Bilinçsiz Üreme.

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
2YSnme.jpeg

"kendisinden önceki hiçbir filozofun aşkla ilgili araştırmalarını yeterli bulmayan schopenhauer (1788- 1860), kadınla erkeğin bir araya gelmesinin tek nedenini içgüdüsel olarak "üreme"ye bağlıyor. üreme içgüdüsüyle hareket etmeniz için mutlaka çocuk sahibi olmayı istemeniz ya da her dakika üremeyi düşünmeniz gerekmiyor. bu sizin genlerinizde ve dolayısıyla bilinçaltınızda var..

elbette devamında nietzsche'de ekleme yapıp; "insanda iki türlü temel iç güdü vardır der; biri hayatta kalmak diğeri üremektir (soyunu devam ettirmektir. yaşamak var olmaktır. üremek ise ölümsüzlük isteğidir. bu bakımıyla ilkine yani yaşama isteğine hizmet eder.

35 yılda nüfusu iki kat artan insan dünyayı Parazit gibi kemiriyor 100 yılın sonunda felaket kapıda üreyen değil üretken insanlar lazım..
 
aslında mesele üremek değil, üreme eylemi olurken diğer canlıların üremelerine engel olmak.
yoksa aslan kaplan ya da bitkiler de aile planlaması yapmıyor ve doğaya zararları yok. bizim tek farkımız düşünebilme yeteneğimiz. Bu yeteneğimizi de yok etme üzerine kullanıyoruz.

bu yüzden son cümleyi değiştirmek istiyorum. üreyin, üretin ürettiğinizi tüketin.
 
Hayvanlar insan kadar şanslı değil bizler ürerken onlarıda tüketiyoruz o katman birbirini dengeliyor herkes birbirini yiyor çoğunun ömrü kısa bir insan ölene kadar kaç hayvan telef oluyor çok uzun yaşayan hayvanlarında üremesi 1 veya ikidir tabiki bu kasıtlı savaşlarda insan nüfusunu kontrol etmek için birer bahane Avrupa’da bu başarıyla yapıldı şimdi sıra Ortadoğu’da ardından asyaya uzanır
 
Tavsan gibi uremeyin arkadas.

Insan gibi ureyin.
 
İnsan evrimleştikçe, zekasını kullanmayı öğrendikçe besin zincirinde en tepeye çıkmıştır.
Geçmişte de bazı hayvanlar insanları yiyorlardı ve şu an avcı konumunda olan insan, av konumundaydı.
Demem o ki, zaman durmadıkça evrim de durmaz. Ve zaman durmadıkça daha ne bilinmeyenler ortaya çıkacak, neler keşfedilecek.
Belki de insan zekasının kurbanı olarak kendisini tüketecek bir canlı yaratacak veya keşfedecek ; bilemeyiz.

Diyeceksin ki , ''iyi de bunların bilinçsiz üreme ile alakası nedir?''
Ben de diyeceğim ki, '' ne bilim ak '' ve ekleyeceğim , kime göre neye göre bilinçsiz üreme olduğunu iddia ediyorsun? Hangi reel istatistiğe dayandırıyorsun bu iddiayı?

Neyse ya ciddi konular bana göre deeel.
 
Örnek vermek gerekirse işe en basit yoldan gidelim mesela köy hayatı yaşayan bir aile ile şehir hayatı yaşayan ailenin arasında bu farkı görürsünüz istisnalar hariç Köylü adam en az 4,5 çocuk yapıyor en çokta 9-15 arası şehirde yaşayan biri en az 1 en çokta 3 çocuğa bakarım diyor bilinçlik burda kendini gösteriyor biz 6 kardeşiz köyde büyüdük yeni jenerasyon 2,3 ten fazla İstemiyor bizden sonra gelecek olanda dahada bilinçli olacaktır 20 bin nüfuslu kasabamız köy oldu 3500 kişi yaşıyor hepsi Avrupa’da büyük şehirlere gitti bugün imkanları olmasaydı Eminim köyün nufüsü şimdi 140 bin’İdi
 
İlkelliğin, az gelişmişliğin bir göstergesi bu sürekli üreme isteği.
 
Kötü bir şey, maruz kaldıklarımla ödememem gereken bedeller ödüyorum.
 
Senin yürüttüğün mantık sakat bay Yabani. Ki kafanın içindeki çıkarımlar sana mantıklı geldiği için mutlak doğru olarka kabul edilemez. Ne dedim? ''reel istatistik var mı?'' Ne demek? kafanın içindekilerden ziyade kabul görmüş bir istatistik. Ama sen bana kafanın içindekileri anlattın ve ''bilinçsiz üreme'' işte böyle dedin.

Mesela Avrupa'da da yaşlı nüfusa bakacak ve sanayileşmeden dolayı artan iş gücünü karşılayacak genç nüfus kıtlığı var. Ve her geçen gün birçok ülkenin kriz gündemi olarak üzeirne çalışmalar yaptığı bir sorun bu.
Sen sadece kalabalık toplumları göz önüne alarak kendince çıkarımlar yapıyorsun ve bu çıkarımların doğru olduğuna inanıyorsun : yapma.
 
Aslında eskiye oranla (50,000 - 300,000 yıl) üreme konusunda kendimizi frenlediğimiz çok ortada. Sosyal bir hayvan olmaya başladığımızda, eş seçimimiz mevsimsel veya çevresellikten kopup, daha duygusal ve akılcılığa yöneliyor. Elimizde tokmakla başka hayvanların kafalarını ezdiğimiz zamanlar, istediğimiz dişi ile istediğimiz zaman üreyebiliyorduk. Muhtemelen dişilerin hamile kalmadıkları bir dönem olmuyordu hayatlarında diye tahmin ediyorum. Bugün ise dünyanın en cahil adamı bile olsanız maksimum 10 tane çocuk yapabiliyorsunuz. ( Kuma işlerine giren yada gelini, baldızı ile iş pişiren şizofrenlerin 25-30 çocukları olduğu da doğrudur. )
Yani geçmişe göre gerçekten daha temkinliyiz üreme konusunda. Ancak, genel nüfus fazlalığı yüzünden 2 çocuk bile aşırı etkiliyor gelecekteki nüfusu. Yapacak birşey yok. Dünya geçmişte olduğu gibi tekrar bir silkelenecek, üzerindeki fazlalığı atacaktır birgün.
 
biz evlenecek kız bile daha bulamazken adamlar çatır çatır çiftleşip çoğalıyor.ayıp ya.
 
Her seye özgürlük, kendi karari, kimseyi ilgilendirmez diyip duruyorsunuz ya hani birakin rahat rahat üreyip salsinlar sokağa. Herkesin hayatina kimse karisamazdi hani.
Olmuyor di mi
 
Ne demiş yabani hazretleri “ her canlı çiftleşme içgüdüsüyle var olmuştur insan zevkinden hayvan akılsızlığından “
 
Kesinlikle kötü bir şey arkadaşlar, korunmanın önemini kavrayın.
Evet kavrayın.
 
Geri