Bilinçli tasarım Nedir?

Konu sahibi son olarak 2612 gün önce görüldü
Sanırım bu evrim teorisine benzer bilimsel bir teori yaşamın ve canlıların bir güç tarafından "dizayn edildiğini" söylüyor Bu düşüncelerin bir çoğu bilim dünyası tarafından kabül görmüyor. Varmıdır bunun hakkında bilgisi olan ?
 
'Sanırım' demişsiniz ama yinede söyliyim;

bence 'bilinçli tasarım' ve 'evrim teorisi' birbirine hiç benzemiyor

bilinçli tasarım bilimsel bir şey değildir

ve tasarlanamaz bir evrende yaşıyoruz :icon_hosgoru:

Açıklıyayım;

evrim işleyen bir mekanizmadır ve tüm canlıların ortak atadan türediğini söyler.. ilk canlının nasıl oluştuğunu söylemez.. bunun için abiyogenez teorisi vardır.... bilinçli tasarım ise tüm canlıların ilahi bir yaratıcı tarafından yaratıldığını söyler.. birinde kendiliğinden olan bir süreç söz konusudur ,diğerinde ise bilinçli bir müdahele söz konusudur.. aralarında çok büyük hayati farklar vardır..

ayrıca bildiğimize göre evren 13,7 milyar yıl önce var oldu ve uzay-zaman da bu noktada var oldu.. yani büyük patlamadan önce zaman diye bir şey yoktu.. bilinçli tasarımın olması için zamana ihtiyaç vardır.. zaman olmadığı için bir tanrıdan bahsetmek söz konusu değildir..
bu nedenle bilinçli tasarım bilim dışı bir iddia olmuş oluyor..;)
 
Bilinçli tasarım ile ifade edilen en önemli gerçek, tüm doğayı "planlanmamış, amaçlanmamış bir rastlantılar yığını" olarak gören materyalist biyoloji anlayışının geçersiz olduğudur. Michael Behe, bu yeni anlayışın bilim dünyası tarafından kabullenilmesinin kolay olmadığını, ancak zaten hiçbir bilimsel devrimin kolay gerçekleşmediğini belirtiyor:

Hayatın üstün bir akıl tarafından tasarlanmış olduğu anlayışı, hayatı basit doğa kanunlarının bir sonucu olarak algılamaya alışkın bizlerde bir şok etkisi yaratmış durumda. Ama diğer yüzyıllar da benzer şokları yaşamışlardı ve şoklardan kaçmak için bir neden de yok.2

Son gelişmeler ise, bilim dünyasının bu gerçeği kabullenmek, yani tüm canlıları üstün güç sahibi Rabbimizin yarattığı gerçeğini kabul etmek üzere olduğunu gösteriyor. Kuşkusuz bu, son birkaç yüzyıldır insanlığa büyük zararlar vermiş materyalist dünya görüşünün de son bulması anlamına geliyor. Bilimdeki her yeni gelişme ile birlikte, insanlık artık Allah'ın üstün yaratışına şahit oluyor.
Maria puder sen hiç duydun mu bu konu hakkında bir şey?
 

Maria puder sen hiç duydun mu bu konu hakkında bir şey?

Cook evvel den bi forum sitesinde tartismistik.
ama bunu bilimsel bir teori olarak kabul etmiyorum ben. Benim gibi bunu bilim aldatmacasi diye dusunen insanlar varTanrı vardır tezini doğrulamak istercesine bi açıklama getiriyor hiç bir şey tesadüf değil mantığı peki ya tasarımcının tasarımcısı kim o halde?

Ve neden Dinazorlar var edildi?

Hersey takdir-i ilahi diye düşünenler için ideal bi mantik

Evrim teorisi ile uzaktan yakından alakası yok
 
İnanıyorum elbette lans diye bilimle bağdaşmaz etiketinin vurulmasınıda samimi bulmuyorum.Şuanki teknoloji ile bu konuda ancak felsefe yapılır zaten.Her türlü uçuk yoruma açık konu dolayısıyla.Dünyadaki sürece bakınca homosapienlerin daha güvenli üremesine destek olan göktaşı ile dinazorların yok olması,canlıların anatomik yapılarının yaşadıkları biyomlara göre evrilmesi ve böylelikle daha uyumlu yaşayabilmeleri kimi buna bilinçli tasarım gözüyle bakabiliyorken kimileride kendiliğinden oluş düşüncesiyle değişik açıklamalarda bulunuyor. vs vs.Binlerce örnek verilebilir bunu destekleyecek.

