Berlin Duvarı

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Berlin Duvarı



Berlin Duvarı (1980)

Berlin Duvarı (Almanca: Berliner Mauer) Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya´ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman meclisinin kararı ile 12 Ağustos 1961 yılında yapımına başlanan 46 km uzunluğundaki duvar. 9 Kasım 1989'da Doğu Almanya'nın, isteyen vatandaşlarin Batı'ya gidebileceğini açıklamasının ardından yıkıldı.

Yapılışı



Berlin'in işgal güçlerince paylaşımı

2. Dünya Savaşı´nın bitiminde savaşı kaybeden Almanya ve başkenti Berlin işgal kuvvetlerice Amerikan, Fransız, İngiliz ve Sovyet bölgesi olarak 4'e bölündü. Kısa süre sonra Batı ittifakı benzer şekilde olan yönetim birimlerini birleştirdi ve tek bir yönetim bölümüne dönüştü. Sovyetler ise bu birleşmeye karşı çıktı. Batılı işgal kuvvetleri Versailles'ten ders almış ve Almanya´yı tekrar inşaya girişmişken Sovyetler intikam duygusuyla hareket etti ve Doğu Almanya´daki Almanları cezalandırmaya girişti. Ekonomisi çok kötü, siyasi yönetimi aşırı otoriter olan Doğu Almanya'dan Batı'ya kaçışlar başlamıştı. Sovyetlerden kaçış büyük ölçüde Berlin'den gerçekleşiyordu. Zamanla tel örgü ve mevzuat değişiklikleri de batıya kaçışı engelleyemez duruma gelmişti. Sovyetler, Batı Berlin'i Sovyetlerin içinde bir fesat yuvası, kapitalizmin kalesi, karşı propaganda merkezi olarak gördüğü için Berlin Duvarı'nı örmeyi çözüm olarak benimsedi. Duvarın kendisi 1961'de kurulmuştur ancak Doğu ile Batı Almanya arasındaki katı sınır daha 1952'de çizilmişti. Amaç, sistemin ihtiyaç duydugu ama sisteme ihtiyaç duymayan eğitimli ve genç insanların kaçmasını engellemekti. Ancak yalnizca Berlin metrosu yoluyla 1955 yılına kadar 1950'lerin başında büyük bir ekonomik büyüme yakalayan Batı Almanya'ya 270.000 insan kaçmıştır. Berlin Duvarı bunun üzerine dönemin SED lideri Walter Ulbricht'in bir şeyler yapılması gerektiği konusunda Sovyet liderlerine danışması ve onaylarını alması sonucu kurulmuştur.
Duvar Doğu Almanya’nın gittikçe daha da kötüleşen ekonomisine ek olarak, genç ve eğitimli kesimin de Batı Berlin’e sürekli geçiş yapmasıyla (1949-1961 yılları arasında sayıları 2.6 milyonu bulmuştur), Doğu Almanya meclisinin kararıyla 12-13 Ağustos 1961’de bir gecede örülmüştür. Planları tamamiyle gizlilik içinde gerçekleşmiştir. Öyle ki SED genel sekreteri Walter Ulbricht’in 15 Haziran 1961’de, Doğu Berlin’deki bir konferansta Batı Berlinli muhabir Annamarie Doherr’in sorusuna verdiği yanıtta geçen “Niemand hat die Absicht, eine Mauer zu errichten” (kimsenin bir duvar inşa etmeye niyeti yok) cümlesi bunun açık kanıtıdır. Duvarın ilk oluşturulan hali geçişleri engellemeyince yükseltilmiş mayın tarlaları köpekli askerler gözcü kuleleriyle geçiş tamamen engellenmiştir.


