Bir anneye bu yazı yazılır mı!

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Antalya'da doktorların 3 ay ömür biçtiği doğuştan ağır epilepsi ve kesin tedavisi bulunmayan mikrosefali (baş küçüklüğü) hastası olan 2.5 yaşındaki oğlu için, sosyal medya üzerinden bir kişinin kendisine gönderdiği 'Oğlun gebersin daha iyi' mesajını okuyan anne Ceylan Özdemir, duruma tepki gösterdi.

Gözleri görmeyen, konuşamayan, duymayan ve yaşam savaşı veren oğluyla ilgili hakaret ve küfür eden kişiye seslenen Özdemir, Bu tip konulara üzülmüyordum ama bu seferki canımı yaktı. Küçücük el kadar çocuk sana ne yapmış olabilir. Ağzı var dili yok. Kendince bir yaşam mücadelesi var dedi.
Antalya'da yaşayan Tarık ve Ceylan Özdemir çifti 2017 yılı Aralık ayında ilk çocuklarının dünyaya gelmesinin mutluluğunu yaşadı. Son derece sağlıklı olan erkek çocuklarına Ata ismini veren genç çift, günler ilerledikçe çocuklarının davranışlarında farklılıklar gözlemledi. İddialara göre doğumun gerçekleştiği özel hastanede son derece sağlıklı dünyaya geldiği söylenen minik Ata'yı başka bir hastaneye götüren Özdemir çiftinin bebeklerinde, epilepsi ve kesin bir tedavisi bulunmayan mikrosefali (baş küçüklüğü) hastalığı teşhis edildi. Dünyaları bir anda kararan Özdemir çifti, hastaneyi ihmalle suçlayarak hukuki süreç başlattı.

Oğlun gebersin daha iyi
Bu yaşına kadar birçok kez yoğun bakıma girip amansız hastalığıyla savaş veren Ata'nın ailesi, bir süre önce akciğer enfeksiyonuna yakalanmış, 'ölecek' denilirken tekrar savaşı kazanıp evine taburcu edilmişti. Entübe edilen çocuklarını eğlendirebilmek ve kendisi ile diğer engelli çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına sosyal medya hesapları açan Özdemir ailesi, burada çocuklarının bakımı konusunda diğer engelli çocukların aile bireylerini de bilgilendirici yönde videolar yayınladı. Özdemir çifti, geçtiğimiz günlerde gelen bir mesajla şoke oldu. İnstagram hesabından bir kadına ait profilden anne Ceylan Özdemir'e, Oğlun geberir inşallah, gebersin daha iyidir. Mide bulandırıcı bir oğlunuz var. Çok komiksiniz. Yazık acıyorum halinize, bir de gençsiniz. Sen kocana engelli bir çocuk vermişsin daha sana ne diyeyim. Kadın bile değilsin sen şeklinde mesajlar atıldı.
Canı çok yanan Ceylan Özdemir, mesajı gönderen kişinin iki çocuk sahibi bir anne olduğunu ileri sürdü. Sosyal medyadan çektiği bir videoyla duruma tepki gösteren Özdemir, Ata dünyaya böyle gelmek istemezdi. Allah onu öyle yarattı ve böyle geldi dünyaya. Ben onu böyle kabul ettim. O benim canım ciğerim, evladım, yavrum. Zamanında 'İlerleyen zamanlarda, çocuğunun eli, ayağı dönecek. Konuşamayacak, seni anlamayacak. Sen kendini paramparça edeceksin ama eline bir şey geçmeyecek' demişlerdi. Bunları çok yaşadım. Ama ben bunlara takılı kalmadım. Hiçbir zaman olsun Ata'dan bir gün olsun bile umudumu kesmedim. Çünkü ben, nefes aldığı sürece umut vardıra inanıyorum. Yaşamak çok güzel bir şey. Ne şekilde yaşadığın önemli değil. Allah sana ne şekilde nefes verdiyse, sen ona o şekilde tutunmak zorundasın dedi.