Bkz; İnsanın kendini evrendeki en parlak zeka sanması.
Bkz; İnsanın ''Evren algı çemberimden ibarettir'' bakış açısı.
Bkz; İnsanın animuslarının herşeyi kavrayıp açıklama getirebileceği inancı,felsefeciler tarafından aksi iddaa edildiğinde ısrarlada red etmesi.

Kısacası Üper düper süper zekiyiz,kafamız herşeye basıyor.
 
Bilinçli Tasarım sanıırım Akıllı Tasarımdan bahsediyorsun...

Lehigh Üniversitesi'nde biyokimya profesörü olarak çalışan Michael Behe 1996 yılında yayımladığı Darwin'in Kara Kutusu: Evrime Biyokimyasal Başkaldırı adlı kitabıyla evrim teorisine karşı geliştirilen Akıllı tasarım hareketini başlattı.

Bakterinin Kamçısı

“Kamçı” olarak Türkçe’ye çevrilen “flagella” isimli organ, bazı bakteriler tarafından sıvı bir ortamda hareket edebilmek için kullanılır. Organ, bakterinin hücre zarına tutturulmuştur ve canlı ritmik bir biçimde dalgalandırdığı bu kamçıyı bir palet gibi kullanarak dilediği yön ve hızda yüzebilir. Bakterilerin kamçısı, uzun zamandır biliniyordu. Ancak son 10 yıl içindeki gözlemler, bu kamçının detaylı yapısını ortaya çıkarınca bilim dünyası şaşkına döndü. Çünkü kamçının, önceden sanıldığı gibi basit bir titreşim mekanizmasıyla değil, çok karmaşık bir “organik motor” ile çalıştığı ortaya çıktı.

Bakterinin hareketli motoru, elektrik motorlarıyla aynı mekanik özelliğe sahiptir. İki ana bölüm söz konusudur: Bir hareketli kısım (rotor) ve bir durağan kısım (stator).

Bu organik motor, mekanik hareketler oluşturan diğer sistemlerden farklıdır. Hücre, içinde ATP molekülleri halinde saklı tutulan hazır enerjiyi kullanmaz. Bunun yerine kendine özel bir enerji kaynağı vardır: Bakteri, zarından gelen bir asit akışından aldığı enerjiyi kullanır. Motorun kendi iç yapısı ise olağanüstü derecede komplekstir. Kamçıyı oluşturan yaklaşık 240 ayrı protein vardır. Bunlar kusursuz bir mekanik tasarımla yerlerine yerleştirilmiştir. Bilim adamları kamçıyı oluşturan bu proteinlerin, motoru kapatıp açacak sinyalleri gönderdiklerini, atom boyutunda harekete imkan sağlayan mafsallar oluşturduklarını ya da kırbacı hücre zarına bağlayan proteinleri hareketlendirdiklerini belirlemişlerdir. Motorun işleyişini basitleştirerek anlatmak amacıyla yapılan modellemeler bile, sistemin karmaşıklığının anlaşılması için yeterlidir.

Bu karmaşıklığın rastgele oluşmadığını ve bir yaratıcı olduğunu destekler.

Diye bir örnek verilebilir...

Aslında ABD okullarında darwinin evrim teorisine karşı okutulmak istenen (Hatta okutulan) ve gittikçe yaygınlaşan bir teori. Sanırım michael behe bu işin sadece biyolojik kısmı ile ilgilenmiş. Yani mikro kısmı ile. aslında akıllı tasarımın bir de makro boyutu var. Bu da evrendeki düzenin yaşama elverişli dünyamızı meydana getirmesinden bahsediyor.

Bununla iilgili ülkemizde okunmaya değer bir diğer kitapta John Lennox'un "Aramızda kalsın tanrı var" adlı eseridir.

Not: Kitabı Geçen sene okudum, kitaplığımda mevcut. İlgilenen arkadaşlara gönderebilirim...
 
Geri