Berlin'de Dersim Arşivi

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Sene 2007 idi, o sene tam yirmi yıl sürecek bir yolculuğa çıkacağımızı bilmiyorduk tabii. "Son Tanıklar Göçmeden.." adlı bir kampanya başlattık. Amaç, modern Türkiye tarihindeki korkunç bir katliamın gözü yaşlı tanıklarının göçmelerinden evvel bir şeyleri kayıt altına almaktı.

Çalışma Avrupa Dersim Federasyonu öncülüğünde başlamıştı. Bu tür işler hep diasporada boy verir, bilirsiniz. Bizimkiler, bizimkilerden bir kaç yıl sonra başlamış, toplama kamplarında sona ermiş benzeri az başka bir katliamdan öğrenmişlerdi. Buna "tarihten öğrenmek" diyoruz.


Kutudere'den Pülümür'e, Dere Zuğur'dan Halvori Kayalıkları'na, İki Suyun Birleştiği Golê Çêto'dan Marçik Düzü'ne, kim, nerede, nasıl kırılmış, yaralanmış, ölüler altından kurtulmuş, süngü yemiş, sürgüne gitmiş, kim dönmemiş, orada gömülmüş, kim geri gelmiş süngülendiği yere. Yaşayanların hepsini bulduk, konuştuk, kaydettik.

2007'de başlayan serüven, Dersim'de, Erzincan'da, Sivas'ta, Tercan'da, Zini'de, Denizli'de, Trakya'da, Almanya'da, hata Kanada'da sürdü. Tanıklar göçmemişlerdi ama hepsi dağılmıştılar. Köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir gezdik, gecekonduda, modern şehirlerin binalarında, sahilde, uzakta bir dağ başında saklanmış tanıkları, kameranın karşısına oturttuk. Sayıları en sonunda dört yüzü buldu.



Yolda neler öğrendik neler; katliamı dinlemenin korkunçluğunu, acıyı, yalnızlığı, dilsizliği, sürgünü, ihaneti, dayanışmayı, insanlığı. Tanıklar hepsine şahittiler ki, insan denen canlı zaten tümünün toplamıdır.

İkinci kuşak tanıkları dinlemenin önemini öğrendik. Babalar ve annelerin yanında çocukları, torunları, daha uzak akrabaların ol felaketten öğrendiklerini öğrendik. Üçüncü kuşak konuşur derler, öyleymiş, nitekim kampanyanın başlatıcıları üçüncü kuşaktandılar.

Dersim Dernekleri Federasyonu, Dersim Tarih ve Kültür Derneği gibi kurumlar inşa ettik. Savcılık Dersim'de kurduğumuz vakfı, "bölücü" olmakla suçladı, kapattı. Biz de yeni, başka örgütler kurduk, yeni yollar aradık, bulduk da. Para bulamadık, bazı tanıklara yetişemedik, her konuşmadan ibret aldık, büyüdük, olgunlaştık.

İşte bu 20 yıllık emek, 2 gün sonra Berlin'de ilk ürününü veriyor. Dersim 1938 Arşivi, bu Perşembe-Cuma günleri (21-22 Mayıs 2026) Berlin'de dünyaya kapılarını açacak. Tam 100 tanık konuşacak, Almanı, İngilizi, Hollandalısı, Türkü, Kürdü ve diğerleri dinleyecek. Sırtı süngülüsü, çenesi ikiye ayrılmışı. Bu 100 tanığın 19'u kadın, 81'i erkek. İçlerinde 2 asker, 1 istihbaratçı da var. Bu son üç tanesi devlet safında çarpışanlar, "failler" yani, ama konuştular işte.

Peki bu arşivi neden Berlin'de açıyoruz? Neden tanıkların yurdunda, Dersim'de veya Ankara'da, İstanbul'da değil? Çünkü Türkiye'nin üstüne yirmi yıldır çökmüş dinci karanlık, herhangi bir Alevi çabasını daha doğmadan bastırıyor. Daha geçen Mart'ta Sahil'de bir soykırıma arka çıkmıştı. İşte bu yüzden Avrupa'da, Berlin'deyiz, sürgüne yabancı da değiliz.

El verenler, konuşanlar, konuşmayanlar, sahada çalışanlar, bilgisayar karşısında transkript yapanlar, Zazaca'dan Türkçe'ye, Almanca'ya, İngilizce'ye çevirenler, ağlayanlar, susanlar, hepsi var olsunlar.


