Bilinçaltının İzinde Bir Yazar: Marcel Proust

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
54b73400dcdc536920963be789c1fd08-htXSS.jpg

20. yüzyıl edebî değerlendirmelerine dönük tasarlanan anketlerde Gabriel Garcia Márquez ile birlikte yüzyılın en iyi yazarı yakıştırmasına layık görülen Marcel Proust; yedi ciltlik “Kayıp Zamanın İzinde” romanı ile dünya edebiyatında hatırı sayılır bir yer edindi.

10 Temmuz 1871 tarihinde, Auteuil’de varlıklı ve saygın bir burjuva ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Marcel Proust on yaşındayken yakalandığı astım krizlerinin etkisini bütün hayatı boyunca gördü. Öyle ki, krizleri atlatmak ve rahata kavuşmak için kafein kullanmaya başladı. Mevzubahis dönem için bir burjuva ailesine mensup üyelerin “normal” olarak nitelendirebileceği tek mesleği keşfetti: Edebiyat.

1890 yılında Hukuk Fakültesi ile Siyasal Bilgiler Okulu’na kaydolan Proust; bu süreçte hem Fransız öykü yazarı Guy de Maupassant tanışıp hem de ünlü felsefeci Henri Bergson’dan dersler almaya başlar. Bütün bu birikim ve kültür, 1893 yılında “Swann’ın Bir Aşkı” isimli eskiz niteliğindeki yazılarında kendisini ilk kez gösterir.

Siyasî Tartışmalar

1894 yılında Yüzbaşı Alfred Dreyfus’un casuslukla itham edilerek Fransa’da yargılanmaya başladığı meşhur Dreyfu Davası, Proust için de bir dönüm noktası olur. Dreyfus yanlılarının arasında yer alan Proust; 1895’te felsefe lisans diplomasını alır ve 1898’de Dreyfus olayının iyice büyümesi ile birlikte kendisini gittikçe artan siyasî tartışmaların içinde bulur. Aynı yıl içinde Emile Zola’nın L’Aurore Gazetesi’nde yayımlanan “J’accuse” isimli açık mektubuna pek çok entelektüel ile birlikte destek sunsa da Zola’nın devlete hakaret suçlamasından yargılanmasını önleyemedi.

Büyük Bir Kayıp

1905 yılında, hayatındaki en önemli kadını kaybeder. Annesinin vefatının akabinde büyük bir travma geçiren Proust sosyal yaşamdan soyutlanır ve kendisini tamamen yazmaya verir. 34 yaşında geçirdiği bu travma sonrasında tedavi de gören Proust deneme yazıları kaleme alarak önemli edebiyatçılar ve felsefecileri inceler.

1908 yılı itibarıyla tamamen inzivaya çekilir ve hiç ara vermeden 7 ciltlik başyapıtı “Kayıp Zamanın İzinde” isimli dizi romanını yazmaya başlar. 1913 yılında bu külliyatın ilk bölümü “Swann’ların Tarafı” yayımlanır. Ardından sırasıyla “Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde” (1918), “Guermantes Tarafı” (1920), “Sodom ve Gomorra” (1923), “Mahpus” (1923), “Albertine Kayıp” (1925) ve “Yakalanan Zaman” (1927) yayımlanarak külliyat nihayete erer.

Bütün bu kitaplar boyunca Marcel Proust şimdiki zamanın ve geçmişin bilinç içindeki kavramlarını çağrışımlarla birleştirmek amacıyla kronolojik bir sıraya koymaz. 3000 sayfayı bulan eseri, 20. Yüzyılın en önemli edebiyat eserlerinden birisi olur.

Yazar, gündelik hayattaki sıradan görülen pek çok hareketin bilinçsiz bir şekilde hafızayı tetiklediğini ve ayakkabı bağlamak ya da yürümek gibi alelade işlerin geçmişimizle ilgili birçok detayı aydınlatabileceğini iddia eder.
 
Geri