Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Leonardo Da Vinci beyin 15.yy da (1503), 2.Beyazid e, Altin Boynuz'un üzerine bir köprü inşa etmek icin basvurdugunu ve Bu basvurunun asla Padisahin eline gecmedigini, fekat Beyazid Michelangelo'yu Istanbul'a davet ettigini ama Michelangelo Papa'dan cekinip,Kliseden aforoz olurum da, bütün klise ile ilgili siparisleri kaybederim korkusu ile bu daveti rededdigini...
Mühürlenip mühürlenmedigi konusunda bir bilgim yok Noahcim.Olabilir.2.Bayezid babası gibi değil sofu Süreyya. O belgeyi gördüğü ve üzerine kafirin belgesi diye mühür basıldığı yazılıyor. O dönemde müslüman olmayanlarla çalışılmıyor diye makalelerde yorumlar okumuştum.
Leonardo da Vinci’yi aslında ilk babası Fatih çağırıyor ama ona yetişemiyor. Fatih’in ölümünden sonra Beyazıt dönemi Fatih gibi değil. Bellinin çizdiği fotoğrafları bile Saray’dan çıkartan adam.
Hele onun şehzadeliğine Fatih’le yazışmaları var kaç lalanın kafası uçmuş. Fatih çok uğraşmış oğlunu düzeltmeye.
Bu düzelme aşamasında da dindarlığı farklı algılayıp çok katılaşmış.
Tabi yorum bunlar. İlber Hoca’da bu düşünceden yana.
Mühürlenip mühürlenmedigi konusunda bir bilgim yok Noahcim.Olabilir.
Benim okudugum kaynaklarda eline ulasmadigi yaziliyor.
Hele ki Pera hayli ilgisini cekmisti Leo beyin.Asil orayi merak ediyormus.
Müslüman olmayanlarla calismamak gibi bir söz konusu olabilir mi,bilmiyorum acikcasi.
Keza seferad yahudiler'in Ispanya dan sürgün edildikten sonra, rahatlikla Osmanli ya göc edebilmleri icin ayri bir ferman cikarmis bununla kalmayip bazilrina önemli görevler vermistir dinlerinden ettirmeden.
Belki isine gelenlerle is birligi yapip isine gelmeyenleri redetmis olabilir.d
Yine de bir arastirayim.
Cok sevgili Noah.Osmanlı devletinin bütün dünyanın dışladığı yahudileri kendi bünyesine aldığı , topraklarını onlara açtığı doğru .Resmi kaynaklarda hoşgörü politikası olarak açıklar durumu. Ki Osmanlı içinde yaşayan bir sürü gayri Müslüm var.
Gayri müslümlerin resmî işlerde çalıştırılmadığının kanıtı da Devşirme sistemi. Yani müslümanlaştırıldıktan sonra ancak devlet işlerinde çalışıyorlar ama devşirme sistemine asla alınmayan bir grup da yahudiler.
Yahudilerin dinsel bağlarının asla değişmeyeceğini ve devlet sistemini çökerteceği düşüncesiyle hristiyanları alıp müslüman yapmalarına rağmen 19.yy a kadar yahudi alınmaz.
19yy da da mecbur kalınarak Tanzimat ve ıslahat fermanları Abdülmecid- meşrûtiyet dönemi 2. Abdülhamid dönemiyle Din unsuru kırılıyor. Ama bak kesinlikle mecburiyetten.
İyi bir konuya temas ettin peki ne bu yahudi durumu çünkü çok varlıklılar. Devlet özellikle ekonomik çöküşe geçince bütün iç borçları yahudilerden alıyor Sürreya’cım yani onlara gebe kalıyor.
Ayrıcalık tanınması mecburiyetten çünkü kasanın anahtarı onlarda. Ve devşirmeye asla dahil etmeden karşılıklı toleranslar ayrıcalıklar verilmek zorunda kalınmış.
Osmanlı aslında Lale devrinde dışarıya kendini açıyor. Batının üstünlüğünü o zamana kadar kabullenmeyecek derecede kompleks , içe kapalılık söz konusu dönem 18 yy
Ancak müslüm - gayrimüslümn ayrımının yasalarla kaldırıldığı dönemse 19.yy.
O da tamamen Batı’nın siyasi baskısını yok etmek için. Azınlık isyanları milliyetçilik akımları vb vb.. Bunları sindirmeye ve dağılmayı engellemeye çalışırken devşirme sistemi kalkıyor din ayrımı olmadan insanlar Meclis- i mebusanda yer alabiliyor.
Haaa ne kadar demokratik onu da ayrıca seninle başka sorgulamalarda konuşmak isterim.
Keyif verir.
eskiden okullarda kullanılan florasan lambaların, ampulleri patladığı zaman "balans"ları yahut diğer adıyla "transformatör"leri hâlâ elektrik tüketiyor görüşü ileri atıldı. daha sonra ölçümler yapıldı "tüketmiyormuş" denildi.Prize boşa takılı fişler yaklaşık Türkiye'deki toplam elektrigin %5 ini tüketiyor.Millet olarak her ay 60 milyon tl'yi çope atıyoruz.
Tel sarjlari ,tv , laptop ?eskiden okullarda kullanılan florasan lambaların, ampulleri patladığı zaman "balans"ları yahut diğer adıyla "transformatör"leri hâlâ elektrik tüketiyor görüşü ileri atıldı. daha sonra ölçümler yapıldı "tüketmiyormuş" denildi.
biz teknik lisede şarj aletlerinin içindeki transformatörlerden sardık, yani yaptık.
esasen bir şeyin watt yani güç çekmeden elektrik tüketmesi olası değil fakat o transformatörlerin bazıları ısınıyorken bazıları ısınmıyor.
dipçe; prize takılı boş FİŞ'ler değil, içinde transformatör bulunan adaptörler için bu görüş yaygın.
örn; şarj aleti için güç tüketir deniliyor.
örn; mutfakta kullanılan su ısıtıcısının düğmesine basılmadığında sittin sene elektrik tüketmez.
televizyonlar güç tüketir.Tel sarjlari ,tv , laptop ?