Binbir Gece Masalları Hakkında

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
bDVYzko.jpg


Binbir Gece Masalları Hakkında

Binbir Gece Masalları

Binbir gece masalları tarihi

Binbir Gece Masalları önemi

Tarihçe

8 yüzyılda Arap Abbasi Halifesi Harun Reşid zamanında Bağdat önemli bir kozmopolit şehirdi, İran, Çin, Hindistan, Afrika ve Avrupa'dan gelen tüccarlar ile dolup taşmaktaydı Bu dönemde, şehrin kültürel yapısı da gelişmiş, Arap kültürü, özellikle diğer Doğu kültürleriyle harmanlanmıştı Binbir Gece Masalları'ndaki hikâyeler işte bu dönemde, halk hikâyeleri olarak ortaya çıkmıştır Sözle aktarılan bu hikâyeler sonunda tek bir eserde derlenmiştir Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Fars (İran) kitabı olan Hazâr Afsâna ('Bin Efsane', Farsça: هزارافسانه) oluşturmuştur 9 yüzyıl dolaylarında hikâyeleri derleyen ve Arapça'ya çevirenin masalcı Ebu abdullah Muhammed el-Gahşigar olduğu söylenir Eserdeki hikâyelerin çerçevesini oluşturan Şehrazad öyküsünün esere 14 yüzyıl dolaylarında katıldığı düşünülmektedir Eser Fransızcaya 1704'te çevrilmiş, ilk modern Arapça derlemesi ise 1835'te Kahire'de yapılmıştır Fransızca'ya 1704'te çevrilmişse de, eserin ve ihtiva ettiği hikâyelerin bir kısmının daha önceden Batı'ya geldiği düşünülmektedir

Konusu

Hikâyeye göre Fars kralı Şehriyar "Hindistan ile Çin" arasındaki bir adada hüküm sürer (eserin daha sonraki biçimlerinde, Şehriyar'ın Hint ve Çin'de egemenlik sürdüğü yazar) Şehriyar karısının kendisini aldattığını öğrenir ve öfkelenir, tüm kadınların sadakatsiz, nankör olduğuna inanmaya başlar Önce karısını öldürtür, sonra da vezirine her gece kendisine yeni bir hanım bulmasını emreder Her gece yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi geçirdikten sonra tan vakti kadınları idam ettirir Bir süre bu böyle devam eder, daha sonra vezirin akıllı kızı Şehrazad bu kötü gidişata son vermek için bir plan kurar ve Şehriyar'ın bir sonraki eşi olmaya aday olur Evlendikleri geceden başlayarak, kardeşi Dünyazad'ın da yardımıyla her gece Şehriyar'a çok güzel ve heyecanlı hikâyeler anlatır Tam şafak vakti geldiğinde, hikâyenin en heyecanlı yerinde anlatmayı keser Hikâyenin sonunu merak eden Şehriyar, ertesi gece devam edebilmesi için, o gecelik Şehrazad'ın idamını erteler Kitabın sonuna kadar, Şehrazad'ın Şehriyar'a anlattığı hikayeler yer alır Sona gelindiğinde, Şehrazad üç erkek çocuğu doğurmuştur ve evlenmelerinin üzerinden uzunca bir süre geçmiştir Kralın kadınlara olan öfkesi ve kötü düşünceleri dinmiş, Şehrazad'ın sadakatine inanmıştır Böylece önceki emrini de kaldırır

Eserde bulunan hikâyeler çeşitlidir; şiir, komedi, trajedi ve alaycı olanlarının yanında, aşk hikâyeleri, tarihi ve dini olanlar da mevcuttur Eserdeki önemli bir nokta da bazılarındaki erotik motiflerdir Bu bölümler, eserin çeşitli yerlerinin zaman zaman sansürlenmesine neden olmuştur Eserde, hayalî veya mitik yer ve karakterlerin yanı sıra gerçek yer ve karakterler de yer alır, çoğu zaman hayalî ve gerçek kişiler, olaylar ve yerler harmanlanmıştır Örneğin, eserdeki birçok hikâyede göze çarpan baş karakter Abbasi Halifesi Harun Reşid'dir