Haber Kaynaği
 
Neden taşıdınız yorumunu ? Bu günde alakasız konuya alakasız yorum yaptım diye mi ?
 
ortada milli bir hükümet olsa şu konuda ağzını açamazlardı. maalesef. müneccim olmaya gerek yok bundan 50-100 yıl sonra 2015 yılındaki diyarbakır sur olaylarını da katliam diye anlatacak, son tanıklar göçmeden diye kampanya başlatacak bu tipler.
 
ortada milli bir hükümet olsa şu konuda ağzını açamazlardı. maalesef. müneccim olmaya gerek yok bundan 50-100 yıl sonra 2015 yılındaki diyarbakır sur olaylarını da katliam diye anlatacak, son tanıklar göçmeden diye kampanya başlatacak bu tipler.
Devletin kendine göre müdahale etme hakkı vardı..işin tuhaf yanı o operasyonda yer alan taburların neredeyse tamamı fetöden vatan hainliğinden yatıyor.ölenleri saymıyorum.!hayatta olsalar aynı suçtan içeri atılacaklardı.Hepside Tayyip tarafından bizzat üstün cesaret ödülü almıştı.Atatürkten nefret edenler nedense dersimde öldürülen 13 binden fazla insanı görmezlikten gelip sadece bu konuda minnet duyuyorlar.!Tıpkı şimdi olduğu gibi fetöcüleri sevmeyiz ama surda iyi iş çıkarttılar.
 
Devletin kendine göre müdahale etme hakkı vardı..işin tuhaf yanı o operasyonda yer alan taburların neredeyse tamamı fetöden vatan hainliğinden yatıyor.ölenleri saymıyorum.!hayatta olsalar aynı suçtan içeri atılacaklardı.Hepside Tayyip tarafından bizzat üstün cesaret ödülü almıştı.Atatürkten nefret edenler nedense dersimde öldürülen 13 binden fazla insanı görmezlikten gelip sadece bu konuda minnet duyuyorlar.!Tıpkı şimdi olduğu gibi fetöcüleri sevmeyiz ama surda iyi iş çıkarttılar.
ota boka fetö'yü katıp buradan savunma mekanizması geliştirip kendi terörünü aklama.
 
ota boka fetö'yü katıp buradan savunma mekanizması geliştirip kendi terörünü aklama.
Angusto oku bunlar operasyonu yürütenlerin başı onların emrinde olanları saymıyorum

Diyarbakır Sur'daki hendek operasyonları ağırlıklı olarak Bolu ve Kayseri Komando Tugayları ile Jandarma Özel Harekât (JÖH) birlikleri tarafından gerçekleştirildi. Bu operasyonlara katılan birliklerin komuta kademesinden ve içerisinden 15 Temmuz darbe girişimine dahil olan bazı FETÖ mensubu subaylar tespit edilmiştir. [1, 2, 3, 4, 5]
Operasyonda Görev Alan ve Darbe Girişimine Katılan Subaylar:
  • Yarbay İsmet Çehreli: Sur operasyonlarında tabur komutanı olarak görev yaparken, Siirt 2. Komando Tabur Komutanı olarak 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında FETÖ/PDY üyeliğinden tutuklanmıştır.
  • Kurmay Yarbay Coşkun Karğın: Operasyonlara katılan tabur komutanlarındandır. Darbe girişiminin ardından FETÖ üyeliği ve yöneticiliği suçlamasıyla tutuklanarak yargılanmıştır. [1, 2, 3]
Operasyona Katılan Diğer Birlikler ve Komutanlar:
Sur'daki meskun mahal operasyonlarında bizzat sahada olan ve daha sonra darbe girişiminde yer almayıp FETÖ ile mücadelede kritik roller üstlenen komutanlar da bulunmaktadır: [1, 2]
  • Tuğgeneral Aydoğan Aydın: Kayseri Komando Tugay Komutanı olarak Sur'daki operasyonları yönetti. 15 Temmuz gecesi darbeci emirleri reddederek kışlasındaki askerlerin dışarı çıkmasını engelledi. Daha sonra Tümgeneralliğe terfi ettirilen Aydın, 2017 yılında Şırnak'ta meydana gelen helikopter kazasında şehit olmuştur.
  • Tümgeneral Musa Çitil: Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olarak Sur operasyonlarının sevk ve idaresinde görev almıştır. [1, 2, 3, 4]
Genel Bilgi:
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015 ile 10 Mart 2016 tarihleri arasında süren 103 günlük operasyonlar PKK'ya yönelikti. Operasyonların ardından Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki FETÖ yapılanmasına mensup olduğu belirlenen askerler, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında ordudan ihraç edilmiş ve haklarında davalar açılmıştır. [1, 2, 3, 4, 5]
 
Angusto oku bunlar operasyonu yürütenlerin başı onların emrinde olanları saymıyorum