220px-West_and_East_Berlin.svg.png


Batı ve Doğu Berlin Haritası, sınır kapılarında, metro ağlarının

1961 yılında Berlin Duvarı'nın yerine önce tel örgu çekildi. Daha sonra bu örgünün yerine bugün bilinen Berlin Duvarı inşa edildi ve bu tel örgü duvarın üstüne tekrar çekildi. Doğu ve Bati Berlin'in arasındaki bu duvar, aslında biri 3.5 digeri 4.5 metrelik iki çelik parçadan oluşuyordu. Doğu tarafına bakan duvar kacmaya yeltenecek insanların kolay görünmesi için beyaza boyanmıştı. Buna karşılık Batı Almanya'ya bakan taraf ise grafiti ve çizimlerle doluydu. Doğu kısmında duvar boyunca yerde çelik kapanlar ve mayın tarlaları bulunuyordu; her iki tarafa da yüksek gözetleme kuleleri ve lambalar konmuştu. Doğu tarafında motorsikletli ve yaya polisler ve köpekler de kontrol halindeydi. Tüm bu kontrol ve gözetlemelere rağmen, yaklaşık 5000 kişi tüneller, evde yaptıkları balonlar ve bunun gibi yollarla, Dogu'dan Bati'ya kaçmayı başardı.

Duvarla birlikte Doğu'dan Batı'ya kaçışlarda en büyük dramlardan biri de Bernauer Strasse'de yaşandı. Nitekim bu sokaktaki evler Doğu'da yeralmalarına rağmen ön cepheleri Batı'daydı. İlk başlarda pencerelerden yaralanmayı ve sakatlanmayı göze alan kaçışlar oldu, sonraları bunu önlemek için evlerin pencereleri tuğlalandı. Kısa bir süre sonra ise bu evler tamamen yıkılarak yerlerine duvar örüldü. Doğu'dan Batı'ya kaçmak isterken yaşamını yitiren ilk kişi olarak bilinen Ida Siekmann, 22 Auğustos 1961'de işte burada can vermişti. Günümüzde eski Berlin duvarının bu bölgesinde duvarın bazı kalıntıları ve konuyla ilgili bir müze bulunmaktadır.
24 Ağustos 1961'de ise ilk kez silah gücüyle, 24 yaşındaki Günter Litfin'in Spree nehri üzerinden kaçışı ölümcül olarak engellendi. Sınır nöbetçilerin mermileriyle yaşamını yitiren son kişi ise, duvarın yıkılmasından 9 ay kadar önce 6 Şubat 1989'te kaçmaya çalışan Chris Gueffroy oldu. Berlin duvarını aşmak isterken can verenlerin sayısı hala kesin olarak bilinmemekle birlikte, en az 86 en fazla ise 238 kişi olduğu tahmin edilmektedir. Duvar boyunca, burada yaşamını yitirenleri anımsatan pek çok küçük anıta rastlamak mümkündür.


1989 yılı başlarında Doğu Alman Cumhuriyeti hükümeti isteyen Doğu Almanya vatandaşlarının Sovyetler denetiminde diğer Doğu bloğu ülkelerine geçiş yapabilmesine izin verdi. Bu iznin çıkmasıyla binlerce Doğu Alman vatandaşı Polonya, Çekoslavakya, Macaristan, Yugoslavya gibi ülkelerin başkentlerine akın etti ve buralarda bulunan Amerikan, İngiliz, Fransız büyükelçiliklerine sığındı. Daha sonra da bu sığınmacılar özel trenlerle demir perde'nin gerisinden kaçmaya başladılar. Kaçışın bu kadar yoğun olduğu bir durumda Dogu Almanya hükümeti duruma bir çözüm bulmak için toplandı. Burada yaşayan insanlar artık bu şekilde zaten Doğu Almanya'dan kaçabildiklerine göre duvarın bir anlamı kalmamıştı.
Doğu Alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti. 9 Ağustos 1989'da bu kararı halka açıklamak üzere bir basın toplantısı düzenlendi. Karar açıklandığı andan itibaren duvarın iki tarafında yüzbinlerce insan birikmişti. Gece yarısına doğru hükümet ilk olarak Brandenburg Kapısı'ndan başlayarak barikatları ve geçiş önlemlerini kaldırdı. Her iki Almanya tarafından yaklaşan insanlar önlerine Rus askerlerinin çıkıp onlara engel olmamasıyla beraber duvarın üzerinde buluştular. İnsan seli bir saat içinde yüzbinlere ulaştı ve ardından sınırın kalkmasıyla beraber Batı tarafından gelen dozerlerle duvar tamamen yıkıldı ve tarih oldu. Alman Demokratik Cumhuriyeti de duvardan sonra çok fazla dayanmamış, 13 Ekim 1990´da resmen sona ermiştir.

