ÜMİT HEP OLACAK
Akşamın hengamesine bir de hafif çiseleyen yağmur eklenince İstanbul daha bir boğucu oluyordu sanki ..
Kucağımda dört yaşında ki kızım, yanımda eşim, beklediğim metrobüsün yolunu gözlemekteydik dakikalarca ..
Hiç hafta sonları, akşam saatleri hele bir de yağmur yağarken boş bir metrobüse bindiniz mi ? Binemezsiniz .. Böyle bir ihtimal İstanbul'da söz konusu bile değildir ..
Nitekim dakikalarca süren bir bekleyişten sonra sonunda gözümüzü kapatıp tıklım tıklım dolu olan metrobüslerden birine binmeyi başarmıştık ..
Başardık başarmasına da çok yorgundum ve üstüne üstlük kucağımda bebeğim ...
Hani az bakınmadım değil boş bir koltuk var mıdır diye .? Elbette yoktu .. Peki ya boş vicdanlar var mıydı etrafta ? Hani birilerinin yüreği cız eder de yerini verir mi bana ?
Maalesef o da yok gibiydi .. Gibiydi derken birilerinin bana seslendiğini fark ettim ; " Ağbi böyle gel "
Az çaprazımda yirmili yaşlarında olduğunu sandığım bir delikanlı hafifçe doğrulmuş bana doğru seslenmekteydi .. Siyah gür saçlı, özenle kesilmiş bıyığı ve açık bir alnı vardı .. Zayıfçaydı ama zayıf görünmüyordu .. Delikanlının olduğu tarafa doğru ilerlemeye başladım .. Sevinmiştim bir yer bulduğuma ama asıl sevincim düşünceli bir insan bulduğumaydı ..
Genç adama iyice yaklaştığımda sevincimin yerini aptalca bir şaşkınlık aldı ..
Delikanlı sakattı .. İki bacağı da sanırım doğuştan gelişmemiş olduğundan yanında ki koltuk değneklerini ancak o an fark edebildim ..
Evet evet, onlarca sağlıklı insanın arasında bana yerini veren bacakları olmayan bir engelliydi ..
" Buyur ağbi geç sen " dedi kibarca ve koltuk değneklerini alarak koltuğunu boşaltmaya çalıştı ama onu durdurdum o an ..
" Yok kardeşim hiç rahatsız olma ne olur "
Yüzünde sıcacık bir tebessümle ısrar etti yine " Olur mu ağbi ne rahatsızlığı lütfen oturun siz "
Daha fazla karşı koyamazdım bu davetine .. Koyamazdım zira onu gücendirmek istememiştim .. " ALLAH razı olsun " deyip oturdum delikanlının yerine .. O ise azıcık uzaklaşarak cam kenarı bir yerde ayakta durmaya başladı tabi koltuk değneklerinden destek alarak ..
Dudaklarımı ısırdım hafifçe çünkü ağlamak üzereydim .. Onlarca insanın duyarsızlığına mı üzüleyim yoksa hala ümit olduğuna mı sevineyim bilemedim kendi kendime .. Yol boyunca çaktırmadan izledim delikanlıyı .. Hani dedim belki birileri de ona yer verir diye ama ı ıhh kimse oralı bile olmadı ..
Sonunda ineceğimiz durağa vardığımızda delikanlının yanına yaklaşarak sordum ; " Kardeşim adın neydi senin ? "
" Çetin ağbi " dedi ..
Ses tonuma zorlukla hakim olarak seslendim ; " Ben seni hep Ümit olarak hatırlayacağım "
O güldü ben indim ..
Akşamın hengamesine bir de hafif çiseleyen yağmur eklenince İstanbul daha bir boğucu oluyordu sanki ..
Kucağımda dört yaşında ki kızım, yanımda eşim, beklediğim metrobüsün yolunu gözlemekteydik dakikalarca ..
Hiç hafta sonları, akşam saatleri hele bir de yağmur yağarken boş bir metrobüse bindiniz mi ? Binemezsiniz .. Böyle bir ihtimal İstanbul'da söz konusu bile değildir ..
Nitekim dakikalarca süren bir bekleyişten sonra sonunda gözümüzü kapatıp tıklım tıklım dolu olan metrobüslerden birine binmeyi başarmıştık ..
Başardık başarmasına da çok yorgundum ve üstüne üstlük kucağımda bebeğim ...
Hani az bakınmadım değil boş bir koltuk var mıdır diye .? Elbette yoktu .. Peki ya boş vicdanlar var mıydı etrafta ? Hani birilerinin yüreği cız eder de yerini verir mi bana ?
Maalesef o da yok gibiydi .. Gibiydi derken birilerinin bana seslendiğini fark ettim ; " Ağbi böyle gel "
Az çaprazımda yirmili yaşlarında olduğunu sandığım bir delikanlı hafifçe doğrulmuş bana doğru seslenmekteydi .. Siyah gür saçlı, özenle kesilmiş bıyığı ve açık bir alnı vardı .. Zayıfçaydı ama zayıf görünmüyordu .. Delikanlının olduğu tarafa doğru ilerlemeye başladım .. Sevinmiştim bir yer bulduğuma ama asıl sevincim düşünceli bir insan bulduğumaydı ..
Genç adama iyice yaklaştığımda sevincimin yerini aptalca bir şaşkınlık aldı ..
Delikanlı sakattı .. İki bacağı da sanırım doğuştan gelişmemiş olduğundan yanında ki koltuk değneklerini ancak o an fark edebildim ..
Evet evet, onlarca sağlıklı insanın arasında bana yerini veren bacakları olmayan bir engelliydi ..
" Buyur ağbi geç sen " dedi kibarca ve koltuk değneklerini alarak koltuğunu boşaltmaya çalıştı ama onu durdurdum o an ..
" Yok kardeşim hiç rahatsız olma ne olur "
Yüzünde sıcacık bir tebessümle ısrar etti yine " Olur mu ağbi ne rahatsızlığı lütfen oturun siz "
Daha fazla karşı koyamazdım bu davetine .. Koyamazdım zira onu gücendirmek istememiştim .. " ALLAH razı olsun " deyip oturdum delikanlının yerine .. O ise azıcık uzaklaşarak cam kenarı bir yerde ayakta durmaya başladı tabi koltuk değneklerinden destek alarak ..
Dudaklarımı ısırdım hafifçe çünkü ağlamak üzereydim .. Onlarca insanın duyarsızlığına mı üzüleyim yoksa hala ümit olduğuna mı sevineyim bilemedim kendi kendime .. Yol boyunca çaktırmadan izledim delikanlıyı .. Hani dedim belki birileri de ona yer verir diye ama ı ıhh kimse oralı bile olmadı ..
Sonunda ineceğimiz durağa vardığımızda delikanlının yanına yaklaşarak sordum ; " Kardeşim adın neydi senin ? "
" Çetin ağbi " dedi ..
Ses tonuma zorlukla hakim olarak seslendim ; " Ben seni hep Ümit olarak hatırlayacağım "
O güldü ben indim ..