Beyni Yeniden Ayarlama
Geçen Haziran ayında Columbia Üniversitesi’ ndeki New York Eyalet Psikiyatri Enstitüsü’ nde yürütülmekte olan yeni bir tedavi yönteminin deneme aşamaları...
Bu yöntem depresyonun sürekli aşağı çektiği bir dönencenin içinde kendini bulan Martha ve Martha gibi milyonların bir mıknatıs yardımı ile beynindeki bir merkezi hedefleyerek düzensiz sinirsel devirlerin yeniden ayarlanması ilkesini hedefliyordu. Kaybedeceği hiçbir şey olmadığının bilincinde olan Martha bu yeni yöntemi denemeyi kabul etti ve kısa sürede kendini bir sandalyede otururken buldu. Hilal şeklinde gri bir alet kafasının tepesine seri halde manyetik çarpmalar veriyordu.
Tedavinin her oturumu 1 saat sürdü. Bu tedavi 6 hafta boyunca
haftada 5 kez uygulandı. Martha 3. haftanın sonunda değişimin sinyallerini fark ettiğini belirtiyor. Eylül itibari ile duygu durumunda belirgin bir düzelme olduğunu
yemek ve gün ışığı gibi şeylerden yeniden keyif almaya başladığını ifade ediyor. Tekrar oturumlar için aralıklı olarak Enstitüye geri dönen Martha 6 aylık bir tedavi süresi içinde tüm semptomlarının köşeye sıkıştığını belirtiyor.
Dünyanın farklı bölgelerinde faaliyette bulunan araştırma merkezlerinden doktorlar tarafından bu alanda bildirilen başarılı sonuçlar bunun bir şans olmadığını açıkça gösteriyor. Ulusal Mental Sağlık Enstitüsü (The National İnstitute of Mental Health) dikkatini çekmiş olacak ki
New York Enstitüsü ve farklı 3 araştırma grubuna daha geniş kapsamlı
240 depresyon hastası üzerinde yapılan ve manyetik uyarım ile placebo etkisini karşılaştıran bir çalışma teklifi sundu.
Enstitüdeki çalışmayı yöneten Dr. Sarah Lisanby
“Önümüzdeki birkaç yıl içinde Manyetik Uyarı Tedavisinde tekrarlama oturumlarının emniyetli ve faydalı olduğu konusunda daha iyi bilgilere sahip olacağız” diye çalışmaları yorumlamıştır. Ayrıca bu yeni tedavi tekniğinin anksiyete bozuklukları
şizofreni
felç
hatta epilepsi tedavilerinde kullanımına yönelik merak da medikal alanda gittikçe artmaktadır. Bunların hepsi sadece başlangıç.
Araştırmacılar
manyetik uyarı tedavisinin en azından beynin çeşitli bölgelerinin birbirleri ile olan ilişkisinin çözülmesi ve bazı sinyallerin çatıştığında nelerin ters gittiğine dair ipuçlarının elde edilmesinde yeni bir anlayış getireceğini savunmaktadırlar. Şu anda yapılamayan ise
belki de çekinilen
manyetik uyarının neden kişilerinin sıkıntılarını hafiflettiği sorusunun yanıtı vermektir.
Ancak öncelikle bir iki noktayı belirin hale getirmekte fayda vardır. Bu tür manyetik uyarımın eklem iltihaplarından şikâyet edenlerin bileklerine doladıkları veya sırtlarına bağladıkları çubuk mıknatıs ile her hangi bir ilişkisi yoktur. Bunun aksine
transkranial manyetik uyarımda MRI’da kullanılanlara benzer sofistike elektromıknatıslar kullanmaktadır. Bu elektromıknatıslar o denli küçüktür ki kişi elinde tutabilir ve bu uygulama hiçbir karışıklık
gürültü patırtıya neden olmaz.
Ayrıca beyni uyaran manyetik çarpmalardan çok bunların bir eko gibi sinir hücrelerinde yarattığı elektriksel akımdır. Çarpma sıklıklarının bazıları sinir yollarını uyararak hızlandırırken
bazen de onların duyarsızlaşmasına neden olabilir.
