BERENDİLER
985’te Kiev hakimi Büyük Volodimer, İdil Bulgarlarına karşı bir sefer yapmak için Torkları kiraladı. Torklar veya bizans kaynaklarındaki Uz-oi (Oğuz) o zamanlar hala Sir Derya’daki yurtlarında idiler ve henüz İdil nehrini geçmemişlerdi. 10. yy. sonunda bütün önemli Rus knezliklerinin hizmetinde Torklar vardı. Onlar da karşılığında efendilerine sadakatle hizmet ederlerdi.
Torkların, gerçek Torklardan sayısal olarak daha iyi temsil edilen kolu Berendelerdir. Rus vakayinameleri Tork birliklerinin sayısını 600 (1160 yılında) ve 6.000 (1185) olarak belirtirken, Berendelerin sayısı 1.500 (1172), 2.100 (1183) ve 30 bin (1138) olarak kaydedilir. Berendeler Rus vakayinamelerinde 1097-1185 yılları arasında görülür.
Sadece Rusya değil, Macaristan ve Romanya’da da geçen Berende isminin kökünü bulmak için çok gayret gösterilmiştir. Peter B. Golden, L. Rasonyi’nin teklifini, yani -ber’den (vermek) ber-in-di (verilen) fiil türevini kabul eder. Ancak bu açıklamaya ciddi itirazlar yapılabilir. a) Ber-in şekli çok nadirdir ve özel isimlerde kullanılmaz; b) İsmin ikinci seslisi ‘i’ değil, ‘e’dir, yani isim berin -değil beren- olarak anılır; c) ‘Beren’ biçimi, isim yapma ekleri ile ve yalın olarak Macarca belgelerde geçen pekçok şekilde görüldüğü gibi, fiil değil isim köklüdür: Bereny, Beren-d, Beren-ç, vb.
Kiev Vakayinamesi’ndeki Igor Olgoviç’in ölümü bahsi, 1146’da Kiev’in hizmetindeki göçebelerin Knez Igor’dan memnun kalmadıklarını ve bağlılıklarını Izyaslav M.S. tislaviç’e naklettiklerini söyler. Hypatia yazması bu göçebeleri Karakalpaklar (Çernıe Klobuki) olarak gösterir, ama Laurent metninde bunlara ‘bazı Peren’leev’ denir. Her ikisinin de Laurent metnine yakın olduğu Radziwill ve Akademi nüshalarında ‘bazı Berendeev’ sözü vardır. Yani daha genel Berende-yerine Laurent vakayinamesi ‘Peren’le- biçimini ortaya atar.
Baştaki ‘b’nin b-r (>p-r) sıralamasında ara sıra değişimi hemen bütün Türk dillerinde iyi bilinen bir olgudur (Örn. ‘barmak’tan Osmanlıca ‘parmak’). ‘Peren’, çağdaş Kazakça gibi, damak ilişkisi olan bir dil topluluğunda Türkçe ‘beren’ kelimesini doğru olarak nakleder, yani beren = (b’er’en’). ‘Peren-li’ şekli de ‘Beren-di’deki ‘di’nin, iyelik bildiren/li/
Birisi boy ismi (Kırg. Beş-Beren) diğeri de şahıs ismi (Bereney: Beren+hitap eki-ay) olmak üzere, bütün Türk dilleri içinde sadece Kazakça ve Kırgızca, apellatif olarak bu kelimeyi korumuştur. Kelimenin anlamı en iyi şekilde Kırgızcada korunmuştur: a) Altın kartalın en iyi türlerinden biri, b) güçlü, kuvvetli, savaşçı, kahraman, (destek hizmeti gören) delikanlı. Kazakçada bunun anlamı daha farklılaşmıştır: a) en sert çelik, b) en iyi kadife, c) (mecz.) bilge, ünlü.
Beren kelimesinin özgün anlamının ‘altın kartal’ olduğuna şüphe yoktur. Türk kişi adlarında vahşi kuş ve hayvanların isimleri, eski totem inancı kökenli olarak önemli yer tutar. Önerilen köken çok cesurca olabilir, çünkü ‘l’nin ‘L’ye dönüşümü sadece çağdaş dillerde kaydedilmiştir. Ama Berendi < berenli tabiri mücerret bir olay değildir. Rus vakayinamelerindeki veriler en azından iki benzer biçimi içerirler: a) Byanduk = ban-dü-k (+lig+küçültücü -k) ‘benli’, Volodimer Monomach’ın bir sayfasının ismi (1085 civarı); b) İt-ogdi, bir Kıpçak oymağı olan It-oğlu isminin diğer bir biçimi. Her iki biçim de Hypatia vakayinamesinde görülür. It-ogdi biçiminde Kazakçadaki ‘g’den sonra ‘l’nin ‘L’ye değişimi görülür. Bu yüzden, Berendi kelimesinin açılımı ‘beren’+‘li’ (bir ongun olarak) ‘altın kartallı’ şeklinde yapılmalıdır.
Rusya’daki bütün Türk paralı askerler için genel tabir ‘Çernye Klobouci’ (Karakalpaklar) idi. Buradaki ‘klobouk’ Türkçe asıllı görünmektedir. P. Golden’ın "İsimleri, Kara Kalpaklar, gerçek veya mecazi olsun, Kiev knezlerine bağlanmalarının simgesi idi” açıklaması kabul edilebilir. Bunlar Rus vakayinamelerinde 1146-1202 yılları arasında görülürler.
Kaynak: Pritsak, Omeljan, “Türk-Slav Ortak Yaşamı: Güneydoğu Avrupa'nın Türk Göçebeleri”, Türkler Ansiklopedisi, C. II, Ankara, 2002.