Diyarbakır Sur'daki hendek operasyonları ağırlıklı olarak Bolu ve Kayseri Komando Tugayları ile Jandarma Özel Harekât (JÖH) birlikleri tarafından gerçekleştirildi. Bu operasyonlara katılan birliklerin komuta kademesinden ve içerisinden 15 Temmuz darbe girişimine dahil olan bazı FETÖ mensubu subaylar tespit edilmiştir. [1, 2, 3, 4, 5]
Operasyonda Görev Alan ve Darbe Girişimine Katılan Subaylar:
  • Yarbay İsmet Çehreli: Sur operasyonlarında tabur komutanı olarak görev yaparken, Siirt 2. Komando Tabur Komutanı olarak 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında FETÖ/PDY üyeliğinden tutuklanmıştır.
  • Kurmay Yarbay Coşkun Karğın: Operasyonlara katılan tabur komutanlarındandır. Darbe girişiminin ardından FETÖ üyeliği ve yöneticiliği suçlamasıyla tutuklanarak yargılanmıştır. [1, 2, 3]
Operasyona Katılan Diğer Birlikler ve Komutanlar:
Sur'daki meskun mahal operasyonlarında bizzat sahada olan ve daha sonra darbe girişiminde yer almayıp FETÖ ile mücadelede kritik roller üstlenen komutanlar da bulunmaktadır: [1, 2]
  • Tuğgeneral Aydoğan Aydın: Kayseri Komando Tugay Komutanı olarak Sur'daki operasyonları yönetti. 15 Temmuz gecesi darbeci emirleri reddederek kışlasındaki askerlerin dışarı çıkmasını engelledi. Daha sonra Tümgeneralliğe terfi ettirilen Aydın, 2017 yılında Şırnak'ta meydana gelen helikopter kazasında şehit olmuştur.
  • Tümgeneral Musa Çitil: Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olarak Sur operasyonlarının sevk ve idaresinde görev almıştır. [1, 2, 3, 4]
Genel Bilgi:
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015 ile 10 Mart 2016 tarihleri arasında süren 103 günlük operasyonlar PKK'ya yönelikti. Operasyonların ardından Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki FETÖ yapılanmasına mensup olduğu belirlenen askerler, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında ordudan ihraç edilmiş ve haklarında davalar açılmıştır. [1, 2, 3, 4, 5]
sen ne anlatıyorsun? operasyonu yapanlar fetöcü çıktı diye isyan hareketine karşı başlatılan operasyonları mı eleştirelim.
 
Dersim olayını iyice araştırdınız mı? Katliamı yapanlar da yaptıranlar da kendini ne olarak tanımlıyordu cevap verirseniz yada o zaman ki uygulamaların-ki, olayların temel çıkış sebebi, kimlerin zamanında yapılmıştı. Atatürkçüler için özür dileyen kim oldu?
Oku-oku bir zahmet oku!
"
Dersim olayları, 1937-1938 yıllarında merkezi hükümet ile Dersim (bugünkü Tunceli ve çevresi) bölgesi aşiretleri arasında, bölgeyi denetim altına alma politikaları sebebiyle yaşanan askeri çatışmalar ve devlet müdahalesidir. Bu süreçte on binlerce sivil hayatını kaybetmiş, binlercesi başka şehirlere sürgün edilmiştir. [1, 2, 3]
Dersim Olayları, temel nedenleri, askeri süreci ve toplumsal yansımalarıyla şu şekilde özetlenebilir:


1. İsyanın ve Müdahalenin Nedenleri
  • Otorite Sağlama: Osmanlı'dan Cumhuriyet'e miras kalan; bölgedeki feodal aşiret yapısının merkeze bağlanması, vergi alınması ve askerlik gibi devlet yükümlülüklerinin yerine getirilmesi çabasıdır.
  • Bölge Kanunu: 1935 yılında çıkarılan Tunceli Kanunu ile bölgeye askeri bir vali/müfettiş atanmış, yatılı bölge okulları ve yol yapımı gibi politikalarla bölge kültürünün dönüştürülmesi hedeflenmiştir.
  • Aşiret Direnişi: Devletin bölgedeki reformlarına, silahsızlanma çağrılarına ve merkezi yönetime karşı aşiret liderleri tarafından direniş gösterilmiştir. [1, 2, 3]

2. Askeri Süreç (1937-1938)
  • Başlangıç: 4 Mayıs 1937 tarihinde Bakanlar Kurulunca alınan karar ve yayımlanan "Tunceli Tenkil (Uzaklaştırma/Temizleme) Harekâtı" raporları doğrultusunda geniş çaplı askeri operasyonlar başlatılmıştır.
  • Seyit Rıza'nın İdamı: Harekât sırasında elebaşı olarak görülen Seyit Rıza ve 6 arkadaşı, 15 Kasım 1937'de Elazığ'da idam edilmiştir.
  • Tenkil Harekâtı: 1938'de bölgedeki direnişin tamamen kırılması için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ikinci bir askeri harekât düzenlenmiş, çok sayıda sivil çatışmalardan ve hava saldırılarından doğrudan etkilenmiştir. [1, 2, 3, 4]

