bir ask hikayesi

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz
virgulll.gif
minik bir salon.. Seyircilerle
virgulll.gif
oyuncular arasında
virgulll.gif
sahanın çizgisi vardı sadece..O kadar yakındılar..
Delikanlı
virgulll.gif
bu tatlı
virgulll.gif
bu güzel
virgulll.gif
bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını
virgulll.gif
fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil
virgulll.gif
o güzel kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi..
Delikanlı
virgulll.gif
çok popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir
virgulll.gif
belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip
virgulll.gif
takım karşıya gidince
virgulll.gif
delikanlı da yerini değiştirdi
virgulll.gif
o da karşıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar.."anladım" der gibi bir gülümseyişti bu...
Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü
virgulll.gif
sabahın köründe kalktı
virgulll.gif
erkenden oynanacak maçı
virgulll.gif
ne maçı canım
virgulll.gif
o dünyalar şirini kızı görmek için..
Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. Dahası.. Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde
virgulll.gif
okul civarında oluyordu
virgulll.gif
onu bir kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında
virgulll.gif
hafif çok hafif bir gülümseme
virgulll.gif
çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı.. Bir defasında
virgulll.gif
yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi
virgulll.gif
okul dağılışı kızın karşısına çıkmış
virgulll.gif
gülümseyerek selamlamış
virgulll.gif
sonra arka sokaklara dalıp
virgulll.gif
yıldırım gibi koşarak
virgulll.gif
bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı. Kız bu defa
virgulll.gif
iyice gülmüştü.. Karşısında
virgulll.gif
sözüm ona ağır ağır yürüyen
virgulll.gif
ama nefes nefese delikanlıyı görünce..
Delikanlı
virgulll.gif
voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı
virgulll.gif
kaptana açıldı.. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi. Bir yerde
virgulll.gif
bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar
virgulll.gif
bu işler böyle oluyordu çünkü.. Kaptan "tabi" dedi.. "bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz
virgulll.gif
hem de tanışırsınız.."

"Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı.. "Mutluluk işte bu!.."

Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı.. Konser gününü de hiç ama hiç unutmadı.. O ne heyecandı öyle.. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan
virgulll.gif
salona girdiklerinde
virgulll.gif
ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yanyana düştüler.İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yanyana oturduğuna
virgulll.gif
onun sıcaklığını hissettiğine
virgulll.gif
onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce tanışırken tuttuğu el
virgulll.gif
bir karış ötesinde öylesine duruyor
virgulll.gif
delikanlı
virgulll.gif
sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken –o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya- o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu işte elini.. Her şey böyle iyi giderken
virgulll.gif
yanlış bir hareketle
virgulll.gif
onu ürkütebileceğinden
virgulll.gif
incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki..
Sonunda dayanamadı
virgulll.gif
sanki kolu uyuşmuş gibi
virgulll.gif
uzandı..Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil.. Koltuğun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Bir kaç saç teli
virgulll.gif
delikanlının elinin üzerine dokundu.. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü.. Konserden çıkarken
virgulll.gif
kız
virgulll.gif
şakalaştı.. "Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da da maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak.."
Hayır
virgulll.gif
aramayacaktı. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü.. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek
virgulll.gif
hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı.. Gece yarısı kalkan otobüse bindi.. Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi
virgulll.gif
en ön sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken
virgulll.gif
salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii.. İlk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki.. İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde
virgulll.gif
ügüncü sette kız fark etti delikanlıyı..Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade
virgulll.gif
biraz mutluluk
virgulll.gif
biraz da gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolejde çok popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu..
Maç bitti. Kız soyunma odasına
virgulll.gif
delikanlı garaja gitti. Tek kelime konuşmadan.. Konuşmaya gelmemişti ki.. Kız "keşke orada olsaydın" demişti. O da olmuştu işte.. Hepsi o.. Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında..
Bir gün üniversite kantininde gazete okurken
virgulll.gif
iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe.. Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki.. Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti
virgulll.gif
Kolejin önüne gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. "Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan.. Kız
virgulll.gif
Necip Fazıl'ın dört satırını okurken..
"Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar...
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!.."
Ertesi gün öğleden sonra
virgulll.gif
tarif edilemez heyecanlar içinde Kolejin önündeydi gene.. Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı.. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet
virgulll.gif
çağırıyordu işte.. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken.. "Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız.. O da heyecanlıydı
virgulll.gif
belli.. "Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin
virgulll.gif
ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondan da hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim
virgulll.gif
hanginizden daha çok hoşlandığıma.. Ve de şu anda
virgulll.gif
onu terk etmem için bir sebep yok.."
Kaynak: Dusler Forum, Forumlar http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=372235
"O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam
virgulll.gif
hayatında başka kimse olmazsa
virgulll.gif
ara beni!" dedi
virgulll.gif
delikanlı ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından.. Bir daha voleybol maçına gitmeden
virgulll.gif
bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden..
Yıllarca sonra Levent Yüksel'in söyleyeceği şarkıdaki Sezen Aksu'nun sözlerini o zaman biliyordu sanki. Aşk "onurlu" olmalıydı.. Günlerce
virgulll.gif
haftalarca
virgulll.gif
aylarca bekledi.. Tıpkı
virgulll.gif
kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı
virgulll.gif
şeytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla
virgulll.gif
arzuyla bekledi. Umutla
virgulll.gif
umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi.. Başka hiç kimseye bakmadan
virgulll.gif
başka hiç kimseyi bulmadan bekledi. Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü şiir.. İlki kıza verdiğiydi.. Bir ikinci dörtlük daha vardı orada.. O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu..
Bekleyiş sürüyor
virgulll.gif
sürüyordu.. Okullar kapandı
virgulll.gif
açıldı.. Aylar
virgulll.gif
aylar geçti..Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü.. "Günlerdir seni arıyorum" dedi kız. "Günlerdir seni arıyorum. İşte sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!.."
"Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece.. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken
virgulll.gif
aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken
virgulll.gif
ağzından sadece bu ses çıkmıştı: "Yaaa!.."
Cebindeki artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza.. "Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün.." dedi. "Bu da sonu onun..."
Sonra yürüdü gitti
virgulll.gif
arkasına bile bakmadan.. Kız ikinci dörtlüğü oracıkta okurken..
"Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!.."
Aradan yıllar
virgulll.gif
çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hala düşünüyor.. O uzun
virgulll.gif
çok uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını? Ya da beklerken
virgulll.gif
ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki
virgulll.gif
artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini canlı tutmak için mi
virgulll.gif
canlısını silmişti yani?.. Ya da.. Ya da.. Bir şiirin romantizmine mi kapılmış
virgulll.gif
bir delikanlılık jesti uğruna
virgulll.gif
mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp mü gitmişti acaba?
Delikanlı bu soruların cevabını bugün hala bilmiyor.. Bilmediğini de en iyi ben biliyorum.. Çünkü
virgulll.gif
o delikanlı
virgulll.gif
bendim!...(LaZzKoPaT)
 
Geri