Duvar yıkıldıktan bir süre sonra yapılan ankette halkın bir kısmının duvar yıkılmadan önce daha memnun olduğu görülmüştür. Sebebi ise, Doğu tarafında insanlar eğitim, sağlık gibi hizmetleri devletten parasız alır, sosyalizmin nispeten eşit koşullarında ivmelenirken duvarın yıkılmasıyla beraber bu tarz hizmetlerin eksikliğini duymaya, Batı Almanya'nın kapitalist sistemle, rekabet ortamıyla yetişmiş bireyleriyle rekabet edememeye başlamışlardı. Zira eğitime yatırılan yatırımlar da Doğu'da Batı'ya oranla çok azdı. Batı tarafındakiler ise Doğu'nun yapılandırılmasına yönelik ek vergilerden rahatsızlık duymaktaydılar.
 
Berlin Duvarı :) Dünya kalplerini barındıran bir sığınaktı iki ucunda atan kalpler şimdi ise tek yürek oldu. Tabiki ekonomik ve sağlık boyutları duvar yıkılmadan önce cok farklıydı.

Yobazlık duvarı yıkıldı.

emeğine sağlık.
 

Berlin Duvarı tehlike altında!


Soğuk savaşın en önemli sembollerinden biri olan Berlin Duvarı'nın ayakta kalan kısmı restore edilmemesi nedeniyle yıkılmakla karşı karşıya. Berlin Duvarı'nın 9 Kasım 1989 günü büyük bir kesimi yıkılmış ancak Spree Nehri kıyısındaki bir bölümü bazı sanatçılar tarafından iki Almanya'nın yansımalarının resmedildiği bir açık hava galerisine çevrilmişti. Zira duvarın bu bölümü Doğu Yakası Galerisi olarak adlandırılıyor. 24 ülkeden 118 sanatçının 'anti-faşist koruma bariyeri' oluşturmak için duvarın bu kesimine eserlerini çizmişti. Günümüzde de hala Berlin'in başlıca turistik mekanlarından biri olan duvar günümüzde yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Zira kirlilik, restorasyon için yeterli fonun ayrılmaması, grafittiler Berlin Duvarı'na ciddi zarar vermiş durumda. Bugüne kadar duvara yeterli ilgi gösterilmemesi günümüzde bir restorasyon çalışmasını da riske sokuyor. Yetkililer duvarda oluşan çatlaklar ve çürüme nedeniyle resimleri kazımadan bir restorasyon gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını dile getiriyor. Restorasyonun maliyeti de ayrı bir sorun. Ciddi ekonomik sorunlar yaşayan Berlin eyaletinin 3 milyon Euro'yu aşan restorasyon faturasını ödemesi mümkün gözükmüyor. Berlin'in şu anda merkezi hükümete milyarlarca Euro borcu bulunuyor. Öte yandan her ne kadar turistler Berlin Duvarı'na akın etse de Berlinliler duvarı son derece antipatik buluyor. Tagesspiel Gazetesi'nin yaptığı bir ankete göre Berlin'de yaşayanların sadece yüzde 27'si duvarın restore edilmesine taraftar. Berlin idaresi ise bir restorasyona girişmek istiyor. Ancak Berlin'in bütçesi sadece duvarın kaba restorasyonuna yetiyor. Resimlerin yeniden yapılmasının maliyetini karşılama konusunda ise Berlin oldukça isteksiz. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği, ABD ve İngiltere tarafından işgal edilen Berlin, 1961 yılında inşa edilen Berlin duvarıyla resmen ikiye bölündü. Yapımına yüz milyonlarca mark harcanan duvar çok sayıda kişinin hayatına mal oldu. BERLİN - ANF
 