Bu nasıl bir hastalık, bu nasıl bir vicdan, anlamakta zorluk çekiyorum
Oğluyla gurur duyduğunu belirten Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:
Siz ne şekilde eleştiri yaparsanız yapın, ne kadar kötü yorum yaparsanız yapın, bu durum hoşunuza gitmese de ben oğlumla gurur duyuyorum. Onun yaşama olan savaşıyla gurur duyuyorum. Başkalarının zoruna gidebilir, ya da bunu bir hastalık haline getirip takıntı yapabilirler. Son 10 gündür bunu yaşıyoruz. Normalde Youtube'dan kötü yorumlar geliyor, silip engelliyorum. Arkasında kesinlikle durmuyorum. Çünkü bana ihtiyacı olan bir evladım var. Benim enerjime ihtiyacı olan bir çocuğum var. Ben enerjimi bu tip şeylerle harcayamam ama bu sefer ki olayda takıntı haline getirildi. Sen bu çocuğu neden doğurdun, sen ne biçim kadınsın kocana engelli bir çocuk verdin. Senin çocuğunun Allah belasını versin. Gebersin, yaşamasın gibi, şu mübarek Ramazan ayında ağzıma alamayacağım kelimeler etti bana. Ben sustukça, silip engelledikçe, farklı farklı hesaplardan sürekli yazmaya devam etti. Dediğim gibi normalde ya çocuk yazmıştır ya da aklı başında olmayan biri yazmıştır, silip engelleyip geçtim. Ama bunu yazan iki çocuklu bir anne. Küçücük bir çocuğun ölmesini isteyecek kadar anne olabilmiş. Anneyim diyor. Ben en çok buna kızdım. Sen bir annesin, senin bir evladın var. Nasıl bu kelimeleri edebiliyorsun. Bu nasıl bir hastalık, bu nasıl bir vicdan, anlamakta zorluk çekiyorum.

Ne benim kadınlığım kaldı, ne oğlumun çocukluğu kaldı
Özdemir, hakaretlerin ardı kesilmeyince konuyu yargıya taşıdığını aktararak, Artık yargı onun cezasını verecek. Şu an yurt dışındaymış, ne yaparsa yapsın onu ben her şekilde bulacağım. Kimse benim çocuğuma, 'ölsün', 'gebersin', 'yaşamasın' diyemez. Kimsenin bunu demeye hakkı yok. Küçücük el kadar çocuk sana ne yapmış olabilir. Ağzı var dili yok. Kendince bir yaşam mücadelesi var. Annesi olarak desteğiyim onun. Bizim sana ne zararımız dokunabilir. Arkasından tekrar hakaretler etmeye başladı. Ne benim kadınlığım kaldı, ne oğlumun çocukluğu kaldı. Nefret içerikli cümleler kurmaya başladı. Hanımefendinin 2 çocuklu olduğunu öğrendik. Özür dilemeye başladı. 'Özür dilerim ben böyle olsun istemezdim. Benim hesabıma girip başkaları yazmış' dedi şeklinde konuştu.A99E37F5-14C8-4DDC-A38A-CCF2BFD08F82.jpeg
 
Sosyal medyada her kültürden insan var ve bazıları da gerçek yaşamda asla yan yana gelmeyeceğiniz türde insanlar...
İnternet başına geçip hiç tanımadıkları insanların hayatına karışan da var, bu tip durumlarda moral bozmaya çalışan da maalesef.
Vicdanı körelmiş çok sayıda insan bu tip mecralarda varlık gösterebiliyor ve söylemler üzücü gerçekten.
 
Sosyal medyada her kültürden insan var ve bazıları da gerçek yaşamda asla yan yana gelmeyeceğiniz türde insanlar...
İnternet başına geçip hiç tanımadıkları insanların hayatına karışan da var, bu tip durumlarda moral bozmaya çalışan da maalesef.
Vicdanı körelmiş çok sayıda insan bu tip mecralarda varlık gösterebiliyor ve söylemler üzücü gerçekten.
3 ay ömür biçen doktora rağmen 4,5 yaşına kadar yaşadı bu sene vefat etmişti
 
Anne olarak elinden gelenden fazlasını yapmaya çalışmış ve ne yazık ki bazı durumlarda insan çaresiz kalabiliyor.
 
Bir anneye bunu yazabilecek insanlar maalesef ki var. Belki daha kötüleri de.. Ellerine imkan verilse söylediklerini eyleme dökecek ölçüde vicdanı melekelerden yoksun insanlar da vardır. Buna geçtiğimiz gün iki yaşındaki çocuğa yapılanları okuyunca tam anlamıyla ikna oldum artık. Sosyal mecralar ise bu niyetlerin açığa çıktığı nefretin ve kaba üslubun ifadesinde hiçbir sakıncanın bulunmadığı, aksi duyguların samimiyetinin ise sorgulanması gereken ortamlardan çok daha fazlası değil.
 
Cesareti olup da insanların yüzüne gerçek hayatta bir kelime edemeyecek kişiler, bu tip mecralarda ağzına geleni söyleme hakkı bulabiliyorlar maalesef.
Hak yerini nasılsa bulur, kimsenin yaptığı kötülük de yanına kalmaz.
 
Malesef internetde acik hayatini yasiyorsan sevenlerin oldugu gibi nefret edenlerinde oluyor. Cok takilmasin bu gibi yorumlara.. host kopek.

Ataya gelince, eskiden arada bir youtubede takib ederdim.. O bir melek simdi.
 
Geri