Yeme Bozukluklarının Birçok Çeşidi Var!
“
Duygusal açlık sendromu, night eating(gece yeme sendromu), binge eating (kompulsif yeme sendromu),anorexia nervosa, bulimia gibi birçok yeme bozukluğu birçok insanın hayatını etkilemektedir.
Belli davranış kalıpları, sıkıntılı anlarda başvurulan yiyecekler artık alışkanlık haline gelir ve kişi ya gitgide
kilo alır, diyete girer ve tekrar
kilo alır ve böyle bir kısır-döngü oluşur. Veya yemeyi reddeder,
kilo verir ve artık ölüm riski taşıyacak hale gelir.
Kişinin strese ve
duygu değişikliğine dayanıklı olmaması,
duygularını ifade edememesi, çevresinden
kilo konusunda baskı görmesi, çocuklukta yemek yiyerek
duygularını bastırması neden olabilir.”
Yeme bozuklukları kadınlarda daha sık görülüyor çünkü medya “ideal kadın” olmaya zorluyor
“Kadınlarda daha sık görülüyor. Bunun sebebi kadınların daha
duygusal oluşu, medya ve çevresinden ideal olması gerektiği yönünde algıladığı mesajlar, kendilerini ifade etmede zorlanmaları ve hormonal değişiklikler…”
Duygusal Beslenmenin Belirtileri
Diyetisyen Güzel
duygusal
beslenmenin belirtilerini şöyle açıklıyor;
“Sıkıntılı hissettiğinizde neyi ne kadar yediğinizi anlamadan besin tüketiyorsanız, özellikle geceleri veya yalnız olduğunuzda tatlı, çikolata, cips, makarna, bisküvi vb gibi abur-cuburlara yöneliyorsanız,
duygularınızı ifade etmekten ve yaşamaktan korkuyorsanız, sürekli
kilo alıp veriyor, ideal
kilonuzu koruyamıyorsanız, aç olmadığınız halde yemek yiyorsanız, yedikten sonra suçluluk hissediyorsanız, daha önce sıkı diyetler yapmışsanız, depresyon veya stres altında
beslenmeniz değişiyorsa sizde de
duygusal
beslenme olabilir.”
Türk toplumu duygusal besleniyor…
“Türkler
duygusal yapıda insanlar olduğu için beslenme konusunda da dengelerini korumakta zorlanıyorlar. Yemeklerde, davetlerde kontrolsüz besleniyorlar. Misafirperverliğimiz sebebiyle de ikramı bol tutuyor ve karşımızdaki insanın ihtiyaçlarını önemsemeden yemesi için ısrar ediyoruz.
Türk kadını ise Akdenizli olduğu için kilo almaya yatkın. Medyanın da etkisiyle kadınlar için kilo vermek ve zayıf olmak çok önemli. Özellikle kadınlar için hayatın amacı kilo verme haline geldiğinde ve her kilo verme programının bitişinde ideal kilosuna indiğinde bile, bütün amacı ve hayalleri kilo vermeye odaklandığı için hayatının diğer alanlarını değiştirmediğinde büyük bir hayal kırıklığı oluyor.
Bu hayal kırıklığı sonucunda kendini kandırılmış ve mutsuz hisseden kadın tekrar aynı
duygusal yeme hatasına düşüp tekrar kilo sorunu yaşıyor. Dergilerde, magazin haberlerinde, gazetelerde görülen her türlü mükemmel vücutlu kadın ilahlaştırılıyor, reklamlarda ve filmlerde güzelliğin, inceliğin hayati bir önemi varmış gibi gösteriliyor. Bu mesajlar bilinçaltımıza yollanıyor…”
Kötü Hissettiğinizde Mutluluk Veren Besinleri Tüketin…
Diyetisyen
Gonca Güzel; “
Duygusal olarak kendinizi kötü hissettiğinizde öncelikle kendinize ne hissettiğinizi sorun, duygunuzun derinliğine inip kendinizi sorgulayın. Gerekirse bir kağıda hissettiklerinizi yazın.” diyor.
“Mutluluk verici besinler tüketmeye özen gösterin.” Diyen Güzel, mutlulık veren besinler hakkında da şu bilgileri veriyor.
“Makarna, bulgur, patates içerdikleri karbonhidrat yüzünden seratonin hormonunu arttırır ve mutluluk verir. Ayrıca B vitaminleri içerir ve B vitaminleri de sakinleştirir ve enerjiyi arttırır. Süt, yoğurt, ve peynir içerdikleri kalsiyum, magnezyum ve D vitamini sebebiyle depresyonu azaltır, kuruyemiş ve tatlı ihtiyacını azaltırlar. Balık içerdiği Omega 3 yağları sebebiyle stresi azaltır. Tavuk ise L-tirozin aminoasidi içerdiği için metabolizmayı hızlandırır, konsantrasyonu arttırır ve stresi azaltır.
Muz içerdiği potasyumdan dolayı insanı rahatlatır, üzüm konsantrasyonu ve beyin gücünü arttırır ve portakal ise C vitamini ve potasyum içerdiği için enerji verir ve sakinleştirir.
Ceviz, badem, fındık: İçerdikleri amino asitler, magnezyum, çinko ve omega 3 yağları sebebiyle sinir sistemini ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Mutluluk ve sakinlik verir.”