Almanya ve Berlin Duvarı
1944* Almanya

Fransızların Maginot Hattının kuzeyinde Ardenne'leri geçişlerinden bir hafta sonra Alman orduları Manş Denizi kıyılarındaydı. Modern savaş tarihinin en büyük başarılarından birini gerçekleştirmişler ve üç haftadan kısa bir sürede Fransa'yı teslim almışlardı. İngiltere yalnız kaldı. O yaz ve 1940 sonbaharında asla gerçekleşmeyecek bir Alman işgalini beklemeye koyuldu.

İki yıl sonra durum tamamen değişti. İngiltere'nin yakında çökecek önemsiz bir ülke olduğunu düşündüğünden Hitler yüzünü Rusya'ya döndü. Şimdi 1942'lerin sonuydu ve Stalingrad'da tükenmek üzere olan bir Alman ordusu vardı. Başka bir ordu da El Alamein'de İngilizlere yeniliyordu. Kuzey Afrika'daki birlikler ise Amerikan kuvvetleri tarafından paralanıyordu. Er yada geç* belki bir yıldan daha kısa bir sürede* İttifak devletleri Manş Denizi'ni kontrol altına alıp Fransa'yı işgalden kurtarmak için saldırabilirlerdi.

Maginot Hattı bir başarısız savunma anıtı gibiydi ve Fransa için kötü bir ündü. Ancak Almanlar da kendi Maginot hatlarını yaptılar. Teknik açıdan Fransızlarınkinden çok daha üstündü ama seçilen yer felaketti. Ancak Stepnen Ambrose gibi bazı tarihçiler yaptıklarının o zaman için makul göründüğünü iddia eder. Belki de bu büyük aptallığın nedeni Erwin Rommel'in sorumluluğunda inşa edilmiş olmasıydı.

Rommel adı Nazi tarihinin en büyük taktik ve operasyon ustasına aittir. Politik olarak güçlü bir askerdi ve 1944'de Hitler'e düzenlenen darbenin içinde yer almıştı. Eğer başarılı olsaydı Almanya'nın başına da geçebilirdi. Ancak Gestapo'nun eline düşmesinden sonra intihar etmeye zorlandı.

1942-43 kışında Kuzey Afrika'da Almanların savaşı kaybedişinden sonra Rommel geri çağrıldı. Sözde bir burun rahatsızlığı vardı ama esas amaç savaşı kaybetmiş olmasıydı. Hastalığından kurtulur kurtulmaz Führer'le görüşmüş ve Hitler Müttefik kuvvetlerin Fransa üzerinden gelişebilecek bir saldırısına karşı savunma hazırlamasını Rommel'den istemişti.

Batı Duvarı* bir Nazi propagandasıydı ve her yerde çok güçlü olduğu anlatılıyordu. Rommel de işin başına geçecekti. Rommel kabul etti ancak böyle bir görev için emir komuta zinciri çok karışık ve yetkileri çok sınırlıydı.

Aslında çok salakça olan bu plan nasıl oldu da devam ettirildi? Rommel aslen Batı Duvarı fikrini benimsemişti ve savaşın kaderinin "su kıyısında" belirleneceği lafını da etmişti.

Bu işe isteyerek girip silahlardan sorumlu Albert Speer ile ortak çalıştı. Beton gibi maddelerin sağlanmasında ona öncelik tanınmasını ayarladı. Ancak Rommel* Batı Duvarının durumunun pek parlak olmadığını kısa bir keşif sonucunda anladı.