Bazen Şehrazad'ın anlattığı bir hikâyede geçen bir kahramanın kendine has bir hikâyesi ve o hikâyenin de içinde farklı bir hikâye olabilir Böylece eser zengin biçimde farklı tabakalardan oluşur

Popüler kültürü de etkileyen eser, bir bütün olarak ya da içerdiği hikâyeler tek tek filme alınmış, benzer edebi eserlerin yazılmasına ilham kaynağı olmuştur

Farklı Basımları

Eserin bir Avrupa dilindeki ilk baskısı, Antoine Galland tarafından yapılmış Fransızca çevirisidir (1704-1717) Bu çeviri eserin daha önce derlenmiş bir Arapça sürümünden yapılmıştır 12 ciltten oluşan bu ilk çeviri, Les Mille et une nuits, contes arabes traduits en français , büyük ihtimalle çevirinin yapıldığı Arapça nüshada bulunmayan fakat çevirmen tarafından bilinen bazı Arapça hikâyeleri de içermekteydi

850 yılı civarında ortaya çıkan Arapça derleme, Alf Layla (Bin Gece) ise büyük ihtimalle, daha önce yazılmış olan Hazar Afsanah (Bin Efsane) isimli Fars eserinin özetlenmiş bir tercümesiydi Eserin günümüzdeki ismi olan Alf Layla wa-Layla (Binbir Gece) ise Orta Çağ'da ortaya çıkmıştır Bu isim büyük ihtimalle sonsuzluk ötesi sayı düşüncesini sembolize etmekteydi, zira o zamanlar Arap matematik çevrelerinde 1000 sayısı kavram olarak sonsuzluğu sembolize ederdi Belki de buradan yola çıkarak, eserdeki tüm hikâyeleri okuyan kişinin delireceğine dair bir efsane ortaya çıkmıştır

Eser geleneksel Fars, Arap ve Hint hikâyelerinin bir derlemesi olarak görülür Fakat, eserde bulunan ünlü hikâyelerden Alaaddin'in Lambası ve Ali Baba ve Kırk Haramiler, eserin Avrupa baskısına Antoine Galland tarafından eklenmiştir Galland bu hikayeleri Halepli, Marunî bir masalcıdan duyduğunu yazmıştır

İngilizce'ye çevirisi Sir Richard Burton tarafından The Arabian Nights olarak yapılmıştır Kendinden evvelkilerden farklı olarak bu çeviri özgün malzemeyi sansürlememiştir İngiltere tarihinin muhafazakâr Victoria döneminde yayımlanmasına rağmen bu çeviri, kaynağında bulunan erotik incelikleri ve cinsel tasvirleri içermektedir Bu çevirinin yanı sıra, daha yakın zamanlarda Fransız doktoru J C Mardrus'un da bir çevirisi vardır Mevcut çevirilerin en doğru ve güzeli olarak değerlenidirilen, Fransa'daki Bibliothèque Nationale'de bulunan 14 yüzyıldan kalma bir Suriye el yazmasından Hüssain Haddawy'nin yaptığı Arapça derlemedir

Televizyon ve Sinema

Binbir Gece Masalları'nın televizyon ve sinemaya pek çok uyarlaması yapılmıştır Bunların asıl öykülere olan bağlılığı çok değişkendir Fritz Lang'in 1921 yapımı Der Müde Tod, 1924 Hollywood yapımı (Douglas Fairbanks'ın başrolünde olduğu) The Thief of Baghdad ve onun 1940'daki İngiliz ikinci yapımı, Binbir Gece Masalları'ndan etkilenmişlerdir

