Binali Yıldırım kimdir?
Dönemin Fransa Kralı XIV. Louis “Beyler” diye başladı sözlerine. “Bugüne kadar devlet işlerinin Kardinal Mazarin tarafından yönetilmesine izin verdim, ama bundan sonra devleti ben, yalnızca ben yöneteceğim.”
Bu sözlerle Fransa’da “güçlü başbakan” dönemi bitiyor, “düşük profilli başbakan” dönemi başlıyordu.
Nicolas Fouquet'i Başbakan olarak atadı.
Nicolas Fouquet Fransa'nın tarihte "düşük profilli başbakanı" olarak bilinir. Fouquet'den sonra ise Fransa'da mutlak monarşi başladı. Ayrıca tüm hazineyi boşaltmasıyla da ünlüdür...
Binali Yıldırım Türkiyenin ilk Düşük profilli başbakanıdır.
**
Pamukova Tren Kazası faciası : 22 Temmuz 2004 günü Sakarya’nın Pamukova ilçesinde meydana gelen tren kazasıdır.
Pamukova'da 'Hızlı tren' faciası: 41 ölü 89 yaralı.
Ankara-İstanbul tren hattı arasında hızlı tren uygulamasına yetersiz altyapıya rağmen aceleyle yapılan geçiş yüzünden meydana gelen kazadan sonra dönemin Ulaştırma Bakanı Yıldırım yoğun kamuoyu tepkisine rağmen istifa etmemiş ve görevden alınmamıştır, Aksine terfi ettirilerek önce "düşük profilli" başbakan sonra da Başbakanlık kurumunu ve Türkiye Büyük Millet meclisini Erdoğana teslim edip Erdoğan'ı tek adam yaptığı için Büyük Millet Meclisi başkanı yapılmıştır.
Millet soğan-patates alamazken Binali ilk iş olarak Meclisteki AKP milletvekilleri için 1 tanesinin piyasa fiyatı 1 milyon 200 bin TL olan 80 makam aracı kiralamıştır.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 41 kişinin öldüğü Pamukova'daki tren kazasının ardından, istifa etmesi gerektiği yolundaki eleştirilere "Ben çok rahatım. O direksiyonu ben kullanmıyorum ki kardeşim..." diyerek cevap verdi.
Kazadan 3,5 ay sonra dönemin TCDD Genel Müdürü Kahraman hakkında soruşturma izni verildi, ancak mahkeme kararı ile bu izin kaldırıldı.
Hatalı olarak yapılan hızlı tren yolu açılışını kimin yaptığından bahsetmedi.
Hatalı olarak inşa edilen yolu oy hesabı ile tamamlanmadan ve gerekli testler yapılmadan açtılar, hızlı tren yolunda asgari 260 Klm. hızla gidebilecek olan trenin makinistlerini 110 Klm. hızla gittiği için suçladılar, neden 9o Klm. hızla gitmedin dediler.
Kazada hiçbir kusuru bulunmayan Birinci makinist Fikret Karabulut'a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve bin 500 lira para cezası, ikinci makinist Recep Sönmez'e ise 1 yıl 15 gün hapis ile 150 lira para cezası verilip olay kapatıldı.
Şimdi ise Erdoğan, Düşük profilli Başbakanını YSK'nın kanunsuz kararı ve hile ile Büyükşehir Belediye Başkanı yapmak istiyor.
"Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını koruyacağıma; görevimi doğruluk, tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde, her türlü etki ve kaygıdan uzak olarak Anayasanın dayandığı temel ilkelere uygun hukuk anlayışı içinde, sadece vicdanımın emrine uyarak yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine and içerim."
Diye yemin eden YSK mensubu 7 hakim bu yaminlerini hatırlayıp ne duruma düştüklerini görüyorlarmı acaba.
Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AKP'li Başkan milletin gözünün içine baka baka bu hukuksuzluğa nasıl müsaade edebiliyor?
Patron kim?
YSK hangi şirketin patronu?
Devletin Anayasal bir hukuk kurumu değilmidir.
Aynı sandık görevlileri ile yapılan Anayasa değişikliği ve Erdoğan'ın Başkanlık referandumu da iptal edilecekmi?
Belediye seçiminde aynı zarfın içine konup sandığa atılan 4 oy pusulasından sadece Büyükşehir Belediyesi için atılan oyların şaibeli sayılıp, muhtarlık ve ilçe belediyeleri için atılan oyların şaibesiz sayılmasını dünyaya nasıl açıklayacaksınız?
Erdoğan bu soruların cevabını vermek zorundadır.
Güç doruk noktasına ulaşır... Ve büyüdükçe küçülme, güçlendikçe zayıflama, kazandıkça kaybetme başlar. Uzatmalı savaştan karlı çıkan olmaz ama kaybeden hep saldırı yapan taraftır. Taktik açıdan kazanır fakat stratejik yönden kaybeder. 5 bin yıllık Savaş Tarihi'nin hükmüdür bu...