Sonraki yıl Rommel yüz binlerce askeri harekete geçirdi. Askerler ya çok genç ya da Rus savaşlarından kalma eski askerlerdi. Deniz kıyısında surlar yapmak için büyük kaynaklar kullanıldı. Uzunluğu 3000 kilometreyi geçen tüm sahil şeridi çıkartmaya karşı çelik bir setle korunacaktı. Rommel çok fazla kaynak tüketir olmuş ve daha da fazla istiyordu. Maginot Hattından daha güçlü bir setti bu. Milyarlarca dolar harcandı ama aslında sonuç koskoca bir hataydı. Yaptıran Büyük Rommel olunca tarihsel açıdan bazıları için kabul edilebilir duruma geliyordu.

Bu setin yapılmasının somut sonuçlan oldu. Pas de Calais bölgesinde savunma hayli güçlüydü dolayısıyla buradan bir çıkartma yapılamazdı. Bu durumda dikkatler ikinci uygun yer olan Normandiya'ya çevrildi.

Rommel* İttifak devletlerinin deniz yükseldiğinde saldırmasını bekliyordu. Ancak deniz çekildiğinde bir kumsaldan kıyıya çıkacakları kimsenin aklına gelmedi. On binlerce ton çelik ziyan olmuştu.

Surlara gelince* en önemli sorun şu; eğer sur yapacaksanız her yeri çevirmek zorundasınız. O zaman düşman zayıf bir yer arar* bulur. Ama siz de oradan gelecek saldırıya yoğunlaşırsınız.

Yüz kilometrelik sahil şeridinde Müttefiklerin karaya çıkabilecekleri tek yer Omaha'daydı. Omaha ise bir delik gibiydi. Bir sabah Müttefikler saldırdı ve tüm askerler buradan sızdı. Sonucunda ise Almanya Fransa'yı kaybetti.

Alman Batı Duvarı tarihin en devasa fiyaskolarından biridir. Fransızların Maginot Hattı her şeye rağmen bir işe yaramıştı çünkü hiç olmazsa Almanlar bu hatta saldırmayı göze alamamış* kuzeyden* hattın olmadığı noktadan Fransa'ya girmişlerdi. Ama Almanların hattı böylesi bir işe de yaramadı. Omaha ve diğer dört noktada karaya çıkan Müttefikler önünde Alman ordusu bir gün bile duramadı.

Bununla birlikte birçok tarihçi* çıkartma sabahı Rommel cephede işinin başında olsa ve istediği yetkiler de verilmiş olsa Müttefikleri gerisin geriye denize dökebileceği görüşündedir.

Fransa'ya yapılan saldırının komutanlarından ve Maginot Hattını kuzeyden ilerleyerek etkisiz kılmayı önerenlerden biri de Rommel'di ama daha sonra kendisi yine bir işe yaramayacak benzer bir hattı kurmaya kalkışmıştı. Gerçi işin şöyle bir yana daha var; eğer Rommel'in duvarı işe yarasa ve Müttefikler Normandiya çıkarmasında başarısız olsaydı* altı ay sonra dünyanın ilk atom bombası Hiroşima'ya değil muhtemelen Berlin'e atılacaktı. Onun için belki de bu fiyasko sonuçta Almanya'nın hayrına olmuştur.

BERLİN - ANF
 
Berlin Duvarı :) Dünya kalplerini barındıran bir sığınaktı iki ucunda atan kalpler şimdi ise tek yürek oldu. Tabiki ekonomik ve sağlık boyutları duvar yıkılmadan önce cok farklıydı.

Yobazlık duvarı yıkıldı.

emeğine sağlık.

teşekkür ederim çağancan sağolasın seninde emeklerine sağlık kardeş eyw.
 