Hollywood'un Binbir Gece Masalları'na dayandırılmış ilk konulu filmi 1942 yapımı Arabian Nights'dır Başrollerde Şehrazad rolünde Maria Montez, Ali Ben Ali rolünde Sabu Dastagır ve Harun Reşid rolünde Jon Hall vardır Filmin konusunun Binbir Gece Masalları ile neredeyse hiç ilgisi yoktur Filmde Şehrazat, Halife Harun Reşid'i devirip kardeşiyle evlenmek isteyen bir dansözdür Şehrazadın ilk suikast girişimi başarısızlığa uğrar ve esir olarak satılmasının ardından pek çok macera gelişir Maria Montez ve Jon Hall 1944 yapımı Ali Baba ve Kırk Haramiler'de de rol almışlardır

1980'li yıllarda Şehrazat rolünde Annette Haven ve Şehriyar rolünde John Leslie'nin oynadığı 1001 Erotic Nights, bütçesi milyon doları aşan ilk porno film sayılır

Binbir Gece Masalları'ın en başarılı sinema uyarlaması 1992 Walt Disney yapımı çizgi film Aladdin sayılabilir Filmde Scott Weinger ve Robin Williams seslendirme yapmıştır Bu filmi devam bölümleri ve televizyon serileri izlemiştir

Sinbad'ın yolculukları, televizyon ve sinemaya birkaç kere uyarlanmıştır Bunlardan en sonuncusu, seslendirmesini Brad Pitt ve Catherine Zeta-Jones'un yaptığı 2003 yapımı animasyon Sinbad: Legend of the Seven Seas dir 1958 yapımı The Seventh Voyage of Sinbad en meşhur Sinbad filmi sayılabilir

İngilizce olmayan uyarlamalar arasında çeşitli Hint (Bollywood) yapımları, İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini'nin 1974 yapımı Il fiore delle mille e una notte'si, ve 1990 yapımı Fransız Les 1001 nuits sayılabilir

Televizyon ve sinema uyarlamaları arasında aslına en sadık kalmış olanı 2000 yılında Amerikan ABC ve İngiliz BBC kanallarında gösterilen Arabian Nights dizisi sayılır Emmy ödülünü alan bu iki bölümlük dizide Şehrazat rolünde Mili Avital, Sahriyar rolünde Dougray Scott oynamıştır

Müzik

Rus bestecisi Nikolai Rimsky-Korsakov, 1888'de Şehrazad adlı eserini tamamlamıştır Parça dört masaldan esinlenmiştir:

• "Deniz ve Sinbad'in Gemisi"

• "Kalender Prens"

• "Genç Prens ve Prenses"

• "Bağdat'ta Şenlik"
 
Binbir Gün Masalları Hakkında Bilgi

Binbir Gün Masalları özelliği

TNiMP7K.jpg



Binbir Gece Masalları gibi bir çerçeve konu içine yerleştirilmiş birçok masaldan oluşan Doğu masalları külliyati

İlk kez Fransız doğubilimci Petis de la Croix tarafından Farsça ve Türkçe yazmalardan derlenip çevrilerek Les mille et un jours, Contés orientaux (1710-12, 5 cilt; Binbir Gün, Doğu Masalları) adıyla yayımlanmıştır

Binbir Gün Masalları, Keşmir hükümdarı Turan Bey’in kızı Ferahnaz’a, erkekler konusundaki görüşlerini değiştirmek için dadısının anlattığı masallardan oluşur Hain ve sadakatsiz olarak gördüğü erkeklere düşman kesilen ve bu yüzden bir türlü evlenmeye razı olmayan Ferahnaz’a dadısı güneş doğunca anlatmaya başladığı masalı akşama değin sürdürür Amacı anlattığı masallarla onu erkeklerin vefalı olduğuna inandırmak ve içine düştüğü saplantıdan kurtarmaktır Masallar birbiri içine girerek bin bir gün boyunca devam eder Ferahnaz’ı ancak bin birinci günden sonra, ağabeyi Ferahruz’u tedavi eden bir rahip ikna eder Böylece erkekler konusundaki görüşlerini değiştiren Ferahnaz, kendisine rüyada aşık olan, onun da bir süre önce rüyasında gördüğü İran şehzadesi Ferahşad’ı aramak üzere Keşmir’den ayrılır Büyü gücü ile geyik olarak yaşayan Ferahşad’ı ürlü serüvenlerden sonra bulur; birlikte Gazne Hükümdarına giderler Hükümdar şenlikler düzenleyerek iki genci evlendirir ve bir süre sonra da tahtını Ferahşad’a bırakarak ölür Ama şehzade kendi ülkesine gitmek istediği için İran’a döner Babasının ölümünden sonra tahta geçerek Ferahnaz ile mutlu bir yaşam sürer

