu sahibi son olarak 91 gün önce görüldü
Burası da benim kişisel sayfam
Selamın aleyküm
Aleyküm selam

Hoşgeldiniz sayfama.
Hayırlı olsun o zaman :dyg:
 
Çok mutsuz olabilirsin. Çok acı çekebilirsin. Mahvolabilirsin. Her şeyini kaybetmiş olabilirsin. Hüngür hüngür ağlıyor olabilirsin. Ölmek istiyor olabilirsin sen ne yaşarsan yaşa; Ne kar yağmaktan vazgeçer ne de yağmur diner. Hayat kendine gelmeni beklemeden akar gider ve zaman seni asla durup da beklemez. Sen ne kadar gözyaşı dökersen dök bir yerde insanlar kıskanılacasına mutlu olmaya gülmeye hatta kahkaha atmaya devam eder.
Yani; Çektiğin acıları en derin sen hissedersin. Ve onların verdiği zarar yetmiyormuşçasına kendini öldüresiye hırpalarsın.

Aslında çeker gidersin herkes kaldığını sanır.
 
Sen beni seversin ben seni.

Sarhoş oluruz birlikte uyuruz..

Sonra da:
Kavga ederiz vurmalı hemde. hastanelik falan ederiz birbirimizi.
yemek yaparız beraber. bakarsın ocakta unutur yakarız.
çamaşırları birlikte asarız. kalan mandalları aşağıdan geçen adamın kafasına atar içeri kaçarız.
birlikte banyo yaparız. ben senin saçlarını sen benimkileri yıkarsın.
sen gitar çalarsın ben mızıka. önümüze para atarlarsa sıcak simit alırız.
sen yüzüstü yatağa uzanırsın ben yüzüstü sırtına. mutlu oluruz.
sen çoraplarını bulamazsın ben evin anahtarını. her yere geç kalırız.
sen bana küfür edersin ben sana. sinirimizi birbirimizden çıkarırız.
sen kahve yaparsın ben kurabiye. sohbet ederiz.
sen şarkı sözleri söylersin ben ıslık çalarım. dans ederiz.
ben senin fotografını çekerim sen benim resmimi yaparsın.
sarhoş oluruz birlikte uyuruz.
 
Karşılıksız aşk nedir?
-Diyelim ki sen balık ol. Çok yaramaz bir balık ol ama. Bir gün canın sıkılsın ve suyun yüzeyine çok yaklaş. O kadar çok yaklaş ki elle tutulabilecek kadar bulutları seçebilecek kadar. Sonra bir buluta aşık ol. Öyleaniden saçma sapan.
Seni görecek hatta halini beğenmeyecek diye hemen suyun en dibine kaç. Havalar yağmurluymuş o sıra. Her gün gör o bulutu. Yağmur damlalarını yakalamaya çalış ondan sana gelen birer hediyeymiş gibi. Diğer bulutlardan ve şimşeklerden kıskan onu. En çok şimşeklerden. O da seni seviyordur belki. Yoksa bu kadar yağmur yağamazdı. O kadar çok yağamaz ki. Bir gün yüzeye çıkarken sıcak bassın yüzgeçlerini. Sankimesela heyecandan mesela onu göreceksin diye bastı. Bir de bak ki o gitmiş. Güneş gelmiş. Güneş ne ki? O kötü bir şey. Güneş kötü bir şey olmasa bulut gitmezdi. Bu sefer sen yağmur yağdır bütün denize. Bir daha göremeyeceğin için değil. Çünkü sevse o ufacık beyaz bulut kalırdı orada. Uğraşırdı denize inebilmek için. Sis olurdu siz olurdunuz.
 
İçimde derin yarıklar bırakıyorsun git dediğim cümlelerde.Yanık kağıt uçları kokuyor hava.Ben ki sana git demedim hiçbir zaman, gittiğinden dolayı gitmeleri ezberlemiş gözlerime ağır geliyor gözyaşları biliyorsun.
Of bu ne ağır bir akşam, bu nasıl derin iç soluklanması ölüm desem bu kadar kara değil.
Ezberi bozulmuş kederler taşıyorum satırlarımda. Soluklandığın dünyanın insanıyım hala. Soluklandığın kıyıların ıslaklığında gözyaşlarım. Bu kaçıncı sarhoşluk ne önemi var. Bütün sarhoşluklarım sana çıkıyor ezberli.
Sarı , evet akşamlar senin dışında ve sarı. Üç adımda atabilirim sonsuzluğu heybeme, sarı.
Ve hayır ama. Dillenmeli bir kez gördüğüm akşamın yapışkan sevdası dillerde. Ardında kocaman yalnızlıklar saklı sevdanın ayakları terlemeli rıhtımımda. Suskunluğu altın bilmiş kalabalıklara inat sözler akmalı geceme.
Bilesin istiyorum, yakışmıyor o dudaklara bu hüzün. Hani çocukluğumuzun masallarındaki gibi bitmeli kötü başlangıçlar. Bir yerde iyi bir şeyler olmalı. Duymalı bunu herkes. Birilerinin sevinç şaşkınlığını yüzüne yapışmalı çıkmalı karşıma. Diğeri patlayıncaya kadar oh be demeli. Demeli işte.
Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.
Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…
Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…
Kim bilir?
 
Kalbimin doğusunda bir yalan dünya vardı / Okyanusları mavi olmayan / Benim için hayat,/ Kalbi kalpazanlıktan kırk sene yatmış çıkmış bir adamdı ( Didem Madak )
 
Bir insana zorla sevdiremezsin kendini/Bana güven diyemezsin/O bunu hissetmiyorsa/Tek bir söz söyleyebilirsin:/â€Sen Bilirsin!â€*Can Yücel
 
Ne zamandır seni seviyorum biliyor musun? Bana ilk defa “keşke yanımda olsaydın†dediğinden beri. Hayır eminim, hoşlanma değil bu. Seviyorum işte. -Ne zamandır seni özlüyorum biliyor musun? İlk tanıştığımız günden beri. Bir iki kelime yazman için kafayı yedim. -Ne zaman senden vazgeçtim biliyor musun? Hayır, gittiğinde değil. Gidipte dönmediğinde vazgeçtim. -Ne zaman seni sevmekten yoruldum biliyor musun? Beni diğerleri gibi gördüğün ve diğerleri gibi olduğun zaman. *Ve tek söylemek istediğim, ben cidden sevmişim seni. Uzun zaman önce..
 
‘’Gerçeği, insanların ölçüsü ile değil; insanları gerçeğin ölçüsü ile tanı.’’ Hz.Ali (r.a)
 
Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, aranacak bir şey kalmamıştır!
 
Aşk aşığı şair eder, zencir eder, katı taşı mum eder.
 
Evleniriz belki bir gün, belki çocuklarımız olur. Bana benzer şair olur, sana benzer şiir olur.
 
Sen şimdi beraber yürüdüğümüz o kadar yolu, tek başına geri dön mü diyorsun?
 
Her şeyi boş verdim, boş verdiklerimin arasına hoş geldin.
 
Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için, helal ediyorum hakkımı.
 
Geri