Yıkılmasının sebepleri



Checkpoint Charlieden yürüyerek Batı Berlin'e geçen Doğu Almanya vatandaşları (10 Kasım 1989)



9 Kasım 1989 tarihinde Doğu Almanya ile Batı Almanya arasındaki sınırlar açıldıktan sonra Berlin Duvarı'nın üzerinde hokkabazlık yapan jonglör (16 Kasım 1989)



Berlin Duvarı'nın yıkılışı (9 Kasım 1989)



Trabant ile Checkpoint Charlieyi geçerek Batı Berlin'e giren Doğu Almanyalı bir çift ve onları alkışlayarak karşılayan Batı Almanyalı çocuklar (14 Kasım 1989)

Doğu Alman hükümeti son dönemine kadar bu duvarı, sosyalist Doğu'yu kapitalist Batı'ya karşı koruyan bir kalkan olarak göstermiş ve meşrulaştırmaya çalışmıştır. Oysa bu duvar ve Doğu Almanya'nın diğer sınırları kendi yurttaşlarının seyahat özgürlüğünü gasp ederek bu ülkeden çıkışlarını engelliyordu. 1989 yılı başlarında Alman Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti, isteyen Doğu Almanya vatandaşlarının Sovyetler Birliği dahilindeki diğer Doğu Bloğu ülkelerine geçiş yapabilmesine izin verdi. Bu iznin çıkmasıyla beraber binlerce Doğu Alman vatandaşı Polonya, Çekoslavakya, Macaristan, Yugoslavya gibi ülkelerin başkentlerine akın etti ve buralarda bulunan Amerikan, İngiliz, Fransız büyükelçiliklerine sığındı. Daha sonra da bu sığınmacılar özel trenlerle Doğu Bloğu dışındaki ülkelere kaçmaya başladılar. Kaçışın bu kadar yoğun olduğu bir durumda Dogu Almanya Hükümeti duruma bir çözüm bulmak için toplandı. Burada yaşayan insanlar artık bu şekilde zaten Doğu Almanya'dan çıkabildiklerine göre duvarın bir anlamı kalmamıştı. Doğu Alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti. 9 Kasım 1989'da bu kararı halka açıklamak üzere bir basın toplantısı düzenlendi. Karar açıklandığı andan itibaren duvarın iki tarafında yüz binlerce insan birikmeye başladı. Gece yarısına doğru hükümet ilk olarak Brandenburg Kapısı'ndan başlayarak barikatları ve geçiş önlemlerini kaldırdı. Her iki Almanya tarafından yaklaşan insanlar duvarın üzerinde buluştular. İnsan seli bir saat içinde yüz binlere ulaştı. Duvarın yıkımına resmi olarak 13 Haziran 1990'da, daha önce de burada adı geçen Bernauer Straße'de 300 Doğu Alman sınır askeri tarafından başlandı. Alman Demokratik Cumhuriyeti de duvarın yıkımından sonra çok fazla dayanamamış, 13 Ekim 1990´da resmen sona ermiştir. Duvarın şehrin içinden geçen kısmı aynı yılın Kasım ayına kadar neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. Nitekim Berlinliler onlarca yıl bölünmüşlüğün yara izlerini bir an önce bertaraf etmek istiyordu. Almanya'nın birleşmesinden sonra Batı Almanya'dan ve uluslararası sermaye çevrelerinden Doğu'ya sermaye akışı gerçekleşti. Emeğin daha ucuz olduğu bu bölgelerde ücretler hâlâ Almanya'nın batı bölgelerine göre daha düşük seyretmektedir. Halen, Almanya'nın en yüksek işsizlik oranları doğu şehirlerindedir.

Duvarın fiziksel kalıntıları






Alman askerlerince Berlin Duvarı yıkılırken (1990)



Londra'daki Savaş Müzesi'nin bahçesinde Berlin Duvarı'ndan bir parça



Anı olarak satışa sunulan, şilt haline getirilmiş Berlin Duvarı'ndan bir parça



Bugün Berlin Duvarı'nın bulunduğu hat işaretlenmiştir ve kenti ziyaret eden turistler tarafından ilgi görmektedir.