Binbir Gün Masalları, yirmi kadar uzun masaldan oluşur Araya bazı kısa öykü ve fıkralar da eklenmiştir

Bu külliyatta yer alan bazı masallar; Ferec Bade’ş-Şidde adlı Türkçe’ye de çevrilmiş bir başka masal külliyatında da bulunmaktadır Bunlar arasında en çok yaygın olanı, ayrı bir öykü olarak da bilinen Seyfu’l-Müluk’tür Binbir Gün Masalları’nda yer alan masalların en tanınmışları;

• Basralı Ebu’l-Kasım,

• Rıdvan Şah ile Şehristan,

• Kaluf ile Dilara,

• Çin Melikesi ile Şehzade Kalaf,

• Bedreddin Lulu ile Vezir-i Mağmum,

• Malik ile Melikzade Şirin, Gamsız Şah,

• Ebu Ali Sina, Ebu’l-Faris,

• Adud ile Ahi, Mansur ile Dilbernigah’tır

Binbir Gün Masalları Türkçe’ye ilk kez Elfü’n-Nehar ve’n-Nehar adıyla Fransızcadan Ali Raşid tarafından çevrilmiş, dört cilt olarak yayımlanması düşünülmüşse de ancak iki cildi basılmıştır (1867-70) Daha sonra bu çeviri Mustafa Hami Paşa, Ahmed Şükrü ve Said Fehmi tarafından tamamlanarak tek cilt halinde yayımlanmıştır (1873)

 
Binbir Gece Masalları Kitabını kim yazdı

Binbir Gece Masalları yazarı kimdir


kD1GGCB.jpg


Binbir Gece Masalları Kitabının yazarı bilinmemektedir. Yani Anonimdir. Ancak farklı dillerde çevirileri yapılmıştır.

Kitapta anlatılanlar ise şunlardır:

"Karısı tarafından aldatılan ve bu yüzden kadınların sadakatsizliğine inanan Hükümdar Şehriyar, daha sonra evlendiği tüm kadınları öldürtmeye başlar: Kendince bir intikam yolu bulmuştur.

Vezirin güzel ve akıllı kızı Şehrazat, bu duruma son verecek bir çare bulur ve hem kendisini hem de ülkesindeki genç kızları kurtarmak için Şehriyar'la evlenir.

Ve macera böylece başlar... Öyle bir mizansen oluşturur ki Şehrazat, tan yeri ağarırken masalın en heyecanlı yerine gelinmiş olur ve masalın sonunu merak eden Şehriyar, ertesi geceyi beklemeye mecbur olur. Bir süre sonra masal masal içine geçer, heyecan, merak dozu arttıkça artar ve Hükümdar Şehriyar bir türlü karısını öldürtemez...

Tarihçesi çeşitli rivayetlere dayanan Binbir Gece Masalları, Doğu'nun şifahi kültürünün Şehrazat'ta vücut bulduğu, gelmiş geçmiş en iyi kaynaktır.

Zengin içeriği, kurgusundaki ustalık, fantastik öğelerin bolluğu, küçükleri olduğu kadar büyükleri de kendine çekmeye devam etmektedir. Masallardan bahis açmışken, Binbir Gece Masalları hakkındaki söylentiyi de okuyucuyla paylaşalım istedik.

