BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Hayatta kalabilmek için hava ve su kadar gıdaya da ihtiyacımız vardır. Beslenmeden varlığımızı devam ettirmemiz ve sağlıklı kalmamız mümkün değildir. Her hücremiz ve organımız sağlıklı beslenme ile canlılığını korur, gelişir ve zinde kalır.
Akıl ve beden sağlığımızı koruyabilmemiz için kırkın üzerinde besin maddesine ihtiyacımız vardır. Bu sebeple yediklerimize dikkat etmemiz gerekir. Açlık hissimizi bastırmak için gelişigüzel besinlerle doymaya çalışmamız son derece yanlıştır.
Sağlıklı beslenmede vücudumuzun ihtiyac
ını karşılayacak bütün maddeler bulunmalı ve alınan gıdaların kalite ve miktarına da özen gösterilmelidir.
Besin Maddeleri Kaça Ayrılır?
Beslenmek için aldığımız gıdaları iki ana başlık altında inceleyebiliriz:
Enerji veren besinler
* Karbonhidratlar
* Proteinler
* Yağlar
Enerji vermeyen besinler
* Lifler
* Su-Elektrolitler
* Mineraller ve Eser Elementler
* Vitaminler
Vücudumuzun bileşiminde de bu maddeler bulunmaktadır,Organizmamızın çalışması için gerekli olan enerjiyi, karbonhidrat, yağ ve proteinlerden dengeli bir şekilde almak zorundayız. Ayrıca, aldığımız enerjinin hücrelerimize ve dokularımıza ihtiyaç duyulan oranda dağıtılması; buralarda canlılığımızı ve sağlığımızı koruyucu hale gelebilmesi için de vitaminlere, minerallere ve su gibi maddelere ihtiyacımız vardır.
Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel besin maddelerinin miktarı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı insanlar aşırı halde besin aldıkları halde zayıf olabilirken bazılarında tersi bir durum görülebilir. Bu durum, baza! metabolizmanın kişiden kişiye değişiklik göstermesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca genetik yatkınlıkları da dikkate almak gerekir.
Dengeli bir beslenmede günlük gıdalarımızın % 20’si protein, % 30-35′i yağlar ve % 50-55′i karbonhidratlardan oluşmalıdır.
Enerji veren besinler
Enerji veren besinlerin karbonhidratlar, proteinler ve yağlardan meydana geldiğini ifade etmiştik. Şimdi sırayla bunlar hakkında bilgi edinelim.
Karbonhidratlar nedir ve kaça ayrılır?
İsminden de anlaşılacağı üzere, karbon, hidrojen ve oksijen moleküllerinin bileşiminden oluşan ve nebatî (bitkisel) gıdalarda yaygın olarak bulunan vazgeçilmez besin maddelerimizdendir. İhtiva ettiği molekül sayısına göre üçe ayrılır:
1 – Tek molekülü şekeler
Basit şeker olarak da bilinir. Beslenmemizde önemli bir yeri olan glikoz, früktoz ve galaktoz bu grup içinde bulunur.
A) Glikoz: Üzümde bol miktarda bulunduğu için üzüm şekeri de denir. Balda da çok miktarda bulunur.
B) Früktoz: Meyve şekeri olarak da bilinir. Üzüm, incir ve biraz da balda bulunur.
C) Galaktoz: Daha çok sütte bulunduğu için süt şekeri de denir.
2 – İki moleküllü şekerler
Şekerkamışı ve şekerpancarından elde edilir. Beyaz şekerin ana maddesidir.
3 – Çok moleküllü şekerler
Bu karbonhidratlar tatlı değildir.En sık tüketilenleri nişasta, glikojen ve selülozdur.
A) Nişasta
Buğday,mısır, çavdar,arpa, yulaf ve patateste bol miktarda bulunur.
B )Glikojen
İnsan ve hayvan vücudunda bulunan karbonhidrat türüdür. Daha çok karaciğer, adale kasları ve diğer dokularda bulunur.
C) Selüloz
Bitkilere destek görevi yapar. Lifler esas itibariyle selülozdan yapılmışlardır. Ağızdan alınan selülozun %43′ü değişmeden dışkıyla atılır. Değişmeden kalın bağırsağa geçen selüloz dışkı hacmini artırır ve bağırsağın çalışmasına yardımcı olur. Bu fonksiyonlarından dolayı selülozlu gıdalar kabızlığı önlemede tabî metot olarak tavsiye edilmektedir.