Günümüzde duvar, sosyal açıdan yer yer kendini farkettiriyor olsa da, fiziksel olarak hemen hemen hiç algılanmamaktadır. Bir zamanlar duvarın şehrin tam ortasından geçtiği yerler, bugün yeniden imara açılmış, yerini bina, meydan ve sokaklara bırakmıştır, diğer yerler genelde yeniden kullanıma girmiş yol ya da yeşillendirilmiş park alanıdır. Duvarın kimi kesimleri anıtsal amaçlı olarak yerinde bırakılmıştır:

Bernauer Straße/Ackerstraße
Bernauer Straße/Gartenstraße
Bösebrücke, Bornholmer Straße
Checkpoint Charlie sınır geçiş kapısı, buradaki ABD sektörüne ait kontrol kulübesi orijinal değildir, orijinali Müttefikler Müzesinde'dir.
Friedrichstraße/Zimmerstraße
Schützenstraße
East Side Gallery, Ostbahnhof ve Warschauer Platz arasında Spree ırmağı kıyısınca uzanır.
Invalidenfriedhof, Scharnhorststraße 25
Mauerpark, Eberswalder Straße/Schwedter Straße
Niederkirchner Straße/Wilhelmstraße
Parlament der Bäume, Konrad-Adenauer-Straße, buradaki duvar kalıntıları Berlin'in farklı kesimlerinden getirilmiştir. Sadece buradan geçen yol, gerçekten de iç ve dış duvarın arasında yer alıyordu.
Potsdamer Platz
Leipziger Platz (kuzey yarısında)
Stresemannstraße
Erna-Berger-Straße
Schwartzkopffstraße/Pflugstraße, evlerin arka bahçesinde.
St.-Hedwigs-Friedhof / Liesenstraße

Yukarıda adı geçen kalıntılardan bir kısmı önümüzdeki dönemde de yerlerinden sökülmeye devam edecektir. İç ve ama genelde daha çok dış duvarın geçtiği yerler, genel olarak asfalt ya da çimenler üzerinde özel taşlarla, ara ara da yere "Berliner Mauer 1961-1989" yazısı işlenmiş bronzdan levhalarla işaretlidir. Özel olarak dikilen tabelalar da, duvara ilişkin bilgiler içerir. Eski duvar hattı boyunca yeralan çok sayıda müzede duvar hakkında önemli belge, fotoğraf ve benzeri kaynaklar yer alır. Sokak köşelerindeki rastlanabilecek gri-beyaz "Mauerweg" levhaları da bir zamanlar buradan duvarın geçtiğine işaret eder.

43 kilometrelik duvarın kimi blok parçaları Brandenburg eyaletinde bir depodadır, ancak duvar kalıntılarının bir kısmı başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelere satılmıştır ve o ülkelerde birbirinden farklı amaçlı mekanlarda sergilenmektedir.

Budapeşte'de Terör Müzesi'nin önünde, Las Vegas'ta Main Street Station otelinin erkekler tuvaletinde, Brüksel'de Avrupa Parlamentosu binasının önünde, Montréal'de Dünya Ticaret Merkezi'nde, New York'ta 53. caddede, Vatikan bahçesinde, Strazburg'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi binasının önünde duvarın parçalarına rastlanabilir. 24 Mayıs 2009'dan bu yana Berlin'deki Axel Springer Verlag adlı yayınevinin merkez binası önünde 'Balanceakt' adlı bir anıt yeralır. Duvarın yıkılışını simgeleyen bu anıt aynı zamanda duvarın bazı kalıntılarını da kapsar.

Ayrıca duvar parçaları anı olarak şilt haline getirilerek satışa sunulmuştur. Bunun dışında, zamanında duvar boyunca yer alan 302 gözetleme kulesinden sadece beşi yine anıtsal amaçlı olarak ayakta durmaktadır:

Treptow ile Kreuzberg ilçeleri arasında, günümüzde park haline getirilmiş sınır bölgesinde, Puschkinallee'nin bitiminde.
Kieler Straße'de Federal Askeri Hastane'nin ziyaretçi otoparkı ile kanal arasındaki ara bölgede. Günter Litfin'e ithaf edilmişdir.
Potsdamer Platz'ın hemen yakınında Erna-Berger-Straße'de. Trafiği engellediği için asıl yerinden bir kaç metre kaydırılmıştır.
Henningsdorf ilçesinde, Havel'in kuzey uzantısı Nieder Neuendorf gölünün doğu kıyısında. Burada iki Almanya arasındaki sınır tesislerini konu alan sürekli bir sergi vardır.
Berlin'in kuzeyindeki banliyölerinden Hohen Neuendorf'ta şehir sınırında, yeniden yeşillendirilen ve Alman çevreci gençler kulübüne ait park alanında.
 