Dönemin Fransa Kralı XIV. Louis “Beyler” diye başladı sözlerine. “Bugüne kadar devlet işlerinin Kardinal Mazarin tarafından yönetilmesine izin verdim, ama bundan sonra devleti ben, yalnızca ben yöneteceğim.”
Bu sözlerle Fransa’da “güçlü başbakan” dönemi bitiyor, “düşük profilli başbakan” dönemi başlıyordu.
Nicolas Fouquet'i Başbakan olarak atadı.
Nicolas Fouquet Fransa'nın tarihte "düşük profilli başbakanı" olarak bilinir. Fouquet'den sonra ise Fransa'da mutlak monarşi başladı. Ayrıca tüm hazineyi boşaltmasıyla da ünlüdür...
Binali Yıldırım Türkiyenin ilk Düşük profilli başbakanıdır.
**
Pamukova Tren Kazası faciası : 22 Temmuz 2004 günü Sakarya’nın Pamukova ilçesinde meydana gelen tren kazasıdır.
Pamukova'da 'Hızlı tren' faciası: 41 ölü 89 yaralı.
Ankara-İstanbul tren hattı arasında hızlı tren uygulamasına yetersiz altyapıya rağmen aceleyle yapılan geçiş yüzünden meydana gelen kazadan sonra dönemin Ulaştırma Bakanı Yıldırım yoğun kamuoyu tepkisine rağmen istifa etmemiş ve görevden alınmamıştır, Aksine terfi ettirilerek önce "düşük profilli" başbakan sonra da Başbakanlık kurumunu ve Türkiye Büyük Millet meclisini Erdoğana teslim edip Erdoğan'ı tek adam yaptığı için Büyük Millet Meclisi başkanı yapılmıştır.
Millet soğan-patates alamazken Binali ilk iş olarak Meclisteki AKP milletvekilleri için 1 tanesinin piyasa fiyatı 1 milyon 200 bin TL olan 80 makam aracı kiralamıştır.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 41 kişinin öldüğü Pamukova'daki tren kazasının ardından, istifa etmesi gerektiği yolundaki eleştirilere "Ben çok rahatım. O direksiyonu ben kullanmıyorum ki kardeşim..." diyerek cevap verdi.
Kazadan 3,5 ay sonra dönemin TCDD Genel Müdürü Kahraman hakkında soruşturma izni verildi, ancak mahkeme kararı ile bu izin kaldırıldı.
Hatalı olarak yapılan hızlı tren yolu açılışını kimin yaptığından bahsetmedi.
Hatalı olarak inşa edilen yolu oy hesabı ile tamamlanmadan ve gerekli testler yapılmadan açtılar, hızlı tren yolunda asgari 260 Klm. hızla gidebilecek olan trenin makinistlerini 110 Klm. hızla gittiği için suçladılar, neden 9o Klm. hızla gitmedin dediler.
Kazada hiçbir kusuru bulunmayan Birinci makinist Fikret Karabulut'a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve bin 500 lira para cezası, ikinci makinist Recep Sönmez'e ise 1 yıl 15 gün hapis ile 150 lira para cezası verilip olay kapatıldı.
Şimdi ise Erdoğan, Düşük profilli Başbakanını YSK'nın kanunsuz kararı ve hile ile Büyükşehir Belediye Başkanı yapmak istiyor.
"Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını koruyacağıma; görevimi doğruluk, tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde, her türlü etki ve kaygıdan uzak olarak Anayasanın dayandığı temel ilkelere uygun hukuk anlayışı içinde, sadece vicdanımın emrine uyarak yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine and içerim."
Diye yemin eden YSK mensubu 7 hakim bu yaminlerini hatırlayıp ne duruma düştüklerini görüyorlarmı acaba.
Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AKP'li Başkan milletin gözünün içine baka baka bu hukuksuzluğa nasıl müsaade edebiliyor?
Patron kim?
YSK hangi şirketin patronu?
Devletin Anayasal bir hukuk kurumu değilmidir.
Aynı sandık görevlileri ile yapılan Anayasa değişikliği ve Erdoğan'ın Başkanlık referandumu da iptal edilecekmi?
Belediye seçiminde aynı zarfın içine konup sandığa atılan 4 oy pusulasından sadece Büyükşehir Belediyesi için atılan oyların şaibeli sayılıp, muhtarlık ve ilçe belediyeleri için atılan oyların şaibesiz sayılmasını dünyaya nasıl açıklayacaksınız?
Erdoğan bu soruların cevabını vermek zorundadır.
Güç doruk noktasına ulaşır... Ve büyüdükçe küçülme, güçlendikçe zayıflama, kazandıkça kaybetme başlar. Uzatmalı savaştan karlı çıkan olmaz ama kaybeden hep saldırı yapan taraftır. Taktik açıdan kazanır fakat stratejik yönden kaybeder. 5 bin yıllık Savaş Tarihi'nin hükmüdür bu...