Proteinler niçin gereklidir?
Proteinler vücudumuzun temel organik maddesidirler ve aminoasit denilen birimlerden oluşur. Virüslerden insana kadar her çeşit canlının yapısı ve yaşaması için zaruridir. Vücudumuzdaki toplam proteinin yarıya yakını kaslarımızda kalanı ise kemiklerimizden saçımıza, kanımızdan beynimize ve tırnaklarımızdan dişlerimize diğer dokularımıza dağılmıştır.
Proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitler çok gerekli olan ve olmayanlar diye iki grupta incelenebilir:
Çok gerekli olan aminoasitler
Vücudumuz tarafından yapılamayan bu sebeple muhakkak gıdalar yoluyla dışarıdan almamız gereken aminoasitlerdir.
Süt, yumurta, tahıl, yoğurt, baklagiller, kuruyemiş gibi gıda maddelerinde bulunur.
Bir insan günde ortalama olarak 60-70 gr. protein almak zorundadır.
Protein eksik alındığında, kas kuvvetsizliği ve vücut direncinde azalma meydana gelebilir ki bu durum hastalıklara daha kolay yakalanmamıza sebep olur.
Protein kaynağı olarak daha çok bitkisel olanlar tercih edilir. Ancak, beyaz et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdaların da beslenmemizde mutlaka yer alması gereklidir.
Yumurta, aminoasit oranı bakımından oldukça zengindir ve ihtiva ettiği proteinin %90′ı vücudumuzun
ihtiyacına uygun niteliktedir.
Et, tavuk, balık, sakatat, süt, peynir, yoğurt, yumurta, soya fasulyesi, kuru fasulye, fındık, fıstık, badem, ceviz, tahıl ve bazı sebzeler protein ihtiva ederler.
Hamilelerin, emzirenlerin, büyüme çağında olan çocukların ve hastaların protein ihtiyaçları normale oranla artış gösterir.
Protein alımında aşırıya kaçılmamalıdır. Bu takdirde vücutta biriken protein artıkları ürik asit ve üreye dönüşür ki bu da gut hastalığına yol açabilir. Bol su içmek
Akıl ve beden sağlığımızı koruyabilmemiz için kırkın üzerinde besin maddesine ihtiyacımız vardır. Bu sebeple yediklerimize dikkat etmemiz gerekir. Açlık hissimizi bastırmak için gelişigüzel besinlerle doymaya çalışmamız son derece yanlıştır.
Sağlıklı beslenmede vücudumuzun ihtiyac
ını karşılayacak bütün maddeler bulunmalı ve alınan gıdaların kalite ve miktarına da özen gösterilmelidir.
Besin Maddeleri Kaça Ayrılır?
Beslenmek için aldığımız gıdaları iki ana başlık altında inceleyebiliriz:
Enerji veren besinler
* Karbonhidratlar
* Proteinler
* Yağlar
Enerji vermeyen besinler
* Lifler
* Su-Elektrolitler
* Mineraller ve Eser Elementler
* Vitaminler
Vücudumuzun bileşiminde de bu maddeler bulunmaktadır,Organizmamızın çalışması için gerekli olan enerjiyi, karbonhidrat, yağ ve proteinlerden dengeli bir şekilde almak zorundayız. Ayrıca, aldığımız enerjinin hücrelerimize ve dokularımıza ihtiyaç duyulan oranda dağıtılması; buralarda canlılığımızı ve sağlığımızı koruyucu hale gelebilmesi için de vitaminlere, minerallere ve su gibi maddelere ihtiyacımız vardır.
Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel besin maddelerinin miktarı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı insanlar aşırı halde besin aldıkları halde zayıf olabilirken bazılarında tersi bir durum görülebilir. Bu durum, baza! metabolizmanın kişiden kişiye değişiklik göstermesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca genetik yatkınlıkları da dikkate almak gerekir.
Dengeli bir beslenmede günlük gıdalarımızın % 20’si protein, % 30-35′i yağlar ve % 50-55′i karbonhidratlardan oluşmalıdır.