Berlin duvarı

tarihcebaslikyazisiqs3.gif


1944ek5.gif



Londra Protokolü ile Müttefikler Berlin'in ikiye bölünmesini kararlaştırdı.


Kızıl Ordu Berlin'i ele geçirdi ve şehir doğuda Sovyet, batıda da Amerika Birleşik Devletleri ve Britanya güçlerinin kontrolü altında olmak üzere ikiye ayrıldı.


Sovyet güçleri, Batı Berlin'i tam bir kuşatma altına aldı. Dört tarafı kuşatılmış Batı Berlin'in tüm ihtiyaçları müttefikler tarafından hava yoluyla karşılanmaya başlandı.



1949uo1.gif



12 Mayıs 1949'da Federal Almanya Cumhuriyeti (Batı Almanya),
24 Mayıs 1949'da Demokratik Almanya Cumhuriyeti (Doğu Almanya) kuruldu.




1953ga7.gif



Doğu Berlin'de inşaat işçileri olumsuz çalışma koşulları nedeniyle ayaklandı Ayaklanmalar, Kızıl Ordu'nun müdahalesi ile bastırıldı.


Dünya Savaşı sonrası Doğu ve Batı Almanya ile iki sistemi birbirinden ayıran ve uzun süre Avrupa'daki bölünmüşlüğün sembolü olarak anılan Berlin Duvarı, Doğu Almanya tarafından inşa edilmeye başlandı.


duvar06dk7.jpg
 
Doğudan Batıya başlayan kaçışlar, Doğu Almanya'nın ekonomik varlığını tehdit edici boyutlara ulaştı. Bu nedenle, öncelikle sınır geçişleri durduruldu. Başta geçişleri engellemek için kurulan dikenli teller zamanla; gözetleme kuleleri, makineli tüfekler ve mayınlar ile güçlendirilmiş kilometrelerce uzunluktaki duvarlara dönüştü. 200'den fazla insan, ilk zamanlarda sınırı geçmeye çalışırken hayatını kaybetti.

duvar15vl0.jpg



Amerika Birleşik Devletleri Başkanı John F. Kennedy Berlin Duvarı'nı ziyaret etti ve kendisini bir Berlinli ilan ederek Batı Berlin halkını koruyacağına dair yemin etti.​


1973cm0.gif

Batı ve Doğu Berlin arasında resmi diplomatik ilişkiler başladı.​


Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ronald Reagan, Berlin'i ziyaret etti ve duvarın yıkılması konusunda Sovyet lideri Mikhail Gorbaçov'dan destek istedi.​


Mayıs-Eylül aylarında Macar hükümeti, Avusturya sınırını açtı ve Macaristan'daki binlerce Doğu Alman, Batı Almanya'ya geçti.​


Doğu Berlin meydanlarında yaklaşık bir milyon kişi demokrasi yanlısı eylemlere katıldı ve birkaç gün içinde Doğu Almanya hükümeti istifa etti.​


duvar19uj5.jpg

Binlerce Doğu Almanya vatandaşı, Batıya geçmek için sınıra yığıldı. Doğu Almanya yönetiminin kararıyla, bütün Doğu Almanya vatandaşlarına istedikleri sınır kapısından Batı'ya geçebilecekleri açıklandı ve binlerce kişi Batı'ya akın etti. Böylece, Berlin Duvarı tarihe karıştı.
3 Ekim 1990'da Batı ve Doğu Almanya birleşti.​


duvar21wh4.jpg
duvar03kq4.jpg
duvar03kq4.jpg
duvar03kq4.jpg
 
Geri