Beste'nin Köşesi

Konu sahibi son olarak 4992 gün önce görüldü
Yakında öyle bir zaman gelecek ki, pişman olmayan kişi kalmayacak. İşte o zaman da 'ah'lar da, 'vah'lar da kâr etmeyecek. Analar çocuklarını, sevgililer yârlarını unutacak, bırakacak; kendi dertlertiyle ilgilenecekler. Çünkü herkesin elinde defteri olacak ve o defterde her şeyi en ince ayrıntısına kadar yazılmış bulacaklar. Her gün bir ölümün önüdür ve Kıyamet, ölümün düğünüdür!

21lilfr.jpg
 
Ömür, zaman ile sıkı dostluğunu sürdürüyor. Günler ile takvimlerin arasından su sızmıyor. Yankılanan her saniye, kaderin elinde olan sürelere zarf atmakta. Ayların saçları seyrek, yılların şakakları beyaz. Bugün, bir dün daha toprağa verildi ve şimdi içerisi, eskisinden de ayaz.

21lilfr.jpg
 
Beste senin köşende köşe kapmaca oynayasım var :p



Paylaşımlarını beğenerek takip ediyorum çok iyi :)
 
Yanılgılar içinde hayat sürmek ve ateş pahasına da olsa sevmek var işin ucunda. Her şeye göğüs germek, hüzünlere meydan okumak. Canı dişe takarak sebat etmek ve sabrın boncuklarını bir tesbih gibi yüreğe dolamak... Ona varmak -vuslat- bir nevi ilaç ve zaman gibi belki onun da fazlası zehirli. Sevdada şehit çok ise, aşkta intihar etmek gerekli.

21lilfr.jpg
 
Bir aşkın son durağındayım. Geriye doğru baktığımda bütün manzarayı net bir şekilde görüyorum. Severken kör olduğum gibi pek de çocuksu davranmışım. Mâsum olmuşum, korkak olmuşum, çekingen olmuşum... Aşk yaşanırken ekseri bu haller mi olur insana? Biri için ağlamak mesela, biri için gözyaşı dökmek. O zaman değil belki de, sonradan ne saçma geliyor bana.

Onun sevgisi halen içimde, fakat aşk çırasını kül ettim. Çubuk kraker gibi bitti diyebilirim. Derin ve hoş duyguları iki aya sığdırdım. Işık hızının bile bana gıpta ettiğini hisseder gibiyim. İnsan severken hep böyle mi? Ben şahsen bütün aşklarımda böyleyim. Dünyayı bir başka görüyorsun, ondan başkası gözlerinin epey gerisinde. Bir kıpırtı var vicdanının sesinde, ''Bırakma diye''. Nereye kadar diyor insan sonra, madem ki bu da geçecek zamanla, bu da bitecek bir müddet sonra. Ne gerek var? Hiç aşık olmayanları duyuyor, görüyorum, belki çoğunun yaşı benden küçük, ama onlara hayret ediyor, hayran kalıyorum bazı zamanlar. Hiç sevmeseydim bu kadar pişman olur muydum? Belki geç sevdim, belki erken, belki az sevdim, belki çok. Neticede bulaştık Aşk'a ve gördük her hâlini. Artık ne hâli varsa görsün diyorum.

Ona olan sevgim ilelebet kalacak, ondan sonrası için bir başkasına Aşk olmayacak, en azından ben böyle düşünüyorum. Bu son aşkım olsun, bundan sonrasını sadece seveyim. Aşk çok şey götürüyor insandan çünkü, sevgi o kadar zâlim değil. Aşk, Şeytan'ın bir oyunu belki, hatta zehirli bir oku, Eros'un ki gibi. Öyle yada böyle, aşk tehlikeli bir duygu.

Şimdi artık çocuk değilim, uzun süredir de değildim zaten. Lâkin pek çocuksuydum aşk yaşarken. Koca adama yakışmıştı güya bu hâl. Artık yok hasbihal. Sessizlik, sâkinlik, yalnızlık... Suyundan da koyalım bari.

21lilfr.jpg
 
Tahmin ediyorum ki üretim devam ediyor. Yeni yeni kalıplar oluşmaya başladı. Mevcut sevdânın bilmem kaçıncı jenerik kapağı, az önce geçti yanımızdaki banttan. Tâdilat üretimi o kadar seri ki, bilmem bu kaçıncı baskı! Manşetlerde hep onun resimi. Mürekkep bol ama tutmuyor askı. Son sürat yol alıyor gönül yollarında. Ne yazık ki hâlâ takmıyor kaskı.

