Bilim Terimleri Sözlüğü

Konu sahibi son olarak 1729 gün önce görüldü
a limine: "Eşikten doğru" anlamına gelir. Kestirmeden, tez elden, peşin hükümle; meselenin özüne, işin aslına bakmaksızın anlamına gelen Latince bir deyimdir

Alıntı
 
A posteriori: Deneyime dayalı. A posteriori doğru önermeler deneye ve duyu verilerine dayanan önermesel bilgilerdir. “Güneş doğudan doğar.” veya “Dünya yuvarlaktır.” gibi önermeler, bu bilgi sınıflandırmasına örnek olarak verilebilir. Algılarımız ve tümevarım yoluyla edindiğimiz bilgilerimizin büyük bir kısmını a posteriori bilgileri oluşturmaktadır. Kant matematik gibi zihinsel süreçlerin a priori, dünyanın varlığı ve durumu ile ilgili olanları a posteriori olarak kabul etmeyi önermiştir. Bilgiye dair en temel tartışmalardan birisi olan a priori ve a posteriori ayrımı hâlâ çağdaş epistemolojinin süregelen konularından birisidir.
 
A priori: Önsel, deneyime dayanmayan. Bilgi felsefesindeki en temel ayrımlardan birisi, bilginin duyu verisi ve deneye dayanıp dayanmadığına göre sınıflandırılmasıdır. A priori bilgi terimi deneye dayanmayan, deneyden önce gelen ya da ondan bağımsız olarak ulaşılan bilgi için kullanılır. Örneğin şu önerme de a priori olarak doğrudur: “Bir cisim aynı anda birden çok yerde bulunamaz.” A priori doğru olduklarına ulaştığımız önermelerin şunları kapsadığı düşünülmüştür: çıkarım kuralları, aksiyomlar, mantık, matematik, olasılık ilkeleri. Bu sınıflandırmayı felsefe tarihinde ilk öne süren Aristoteles’tir. Ona göre ilk, evvel ya da önce olan a priori, ilk ilkeler ya da kesinler olarak görülür ve apaçıktır. Ayrıca Aristoteles’e göre, a priori önermeler olmaksızın bilgilerimizin doğruluğundan emin olamayız. Bilme sürecinin kendisi ilk ilkelerin tespit edilmesiyle başlar; felsefenin en önemli faaliyetlerinden biri de bu ilkeleri tespit ederek doğru bilgiye ulaşmaktır. Kant a priori bilgide deneyime dayalı bazı unsurların bulunabileceğini düşünmüştür. Örneğin “Başlangıcı olan her şeyin bir sebebi vardır.” önermesi a priori olmakla beraber ‘başlangıç’ terimi deneyime dayalıdır. Bu noktada Kant’ın a priori olma kriteri olarak benimsediği iki nitelik öne çıkar; zorunluluk ve evrensellik. Artık Kant’ın tanımlaması daha açıktır; “A priori önermeler, zorunlu ve evrensel olan önermelerdir.” Kripke gibi çağdaş filozoflar a priori olmak ve zorunluluk arasında görülen bağlantıya bazı eleştiriler sunmuştur. Zorunlu olmayan a priori önermeler ve zorunlu a posteriori önermeler (örn. “Her insan ölümlüdür.”) olabileceğini söylemek makul görünüyor. Bu tarz eleştiriler, zorunluluk kavramının genellikle a priori olmayla ilişkilendirilen kipsel/modal bir ifade olmasına karşın, a priori olandan ayrılmaz olmadığını da bize göstermektedir. Pollock ve Cruz gibi çağdaş düşünürler, a priori bilginin varlığına yönelik matematiksel ve mantıksal doğruların varlığının ciddi bir kanıt olarak ele alınması gerektiğini düşünseler dahi, deneyimden bağımsız ve a priori tanımlamasına şüpheyle yaklaşırlar. A priori doğruların varlığını kabul etmeye yönelik bir yaklaşım olan “a priori sezgicilik” konusunda en bilinen savunuculardan biri Robert Audi’dir. Audi için a priori doğrular, doğrudan ve sezgisel biçimde kavranan doğrulardır. Pollock ve Cruz, bu noktada a priori doğruların, sezgilere dayandığını ve sezgilerimizin psikolojik bir süreçle ilişkili olması gerekçesiyle güvenilir olamayacağını düşünürler.
 
A Vitamini: A vitamini veya retinol, A vitamini biyolojik aktivitesine sahip hayvansal kaynaklı bileşiklerin tümüne verilen bir isimdir. Ana işlevlerini, retinol ile onun iki türevi olan retinal ve retinoik asit gerçekleştirir.

Bitkisel kaynaklardaki bazı karotenoidler ise ince bağırsak mukozaları ve karaciğerde retinole dönüşerek A vitamini aktivitesi gösterir (en güçlüsü beta-karoten).

A vitamini sıcağa ve alkaliye dayanıklı, aside, oksidasyona ve ultraviyole ışınlara duyarlıdır.
 
a-:Olumsuzluk anlamı katan bir "Apati", "ilgisizlik" anlamına gelmektedir.

AB-:"Uzağında" anlamında bir ön ek. "Abnormal", "normalden uzak" anlamına gelmektedir.
 
Geri