-
- Katılım
- Nisan 28, 2012
-
- Mesajlar
- 4,696
-
- Tepkime puanı
- 2
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 30
BEYAZ SAYFA
Bir okur yakınıyordu: "Şiirlerinizde
çok sayıda özel isim geçiyor: Yabancı kentler,
insanlar, hatta bazen de kelimeler". Onu dikkatle
dinlemiş, birşey anlayamamıştım. "Neden Bruges
ya da Monteverdi'yi yabancı buluyor da,
mürekkep ya da tılsım geçince
o kelimeleri, anlamlarını, anlamlarının
berisinde örtünen erden yüzlerini tuttuğuna
bu kadar çabuk inanabiliyor acaba?" demiştim
kendi kendime. Bruges'de topal bir at gibi
gezdiğim günleri ve geceleri bilseydi o okur...
ama bilebilir miydi bir şehrin her zaman
bir şehir, bir kelimenin hep bir kelime,
anlamın ortasında buluştuğumuz bir anlam
olmadığını bilebilir miydi o yabancı okur?
Eve dönüp masama oturduğumda bakmıştım:
Şamdan, sigara tablası, kalemlerim,
yorgun kabzalı birer tabanca gibi duran
bütün bu eşya birer kelime olmazdan önce
özel, herkes için yabancı işaretlerdi.
Bir dolmakalem seçip bembeyaz sayfayı
çekmiştim önüme: "Bir okur yakınıyordu:
Şiirlerinizde çok sayıda..."
ENİS BATUR
Bir okur yakınıyordu: "Şiirlerinizde
çok sayıda özel isim geçiyor: Yabancı kentler,
insanlar, hatta bazen de kelimeler". Onu dikkatle
dinlemiş, birşey anlayamamıştım. "Neden Bruges
ya da Monteverdi'yi yabancı buluyor da,
mürekkep ya da tılsım geçince
o kelimeleri, anlamlarını, anlamlarının
berisinde örtünen erden yüzlerini tuttuğuna
bu kadar çabuk inanabiliyor acaba?" demiştim
kendi kendime. Bruges'de topal bir at gibi
gezdiğim günleri ve geceleri bilseydi o okur...
ama bilebilir miydi bir şehrin her zaman
bir şehir, bir kelimenin hep bir kelime,
anlamın ortasında buluştuğumuz bir anlam
olmadığını bilebilir miydi o yabancı okur?
Eve dönüp masama oturduğumda bakmıştım:
Şamdan, sigara tablası, kalemlerim,
yorgun kabzalı birer tabanca gibi duran
bütün bu eşya birer kelime olmazdan önce
özel, herkes için yabancı işaretlerdi.
Bir dolmakalem seçip bembeyaz sayfayı
çekmiştim önüme: "Bir okur yakınıyordu:
Şiirlerinizde çok sayıda..."
ENİS BATUR