Bin Asırlık Paranoya
Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk değil mi?
Aç domuzlar gibi kurcalar insanın beynini
Hınzır gülümseyen hayali rüyasına sığmaz sevgilinin
Bir yalnızlık ormanında
Gölgesinden kaçan bir kuyruğu tenekelidir zaman
Sus ve dinle ey yüreğim
Ağaçlar onu fısıldıyor yine
Eli tırpanlı kara birileri
Peşini bırakmıyor bir türlü
Her ağaç ona benziyor
Her budağında onun gözleri
Bir ağacın dalı kadar elleri var onun
Boğazını sıkan hep onun elleri
Ölünce mezar taşı olmaz garibin
Faili meçhulü olacak gölgesi
Gözleri fal taşı tüyleri diken diken
Gölgesi kovaladıkça
Uykuları kaçıyor biçarenin
Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk değil mi?
Gökte yıldızını tüketmiş puslu bir ay ile
Yüzünden yüzsüzlük akıyor gecenin
Ahmet Zekai Yıldız
Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk değil mi?
Aç domuzlar gibi kurcalar insanın beynini
Hınzır gülümseyen hayali rüyasına sığmaz sevgilinin
Bir yalnızlık ormanında
Gölgesinden kaçan bir kuyruğu tenekelidir zaman
Sus ve dinle ey yüreğim
Ağaçlar onu fısıldıyor yine
Eli tırpanlı kara birileri
Peşini bırakmıyor bir türlü
Her ağaç ona benziyor
Her budağında onun gözleri
Bir ağacın dalı kadar elleri var onun
Boğazını sıkan hep onun elleri
Ölünce mezar taşı olmaz garibin
Faili meçhulü olacak gölgesi
Gözleri fal taşı tüyleri diken diken
Gölgesi kovaladıkça
Uykuları kaçıyor biçarenin
Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk değil mi?
Gökte yıldızını tüketmiş puslu bir ay ile
Yüzünden yüzsüzlük akıyor gecenin
Ahmet Zekai Yıldız