Denilir ki, bu masalları henüz hiç kimse baştan sona okumamıştır ve baştan sona okuyan kişi ölür... Masalların büyülü dünyasına da böylesi bir rivayet yakışırdı değil mi?"
 
Binbir gece masalları

QpZpklf.jpg


Orta çağda kaleme alınmış doğu edebiyatının en büyük anonim şaheseridir. Abbasi halifesi Harun reşit döneminde Bağdat dünyanın en büyük ve renkli şehirlerinden biri haline gelmişti.

Aynı zamanda arap kültürü İslamiyetin de etkisiyle diğer doğu kültürleriyle harmanlanmakta ve zenginleşmekteydi.

Binbir gece masalları bu dönemde ortaya çıkmış ve Fars hikayeleri başta olmak üzere doğu hikayelerinin bir derlemesi niteliği taşır.

Yalnızca doğu dünyasında değil batı dünyası ve edebiyatında da derin etkileri mevcuttur. Eserdeki hikayelerin çerçevesini oluşturan Şehrazad öyküsününse esere 14. yüzyıl dolaylarında katıldığı düşünülmektedir.

Eser Fransızca’ya 1704'te çevrilmiş ilk modern Arapça derlemesi ise 1835'te Kahire'de yapılmıştır Hikayeye göre Fars kralı Şehriyar "Hindistan ile Çin civarında hüküm sürer..

Şehriyar karısının kendisini aldattığını öğrenir ve öfkelenir, tüm kadınların sadakatsiz, nankör olduğuna inanmaya başlar.

Önce karısını öldürtür, sonra da vezirine her gece kendisine yeni bir hanım bulmasını emreder. Her gece yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi hanımıyla geçirdikten sonra tan vakti hanımını idam ettirir.

Bir süre bu böyle devam eder, daha sonra vezirin akıllı kızı Şehrazad bu kötü gidişata son vermek için bir plan kurar ve Şehriyar'ın bir sonraki eşi olmaya aday olur.

Evlendikleri geceden başlayarak, kardeşi Dünyazad'ın da yardımıyla Şehrazad her gece Şehriyar'a çok güzel ve heyecanlı hikayeler anlatır.

Tam şafak vakti geldiğinde, hikayenin en heyecanlı yerinde, hikayeyi anlatmayı keser.

Hikayenin sonunu merak eden Şehriyar, Şehrazad'ın hikayeye ertesi gece devam edebilmesi için, o gecelik Şehrazad'ın idamını erteler.

Kitabın sonuna kadar yer alan hikayeler, Şehrazad'ın Şehriyar'a anlattığı hikayelerdir.

Sona gelindiğinde, Şehrazad üç erkek çocuğu doğurmuştur ve evliliklerinden uzunca bir süre geçmiştir.

Kralın kadınlara olan öfkesi ve kötü düşünceleri dinmiş, Şehrazad'ın sadakatine inanmıştır. Böylece önceki emrini de kaldırır.

Böylelikle şehrazad hem ülkedeki kadınların makus talihini değiştirmiş hem padişahı kötü düşünceleri ve ruh halinden kurtarmış hem de saraya kraliçe olmuş ve mutlu bir yuvaya kavuşmuştur.

Eserde fantastik öğelere yer verilmiş bazen gerçek kişilerden söz edilmiş gerçek ve hayal bir arada harmanlanmıştır.

Harun reşidin gerçekle hayal arasındaki hikayeleri buna örnektir. şiir komedi trajedi ve komedi bir arada sunulmuştur.

Yer yer erotizme de yer verilmiştir. Hikayelerde tıpkı kelile ve dinme masallarındaki gibi hikaye içinde hikayeler anlatılmaktadır.

Sonuç olarak 1001 gece masalları doğu ve dünya edebiyatının en büyük eserlerinden birisidir.

Batı ve doğu edebiyatı sinema ve sahne dünyası 1001 gece masallarından etkilenen akla ilk gelen alanlardır.
 
benim için binbir gece şehrazattır :D
 
Geri