Bilir misin gökyüzündeki yıldızlardan medet ummayı?
Uzattın mı elini bir yıldız boyunca, belki tutarım diye farkında olmadan?
Uykusuz kalmayı bilir misin sabaha kadar?
Hiç küstün mü hayata?
Aslında kendindir küstüğün!
Kapatıp gözünü hayaller kurduğun oldu mu geleceğe dair..?
Bazen küçük bir masumiyet belirir tebessümümde, bazen de hiç susmayan ben...J
Sevdin mi birini?
Her yağmur yağışında saatlerce bekledin mi sevdiğini pencerenin önünde?
Bir yudum sevgi dilendiğin oldu mu sert bakışlardan?
Yaslanacak bir omuz aradığın oldu mu hiç?
Birden güldüğün oldu mu sebepsiz?
Her şiirde kendinden bir şeyler bulmadın mı hiç?
Rüyalarda yaşadığın oldu mu hayatını,
İstemediğin oldu mu uyanmayı?
Baktığın ama etrafı görmediğin oldu mu?
Ufak bir sorunu büyütüp ölmeyi de mi istemedin hiç?
Sebebini bilmediğin bir ağırlık çökmedi mi üzerine?
Büyüdüğünü fark edip zamana düşman oldun mu hiç?
Hecelerin az geldiği, kelimelerin yetmediği oldu mu duygularını anlatmaya?
Ağladığın oldu mu sebepsizce sabaha kadar?
Belki sen ağlamayı bilmiyorsundur sevmeyi bilmediğin gibi..
İki damla göz yaşı değildir ağlamak...
Önce hüzünlenmek, sonra düşünmek, hayal etmek..
Anıları yaşamak, büyük bir özlem içinde oyuncak bebeğe sarılmak..
İşte budur ağlamak ve yeniden yaşamak...