Bu anlatılanlar
elektroşok tedavisine oldukça benzerlik göstermekteyse de aslında benzer değildir. Wake Forest Üniversitesinde felçli hastaların tedavisi ve kısa sürede iyileşmelerinde manyetik uyarım tedavisini kullanma üzerine çalışmalar yapan nörolog Dr. George Wittenberg
“Manyetik uyarım akımı gerçek bir elektriksel bağlantı olmaksızın arttırıcı akıllıca bir yöntemdir.” demektedir. Tüm beyni etkileyen Elektroşok tedavisinden farklı olarak
manyetik uyarım sadece üst yüzey veya cortexteki belirli alanları etkilemektedir. Ayrıca elektroşok tedavisinde olduğu gibi tedavi her hangi bir nöbete yol açmadığından
kas gevşetici kullanımına veya anesteziye gerek yoktur
ayrıca hafıza kaybı tehlikesi de bulunmamaktadır. Hastalar manyetik uyarım sırasında akım başladıktan itibaren yalnızca kafataslarında ufak bir çekme hissederler.
Peki
neden bir kişi beyninde küçük elektrik akımlarının oluşturulmasına izin versin? NIHM için depresyon tedavisinde manyetik uyarımın kullanılması çalışmaların takip eden Güney Karolina Tıp Fakültesinden psikiyatrist Dr. Mark George
“Beyinin hem kimyasal hem elektriksel faaliyetleri olan bir organ olduğu unutulmamalıdır” demektedir. Prozac
Zoloft gibi ilaçlar beyindeki kimyasal dengesizliği hedef almaktadır
ancak bu problemin sadece bir kısmını içerir. Oldukça problemli yan etkilerine rağmen elektroşok tedavisi
uzun süreli şiddetli depresyonda halen en etkili yöntem olarak uygulanmaktadır.
Her ne kadar araştırmacılar Transkranial manyetik uyarımın çalışması hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını açıkça itiraf etseler de bazı fikirleri olduğu bilinmektedir. Bilinmektedir ki beyinin farklı bölgelerindeki sinir hücreleri birlikte
bir uyum içerisinde hareket etmektedir. Özel olan cortexin yargılama yapma ve hayatlarımızı planlama işlemlerinde etkili bölgeleri ile limbik sistemin duygular ağırlıklı bölgelerini bağlayan zincirlerdir. Depresyona yönelik bir teori
depresif duygu durumunun bu zincirlerdeki bir dengesizlikten kaynaklandığını veya bu dengesizliğe bağlı olduğunu belirtmektedir. Tıpkı bir bilgisayarın formatlanması/ sıfırlanması gibi periyodik manyetik uyarımlar sonucu bu bölgelerdeki akımlar yeniden yapılandırılabilmektedir
Hiç kimse bu yeniden yapılandırmanın ne kadar süreceğini veya beyindeki farklı bir bölgenin uyarılmasının ne gibi sonuçları olacağını bilmiyor. Ancak bu durum nörologların TMU yu farklı alanlarda ve bölgelerde kullanmalarını engellememektedir. Örneğin MRI travmanın oluştuğu beyin bölgelerini ve hangi diğer bölgelerin bu işlevleri üzerine almaya çalıştığını belirleyebilmektedir. Uyarım veya duyarsızlaştırmanın uygun birleşimi felçli hastaların tedavisinde sorunları çözebilir mi/ umut verici bir yaklaşım olabilir mi?
Dr. Randall Benson
Detroit’te Wayne Eyelat Üniversitesinde 28 felçli hasta ile çalışmalarını yürütüyor. Bu çalışmalar var olan ve hali hazırda uygulanan terapilerin artık faydalı olmadığı ve konuşma sorunları yaşayan hastalara TMU uygulanmasını içeriyor. Öncelikle bu kişiler beyin taramasından geçerek
hangi konuşma merkezlerinin halen kısmen de olsa aktif olduğu belirleniyor. Daha sonra TMU bu bölgeleri hedef alarak uygulanıyor. Benson bu uygulamayı; “Konuşma ve dil beyinde belli bir ağ ile düzenlendiğinden
bir merkezin uyarılması tüm ağda etkili oluyor. “şeklinde açıklıyor.