985’te Kiev hakimi Büyük Volodimer, İdil Bulgarlarına karşı bir sefer yapmak için Torkları kiraladı. Torklar veya bizans kaynaklarındaki Uz-oi (Oğuz) o zamanlar hala Sir Derya’daki yurtlarında idiler ve henüz İdil nehrini geçmemişlerdi. 10. yy. sonunda bütün önemli Rus knezliklerinin hizmetinde Torklar vardı. Onlar da karşılığında efendilerine sadakatle hizmet ederlerdi.
Torkların, gerçek Torklardan sayısal olarak daha iyi temsil edilen kolu Berendelerdir. Rus vakayinameleri Tork birliklerinin sayısını 600 (1160 yılında) ve 6.000 (1185) olarak belirtirken, Berendelerin sayısı 1.500 (1172), 2.100 (1183) ve 30 bin (1138) olarak kaydedilir. Berendeler Rus vakayinamelerinde 1097-1185 yılları arasında görülür.
Sadece Rusya değil, Macaristan ve Romanya’da da geçen Berende isminin kökünü bulmak için çok gayret gösterilmiştir. Peter B. Golden, L. Rasonyi’nin teklifini, yani -ber’den (vermek) ber-in-di (verilen) fiil türevini kabul eder. Ancak bu açıklamaya ciddi itirazlar yapılabilir. a) Ber-in şekli çok nadirdir ve özel isimlerde kullanılmaz; b) İsmin ikinci seslisi ‘i’ değil, ‘e’dir, yani isim berin -değil beren- olarak anılır; c) ‘Beren’ biçimi, isim yapma ekleri ile ve yalın olarak Macarca belgelerde geçen pekçok şekilde görüldüğü gibi, fiil değil isim köklüdür: Bereny, Beren-d, Beren-ç, vb.
Kiev Vakayinamesi’ndeki Igor Olgoviç’in ölümü bahsi, 1146’da Kiev’in hizmetindeki göçebelerin Knez Igor’dan memnun kalmadıklarını ve bağlılıklarını Izyaslav M.S. tislaviç’e naklettiklerini söyler. Hypatia yazması bu göçebeleri Karakalpaklar (Çernıe Klobuki) olarak gösterir, ama Laurent metninde bunlara ‘bazı Peren’leev’ denir. Her ikisinin de Laurent metnine yakın olduğu Radziwill ve Akademi nüshalarında ‘bazı Berendeev’ sözü vardır. Yani daha genel Berende-yerine Laurent vakayinamesi ‘Peren’le- biçimini ortaya atar.
Baştaki ‘b’nin b-r (>p-r) sıralamasında ara sıra değişimi hemen bütün Türk dillerinde iyi bilinen bir olgudur (Örn. ‘barmak’tan Osmanlıca ‘parmak’). ‘Peren’, çağdaş Kazakça gibi, damak ilişkisi olan bir dil topluluğunda Türkçe ‘beren’ kelimesini doğru olarak nakleder, yani beren = (b’er’en’). ‘Peren-li’ şekli de ‘Beren-di’deki ‘di’nin, iyelik bildiren/li/
Birisi boy ismi (Kırg. Beş-Beren) diğeri de şahıs ismi (Bereney: Beren+hitap eki-ay) olmak üzere, bütün Türk dilleri içinde sadece Kazakça ve Kırgızca, apellatif olarak bu kelimeyi korumuştur. Kelimenin anlamı en iyi şekilde Kırgızcada korunmuştur: a) Altın kartalın en iyi türlerinden biri, b) güçlü, kuvvetli, savaşçı, kahraman, (destek hizmeti gören) delikanlı. Kazakçada bunun anlamı daha farklılaşmıştır: a) en sert çelik, b) en iyi kadife, c) (mecz.) bilge, ünlü.
Beren kelimesinin özgün anlamının ‘altın kartal’ olduğuna şüphe yoktur. Türk kişi adlarında vahşi kuş ve hayvanların isimleri, eski totem inancı kökenli olarak önemli yer tutar. Önerilen köken çok cesurca olabilir, çünkü ‘l’nin ‘L’ye dönüşümü sadece çağdaş dillerde kaydedilmiştir. Ama Berendi < berenli tabiri mücerret bir olay değildir. Rus vakayinamelerindeki veriler en azından iki benzer biçimi içerirler: a) Byanduk = ban-dü-k (+lig+küçültücü -k) ‘benli’, Volodimer Monomach’ın bir sayfasının ismi (1085 civarı); b) İt-ogdi, bir Kıpçak oymağı olan It-oğlu isminin diğer bir biçimi. Her iki biçim de Hypatia vakayinamesinde görülür. It-ogdi biçiminde Kazakçadaki ‘g’den sonra ‘l’nin ‘L’ye değişimi görülür. Bu yüzden, Berendi kelimesinin açılımı ‘beren’+‘li’ (bir ongun olarak) ‘altın kartallı’ şeklinde yapılmalıdır.
Rusya’daki bütün Türk paralı askerler için genel tabir ‘Çernye Klobouci’ (Karakalpaklar) idi. Buradaki ‘klobouk’ Türkçe asıllı görünmektedir. P. Golden’ın "İsimleri, Kara Kalpaklar, gerçek veya mecazi olsun, Kiev knezlerine bağlanmalarının simgesi idi” açıklaması kabul edilebilir. Bunlar Rus vakayinamelerinde 1146-1202 yılları arasında görülürler.
Kaynak: Pritsak, Omeljan, “Türk-Slav Ortak Yaşamı: Güneydoğu Avrupa'nın Türk Göçebeleri”, Türkler Ansiklopedisi, C. II, Ankara, 2002.