Bir Akşamüstü Yalnızlığı.

Konu sahibi son olarak 4454 gün önce görüldü
Tabela mı asmalı artık kalplere;
Dikkat edin kırılır diye ?

- Îlhan Berk​
 
‎"Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum
yeniden;
Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter!
Hiç kimse aramasa, sormasa beni
Sen gelsen yeter!"

Yavuz Bülent Bakiler
 
Kızgınlık çok gürültülüdür,
oysa kırgınlık ne kadar da sessiz...
 
Dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana;
birşeyler anlatacağım bütün kulaklardan gizli,
herkesin ortasında konuşacağım;
ama senden başka duyan olmayacak söylediklerimi...
 



Seni her gördüğümde gönlümde kopan velvelenin adıdır vaveylâ.
Hem de öyle bir vaveylâ ki boğazımdaki sessizlik urganıyla, vav ile lâ arasında râm olmuş bir velvele …
Bir ey mesafesinde sana seslensem!
Ey serv-i revanım duyar mısın bu vav-ey-lâ’nın sesini?
Nur-ı nazarıma bin anlam yükleyenim , bir leyl vakti şimdi ertelemeden, gönlüme çöken o süveydayı bertaraf edebilir misin ?
O maverân yalnızlığında , hani o bilindik ayrılık terennümlerini bahşettiğin gibi, öylece susacak mısın?

Tövbe bu sessizlikten şikayetçi değilim , lâkin bilir misin ey yâr ;


Ömrümün fasl-ı baharında , elim kalem gönlüm aşk tuttu.
Hülâsâ, gönlümün bam telinde , Kays’a hasret vaveyla koptu.

Bundandır sesimin ah u zarı, bundadır üç lâ`nın ortasında kalmışlığım. Bundandır sensizliğin feryadı ve bundandır sessizliğin duası…

Ey yâr vaveylâyı sessiz yapan gözlerine maşallah…
Dualardaki içtenlikse , elimi açtığımda ki kelamın güzelliği, amin diyen meleklerin Rabbin’e Elhamdulillah .
Adının gizeminde , her hecesindeki zikri bana nasip eden yüreğe nasip olsun cennet inşAllah…

Lâ ile sonsuzluğa uzanan ayrılıklarda Kays’a hasret Leyla kaderini yaşamaksa bu aşkın adı eyvAllah, her hecesi sen olan şiirlerin , aşk-ı vaveyla ise adı , her rüyada senden uzak kalmaksa bu kaderin adı , başından sonuna EyvAllah …
Aşka, acıya,geceye ve sana EyvAllah, yâr EyvAllah..

Tuba Küçük

Râm: Boyun eğmek…
Hülasa: Kısacası
Vaveyla: velvele, çığlık..
Nur-ı Nazarım: bakışımdaki nur
Serv-i revanım: Selvi boylum
Leyl: gece
Kays: Mecnun’un Leyla aşkıyla yanmadan önceki adı…
Maveran:Görülen alemin ötesi
Süveyda: kalpte olduguna inanılan bir nokta

(Iade-i ziyaret olsun istedim. :cici: )


 



Seni her gördüğümde gönlümde kopan velvelenin adıdır vaveylâ.
Hem de öyle bir vaveylâ ki boğazımdaki sessizlik urganıyla, vav ile lâ arasında râm olmuş bir velvele …
Bir ey mesafesinde sana seslensem!
Ey serv-i revanım duyar mısın bu vav-ey-lâ’nın sesini?
Nur-ı nazarıma bin anlam yükleyenim , bir leyl vakti şimdi ertelemeden, gönlüme çöken o süveydayı bertaraf edebilir misin ?
O maverân yalnızlığında , hani o bilindik ayrılık terennümlerini bahşettiğin gibi, öylece susacak mısın?

Tövbe bu sessizlikten şikayetçi değilim , lâkin bilir misin ey yâr ;


Ömrümün fasl-ı baharında , elim kalem gönlüm aşk tuttu.
Hülâsâ, gönlümün bam telinde , Kays’a hasret vaveyla koptu.