Harvard Tıp Fakültesi’nde biraz farklı bir araştırma yürüten Dr. Alvaro Pascual-Leone
felçli hastaların konuşmalarında farklılıklar görmeye başladıklarını bildiriyor. Aktif olan
telafi edici alanlardaki çalışmayı desteklemek yerine
Pascual-Leone ve ekibi iyileşmeyi bloke eden alanlardaki sinir yollarını zorlamayı hedefliyor ve bunu “ilk tepki olarak beyin hasarlı alanlardaki aktiviteyi kesmek ister” şeklinde açıklıyor. Böylelikle bu uygulama hafif miktarada zarar görmüş olan sinir hücrelerine yeniden yapılanma şansı verir. Fakat bazı felçli hastalarda
engelleyici sistem çalışmaya devam eder. Bu sinir hücrelerini hedefleyen manyetik uyarı ile
Pascual-Leone iyileşme sürecini hızlandıracağını düşünmektedir.
Bu bilim adamları sadece akıllıca bir tahminle baş döndürücü şekilde karışık bir organı-insan beynini- tedavi ettiklerini itiraf eden ilklerdir. Fakat Martha’nın depresyonla yaptığı uzun savaş sonrasında hayatını nasıl geri kazandığını anlatırken ses tonunu duyduğunuzda
bunun denemeye değer bir risk olduğuna karar veriyorsunuz.
Geçen Haziran ayında Columbia Üniversitesi’ ndeki New York Eyalet Psikiyatri Enstitüsü’ nde yürütülmekte olan yeni bir tedavi yönteminin deneme aşamaları...
Bu yöntem depresyonun sürekli aşağı çektiği bir dönencenin içinde kendini bulan Martha ve Martha gibi milyonların bir mıknatıs yardımı ile beynindeki bir merkezi hedefleyerek düzensiz sinirsel devirlerin yeniden ayarlanması ilkesini hedefliyordu. Kaybedeceği hiçbir şey olmadığının bilincinde olan Martha bu yeni yöntemi denemeyi kabul etti ve kısa sürede kendini bir sandalyede otururken buldu. Hilal şeklinde gri bir alet kafasının tepesine seri halde manyetik çarpmalar veriyordu.
Tedavinin her oturumu 1 saat sürdü. Bu tedavi 6 hafta boyunca
Dünyanın farklı bölgelerinde faaliyette bulunan araştırma merkezlerinden doktorlar tarafından bu alanda bildirilen başarılı sonuçlar bunun bir şans olmadığını açıkça gösteriyor. Ulusal Mental Sağlık Enstitüsü (The National İnstitute of Mental Health) dikkatini çekmiş olacak ki
Enstitüdeki çalışmayı yöneten Dr. Sarah Lisanby
Araştırmacılar
Ancak öncelikle bir iki noktayı belirin hale getirmekte fayda vardır. Bu tür manyetik uyarımın eklem iltihaplarından şikâyet edenlerin bileklerine doladıkları veya sırtlarına bağladıkları çubuk mıknatıs ile her hangi bir ilişkisi yoktur. Bunun aksine
Ayrıca beyni uyaran manyetik çarpmalardan çok bunların bir eko gibi sinir hücrelerinde yarattığı elektriksel akımdır. Çarpma sıklıklarının bazıları sinir yollarını uyararak hızlandırırken
Bu anlatılanlar
Peki
Her ne kadar araştırmacılar Transkranial manyetik uyarımın çalışması hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını açıkça itiraf etseler de bazı fikirleri olduğu bilinmektedir. Bilinmektedir ki beyinin farklı bölgelerindeki sinir hücreleri birlikte
Hiç kimse bu yeniden yapılandırmanın ne kadar süreceğini veya beyindeki farklı bir bölgenin uyarılmasının ne gibi sonuçları olacağını bilmiyor. Ancak bu durum nörologların TMU yu farklı alanlarda ve bölgelerde kullanmalarını engellememektedir. Örneğin MRI travmanın oluştuğu beyin bölgelerini ve hangi diğer bölgelerin bu işlevleri üzerine almaya çalıştığını belirleyebilmektedir. Uyarım veya duyarsızlaştırmanın uygun birleşimi felçli hastaların tedavisinde sorunları çözebilir mi/ umut verici bir yaklaşım olabilir mi?
Dr. Randall Benson
Harvard Tıp Fakültesi’nde biraz farklı bir araştırma yürüten Dr. Alvaro Pascual-Leone
Bu bilim adamları sadece akıllıca bir tahminle baş döndürücü şekilde karışık bir organı-insan beynini- tedavi ettiklerini itiraf eden ilklerdir. Fakat Martha’nın depresyonla yaptığı uzun savaş sonrasında hayatını nasıl geri kazandığını anlatırken ses tonunu duyduğunuzda