Enerji veren besinler
Enerji veren besinlerin karbonhidratlar, proteinler ve yağlardan meydana geldiğini ifade etmiştik. Şimdi sırayla bunlar hakkında bilgi edinelim.
Karbonhidratlar nedir ve kaça ayrılır?
İsminden de anlaşılacağı üzere, karbon, hidrojen ve oksijen moleküllerinin bileşiminden oluşan ve nebatî (bitkisel) gıdalarda yaygın olarak bulunan vazgeçilmez besin maddelerimizdendir. İhtiva ettiği molekül sayısına göre üçe ayrılır:
1 – Tek molekülü şekeler
Basit şeker olarak da bilinir. Beslenmemizde önemli bir yeri olan glikoz, früktoz ve galaktoz bu grup içinde bulunur.
A) Glikoz: Üzümde bol miktarda bulunduğu için üzüm şekeri de denir. Balda da çok miktarda bulunur.
B) Früktoz: Meyve şekeri olarak da bilinir. Üzüm, incir ve biraz da balda bulunur.
C) Galaktoz: Daha çok sütte bulunduğu için süt şekeri de denir.
2 – İki moleküllü şekerler
Şekerkamışı ve şekerpancarından elde edilir. Beyaz şekerin ana maddesidir.
3 – Çok moleküllü şekerler
Bu karbonhidratlar tatlı değildir.En sık tüketilenleri nişasta, glikojen ve selülozdur.
A) Nişasta
Buğday,mısır, çavdar,arpa, yulaf ve patateste bol miktarda bulunur.
B )Glikojen
İnsan ve hayvan vücudunda bulunan karbonhidrat türüdür. Daha çok karaciğer, adale kasları ve diğer dokularda bulunur.
C) Selüloz
Bitkilere destek görevi yapar. Lifler esas itibariyle selülozdan yapılmışlardır. Ağızdan alınan selülozun %43′ü değişmeden dışkıyla atılır. Değişmeden kalın bağırsağa geçen selüloz dışkı hacmini artırır ve bağırsağın çalışmasına yardımcı olur. Bu fonksiyonlarından dolayı selülozlu gıdalar kabızlığı önlemede tabî metot olarak tavsiye edilmektedir.
Proteinler niçin gereklidir?
Proteinler vücudumuzun temel organik maddesidirler ve aminoasit denilen birimlerden oluşur. Virüslerden insana kadar her çeşit canlının yapısı ve yaşaması için zaruridir. Vücudumuzdaki toplam proteinin yarıya yakını kaslarımızda kalanı ise kemiklerimizden saçımıza, kanımızdan beynimize ve tırnaklarımızdan dişlerimize diğer dokularımıza dağılmıştır.
Proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitler çok gerekli olan ve olmayanlar diye iki grupta incelenebilir:
Çok gerekli olan aminoasitler
Vücudumuz tarafından yapılamayan bu sebeple muhakkak gıdalar yoluyla dışarıdan almamız gereken aminoasitlerdir.
Süt, yumurta, tahıl, yoğurt, baklagiller, kuruyemiş gibi gıda maddelerinde bulunur.
Bir insan günde ortalama olarak 60-70 gr. protein almak zorundadır.
Protein eksik alındığında, kas kuvvetsizliği ve vücut direncinde azalma meydana gelebilir ki bu durum hastalıklara daha kolay yakalanmamıza sebep olur.
Protein kaynağı olarak daha çok bitkisel olanlar tercih edilir. Ancak, beyaz et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdaların da beslenmemizde mutlaka yer alması gereklidir.
Yumurta, aminoasit oranı bakımından oldukça zengindir ve ihtiva ettiği proteinin %90′ı vücudumuzun
ihtiyacına uygun niteliktedir.
Et, tavuk, balık, sakatat, süt, peynir, yoğurt, yumurta, soya fasulyesi, kuru fasulye, fındık, fıstık, badem, ceviz, tahıl ve bazı sebzeler protein ihtiva ederler.
Hamilelerin, emzirenlerin, büyüme çağında olan çocukların ve hastaların protein ihtiyaçları normale oranla artış gösterir.
Protein alımında aşırıya kaçılmamalıdır. Bu takdirde vücutta biriken protein artıkları ürik asit ve üreye dönüşür ki bu da gut hastalığına yol açabilir. Bol su içmek