3. Sonuçları ve Etkileri
  • Can Kaybı: Resmi raporlarda ve tarihsel araştırmalarda ölen sivil ve isyancı sayısının binlerle ifade edildiği, yerel kaynaklarda ise bu rakamın 10.000 ile 50.000 arasında değiştiği belirtilmektedir.
  • Sürgünler: Bölgedeki aşiret ileri gelenleri ve halkın önemli bir kısmı Türkiye'nin batısındaki farklı şehirlere zorunlu iskana (tehcir) tabi tutulmuştur.
  • Kayıp Çocuklar: Ailelerinden koparılan bazı kız çocukları, devlet görevlilerinin ailelerine evlatlık olarak verilmiştir. [1, 2]

4. Tarihsel Yüzleşme
Tarih boyunca gerek siyasiler gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından farklı şekillerde yorumlanan bu olaylar, geçmişle yüzleşme tartışmalarının odak noktası olmuştur. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 2011 yılında Dersim olaylarıyla ilgili resmi devlet arşivlerine dayanarak devlet adına özür dilemiştir. Olayların siyasi ve hukuki boyutları hakkında daha kapsamlı bilgi edinmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Araştırma Önergesi belgesine veya İnsan Hakları Derneği raporlarına göz atabilirsiniz."
 
sen ne anlatıyorsun? operasyonu yapanlar fetöcü çıktı diye isyan hareketine karşı başlatılan operasyonları mı eleştirelim.
Hendekler kazılırken ülkeyi yönetenler izliyordu.önlem alsaydı bunca yıkın ölümde olmazdı..yani operasyonu kasıtlı olarak sürdürenler Fetullah’ın kadrolarından.isteselerdi bir metre yer kazılmadan engellerlerdi.
 
Hendekler kazılırken ülkeyi yönetenler izliyordu.önlem alsaydı bunca yıkın ölümde olmazdı..yani operasyonu kasıtlı olarak sürdürenler Fetullah’ın kadrolarından.isteselerdi bir metre yer kazılmadan engellerlerdi.
akp'nin siyasi çıkar uğruna terör ve teröriste bakışını mı konuşalım şimdi? önlem alınsaydı bunca yıkım ölüm olmazdı diyerek terörü ısrarla meşru göstermeye çalışıyorsun. hoş olmayan sözler söylerim sana kaldıramazsın. dünyada sayılı devletin yapabileceği nokta atışı bir operasyonda yüzlerce şehit verildi, operasyon yapılırken terör propagandasına maruz kalındı, katliam yapılıyor algısı yaratıldı. bu operasyona bile katliam diyen tiplerle dersim isyanını mı tartışalım. hadi git yabani.
 
  • Beğen
Tepkiler: Min
akp'nin siyasi çıkar uğruna terör ve teröriste bakışını mı konuşalım şimdi? önlem alınsaydı bunca yıkım ölüm olmazdı diyerek terörü ısrarla meşru göstermeye çalışıyorsun. hoş olmayan sözler söylerim sana kaldıramazsın. dünyada sayılı devletin yapabileceği nokta atışı bir operasyonda yüzlerce şehit verildi, operasyon yapılırken terör propagandasına maruz kalındı, katliam yapılıyor algısı yaratıldı. bu operasyona bile katliam diyen tiplerle dersim isyanını mı tartışalım. hadi git yabani.
Bak kısa kısa kesip atıyorum yani senin gibilere laf anlatmayı çoktan bıraktım.bak 19 kardeş katili üçüncü Mehmed kendine Ayasofya’da türbe yaptırmış hemde kardeşlerinin mezarı karşısında git bol bol dua et oradan cumaya git.!Biz katillerle filan övünmeyiz kim haksız kim yok yere birinin canını aldıysa karşısındayım.Henüz gün yüzü görmemiş laflarım var ama ağırlığını geçtim senin gibilere söyleyipte boşa harcamam.! Devletin yaptığı terörü hoş görüp sonrada gelip acıtasyon yapma.!Dersimde ne dönmüş öncesini bir araştır öğren kim kime kalleşlik yapmış keyfi idam kararı çıkartıp önünüze çıkan herkesi asın diye emir verenler kim? Öldürülen 13500 kişinin sadece %10’u kurtuluş savaşında savaşan isyancılar diğerleri sivil çoluk çocuk yaşlı demeden öldürmüşler.
 
Bir ara Zilan arşivini de paylaş ender ..🙂
 
Son düzenleme:
Bahçeli ne diyorsa ben ona inanırım. Koskoca keskin bir Milliyetçiye güvenmeyeceğimde kime güveneyim.
 
Geri