Bundandır sesimin ah u zarı, bundadır üç lâ`nın ortasında kalmışlığım. Bundandır sensizliğin feryadı ve bundandır sessizliğin duası…

Ey yâr vaveylâyı sessiz yapan gözlerine maşallah…
Dualardaki içtenlikse , elimi açtığımda ki kelamın güzelliği, amin diyen meleklerin Rabbin’e Elhamdulillah .
Adının gizeminde , her hecesindeki zikri bana nasip eden yüreğe nasip olsun cennet inşAllah…

Lâ ile sonsuzluğa uzanan ayrılıklarda Kays’a hasret Leyla kaderini yaşamaksa bu aşkın adı eyvAllah, her hecesi sen olan şiirlerin , aşk-ı vaveyla ise adı , her rüyada senden uzak kalmaksa bu kaderin adı , başından sonuna EyvAllah …
Aşka, acıya,geceye ve sana EyvAllah, yâr EyvAllah..

Tuba Küçük



(Iade-i ziyaret olsun istedim. :cici: )



Bilseniz nasıl bir mahcubiyettir şu anki ahvalimin adı.
Öyle mutlu oldum ki bu hediyeye, evet bir hediye.
Bir insan susunca hep sustu sanır ya,
Oysa içinde ne çığlıklar ne ummanlar saklıdır.
İşte siz bana bu ummanlardan bir demet getirdiniz.
Beni anlattınız ve ağlattınız bir kaç damla gözyaşıyla.
Bu ziyarete ne desem az ne desem eksik kalır.
Teşekkür şuan bana öyle sıradan bir cümle geldi ki,
keşke bir teşekkürden daha çok şey yapmak isterdim.
malesef ki elimde bir demet papatyadan başkası gelmiyor şuan.
Teşekkür ederim :cicek: :cicek:
 
...

Tüm hıncımı kağıttan çıkardım, gittiğinde.
Kalem darbelerimle defalarca ş...iirledim Sen'i.
Yüzünü çizdim, eksik bıraktım gözlerini.
Dudaklarını sonra,sözlerinsiz..
Hem konuştum, hem yazdım hem çizdim seni..
Ben'im nefretim de bile Aşk kalıntıları vardı.
Senin sevginde yalan birikintileri.
Bu bile değiştiremediyse yerini içimde,
Ben seni nereye kopyalamışım kalbimde,anlamadım gitti/n.

OLcay Derecik
 
"Büyük seven kalbin,
Acısı küçük olmaz..."

*Kahraman Tazeoğlu
 


Bilseniz nasıl bir mahcubiyettir şu anki ahvalimin adı.
Öyle mutlu oldum ki bu hediyeye, evet bir hediye.
Bir insan susunca hep sustu sanır ya,
Oysa içinde ne çığlıklar ne ummanlar saklıdır.
İşte siz bana bu ummanlardan bir demet getirdiniz.
Beni anlattınız ve ağlattınız bir kaç damla gözyaşıyla.
Bu ziyarete ne desem az ne desem eksik kalır.
Teşekkür şuan bana öyle sıradan bir cümle geldi ki,
keşke bir teşekkürden daha çok şey yapmak isterdim.
malesef ki elimde bir demet papatyadan başkası gelmiyor şuan.
Teşekkür ederim :cicek: :cicek:

Tuba Kücük'ün kaleminden. Cok sevdigim bir siir, arsivimdeydi. Size benziyordu, getirdim. Vaveyla kelimesini eskilerden beridir cok severim. Kendi yazdigim bir vaveyla siiri ile de gelmek nasip olur insallah. (:
 
ZeN sevdiğim bir kalemden yani sizden bir şiir almak öyle güzel olur ki..
Tekrar teşekkür ederim..
 
Acı çekiyordum senden sonra
Fakat unuttuğun bir şey vardı.
Çektiğim acı beni değil
İçimde ki seni öldürüyordu.
 


Upuzun...
Sancılı bir geceye düşer
Susuşun...
Kırmızıya boyanır yüzüm / kan-ter içinde...

Aşk öncesizliğine yenilirken,
Ölü kelebekler yapışır alnımın tam ortasına
Sığıntı bir aşk, mülteciliğine ağlar / gitmesene...

Sensiz(liğe) düşüyorum yar,
Uçurum diplerinde, yarasa sessizliğinde üşüyorum / sarsana
Kör bir kadının kendini, aynada seyredişidir ki
düş dökümüm,
bu yüzden hep paslıdır sözcüklerim,
Giderken,
Siyah-i gülüşünü unutmuşsun dudağımın kenarında / alsana...