21lilfr.jpg
 
Kâlbine geleni söyleyemez insan ama ağzına geleni söyler çoğu zaman. Hep olsun ister, hep zorlar arzuları adına. Küfür eder gibi sever bazen, zulüm eder gibi âşık olur. Sevdiğinin de bir insan, bir can, bir hayat, bir özgürlük âbidesi olduğunu unutur. Zîra bencilleşir, egoist tavırlar takınır, hep kendini düşünmektedir. O sevendir çünkü, onun hiç suçu, günahı yoktur, o sütten çıkmış ak kaşıktır. O kendini böyle görür boy aynasında.

Sonra üzülünce yine kendini suçlu çıkaramaz. Çünkü içindeki biricik sevdâsına toz konduramaz. Mecnun her zaman haklı, Leyla her zaman suçludur. Artık bu cinsiyetten midir, prosedürden midir bilinmez, ya da Aşk'ın kânununa ayak uydurmadır belki. Neyse ne, seven ile birlikte sevilen de üzülür neticede; durum böyle oldukça. İki taraf da yarar sağlayamaz, isteseler de mutluluktan ağlayamazlar. İkisi de bu yüzden çok sevmeye başlarlar ölümü; Sevgili uğruna kullanmayı düşündükleri olguyu, şimdi onun yüzünden kullanma düşüncesindedirler.

Her şeye rağmen hayat yine çok kısadır, hiçbir derde, hüzüne, sıkıntıya değmez. Gözyaşları, bu kısacık zaman diliminde bonkörce harcanır çoğu zaman. Yaşlandıkça anlaşılır bunlar, illâ iş işten geçmesi gerekiyordur zîrâ.

21lilfr.jpg
 
Gece fenersiz yolunu bulamazsın. Güneşe çıplak gözle bakamazsın. Elin muma değse canın yanar. Ciğerlerine bir damla su kaçsa aklına hiçbir şey gelmez (ölümden başka). Yani diyeceğim bir içimlik susun. Daha neyine güveniyorsun?

Hâlâ günah işlemekte diretmektesin. Hadi onu geçtim - hatasız kul olmaz- peki ya ibâdetlerle aran neden limoni? Neden namaz kılmıyor, namaza başlamıyorsun? Neden Ramazanda oruç tutmazsın? Neden biriktirmiş olduğun paranın zekâtını vermiyorsun? Arkanda biri mi var? Kime güveniyorsun? Allah'ın koskocaman rahmetine, mağfiretine sanırım. Bu ne güzel kurtuluş, ne beleş huzur değil mi?

O zaman herkes işlesin günah, herkes bıraksın ibâdetleri. Suyundan da koyalım. Oh ne alâ memleket. Aman sabahlar olmasın!

YOK ÖYLE!

Kendini riske atmak zevk meselesi olabilir, ona bir şey diyemem ama sana verilenlerin hakkını bir nebze de olsa vermelisin. Bir kere üzerine borç olanları öyle yada böyle ödeyeceksin zaten. Ondan pek kurtuluşun yok. Hiçbir şeyine de güvenmiyorsan ne diye bekliyorsun hâlâ? Yaşın yaklaşmış otuza yada belki de geçmiş bile. Hâlâ nasıl gönlün gelmiyor dile? Ya son nefesinde imansız gidersen, ne olur hâlin bir düşünsene? Zaten sıfır kârla kapattın o amel defterini. E tabi pek bir zararın yok! Yaptığın iyiliklere ne mi olacak? Ölmek üzere olan karıncayı kurtarışın, bir fakire sadaka verişin, bir yetimin başını okşayışın hepsi ''püff'' uçup gidecek; Şâyet imansız gidersen. Çünkü öbür tarafta iman ruhsatı olanlar kâle alınacak. Diğerleri sorgusuz sualsiz... O yüzden zararın neresinden dönülürse kâr felsefesiyle yola koyul, borçlarını eda etmeye başla, ibâdete ve tevbeye sarıl. Ne kadar vaktin var bilmiyorsun. O yüzden hiç vakit kaybetme!


21lilfr.jpg
 
Geri