Uzağındayım yar...
Kanatır zaman / diş izi bırakır ki,
Su da yanan çığlığım var gördün mü? ...

Berati Yüksel

 
kap%C4%B1.JPG


I.sus…
-Demir kapıyı çaldı, kimse yoktu, sesini duyuracak oldu, cesaret edemedi.
-Yalnız mıydı?
-Galiba. Çünkü, cesaret edemedi…
-Yalnız olunca cesaret olmuyor öyle mi!
- Hayır! Cesaret olmayınca, yalnızlık oluyor, böyle !

II. sus…
-Merdiven başında, ilk basamağı çıktı, elleri titriyordu, adım atamadı.
-Korkuyordu o vakit!
-Galiba. Çünkü, ayaklarına hüküm veremiyordu.
-Korku olunca hükümsüz oluyor öyle mi !
-Hayır! Hüküm olmayınca korku oluyor, böyle !

III. sus…
-Kapıyı araladı, onu bekliyordu kitaplık, masa , sandalye ve bir buket kurumuş çiçek.
-Sevildiğini bilmesi gerekiyor.
-Galiba.Çünkü beklemek ne demek biliyordu.
-Sevilmek olunca bekleniyor öyle mi!
-Hayır! Beklemek olunca sevilemiyor, böyle !

IV.sus…
-Sandalye ye oturdu, içi boş kitaplığa baktı, sonra kurumuş çiçeklere.
-Sevdiğini hatırladı tabi…
-Galiba. Çünkü çiçekler gibi hatıraları da kurumuştu.
-Sevilmek olunca hatıralar unutulmuyor öyle mi!
-Hayır ! Hatıralar arasında bir buket çiçek olunca, sevilmek olmuyor, böyle!

V. sus...
-Çiçekleri alıp çıktı, odayı terk etti, demir kapıyı çarpıp gitti.
-Yüreğinin acısına dayanamadı…
-Galiba .Çünkü gitmenin yürek yarasını biliyordu.
-Gitmek olunca yürek yaralı oluyor öyle mi !
-Hayır ! Yüreğin acı ile dolunca gitmek oluyor, böyle !

VI. sus…
-Artık bitirmeli bu sessizliği, tarihsiz takvim yaprağı eklemeli seneye.
-Düşünmek istemiyorsun öyle ise.
-Galiba.
-Takvim yaprakları tarihi, sen düşünmeyi erteliyorsun.
-Hayır ! Düşünceme tarih verdikçe, beni erteliyorum , böyle !

GüLcE

 
Suskun ikindime kadim bir yağmur yağdı
Anlamaktan bana hep korku kaldı ..

Memduh Atala
 
Bazen dökülmek ister insan

İçinden dışına...

Kusmak ister harflere

Çığlık çığlığa...


Belki anlatır belki de anlatamaz... Lakin arınır... Ve bu herşeye değer...


Bazen içine gömülmek ister insan

Unutmayı

Yok olmayı

Ses olmamayı düşler...

Olur ya da olmaz... Boğulur kocaman harflerle... Ve düşer kendinden...

Bazen gider insan

Gittiğini bilmeden

Yokluğunu anlamadan

Kendinden...

Oysa her yol kendisine çıkar... Ve kaldığı yerden devam eder ‘’hayat’’... Vurdumduymaz...


Bazen susmak ister insan

Hüzün kokan gecelerde

Yalnızlığı taşıyan gözlerde

Issız gülüşlerde...


Hiç düşünmeden... Tüm bildiklerini yok sayarak... Hayatın içinde kaybolmayı seçer...


Ve çoğu zaman beklememek ister insan

-ki istemediği kadar da bekler…

Sonunu bildiği bir yalnızlığa sığınır

Sadece susarak...

Zamansa en son gülendir bu oyunda!

Değişmeyen galip...


''İçi-dışı yorgun varlığımın...
Dilsiz...
Ağır...''



-alıntı-​
 
Onu sana bakarken yakalarsın ya o nasıl bi mutluluktur...
 
Yüzüne vazgeçtiğini söylersin.
Yüreğine daha çok sevdiğini!...​
 
İlk izlenim çok önemlidir. İlk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın.
Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın.

*İlhan Berk
 
Hiç sevmediği halde neden hep değerli olur bırakıp giden ?
Ve neden hiç düşünmeden teslim olur kalbin,
O seni sevmemişken..

*Pablo Neruda
 
Geri