ah, girse gökyüzünün kapısından içeri
şiirimin bir tek hecesi
bu şehrin ulu camisindeki sekiz yüzyıllık minber
yakarışlarımın cansız şahidi şimdi
ve yalnız başıma kıldığım namazlarda
kaybettiğim huşuyu aramak
yalnızlığımın tek başına sebebi
insanları yorumlamaya kalksam
bir daha tanıyamam kendimi...
hayret makamına girmeyen her can, kör bir cisim
nankör ve hilebazdır
seyrederken sıradan eşyaları, olayları, şeyleri
sırların sırrına ermiş makbul bir dua ile
sesini ararken bir dostun, ya da gölgesini bir sevgilinin
zaman titrer, zaman erir
an biter
her gece kendi karanlığında bir şafağı gizlerken
birbirinin içinde yaşanır kader...
nefsime elini uzatan benlik
sıkıntıma sevinir sevincimi alırken
yapayalnız başına vefasızlık çölünde
hıçkırıklara mahkum bu kırılgan gönlüme
ne bir dost bulabilir, ne de sevgili...
başı dumanlı dağlar hayata bağlar beni
şiirimde dolaşan sevgilimin hayali
farkıma bile varmaz
ikilemler buz keser yalnızlaşan kalbimi
Haziran 2014, Aksaray
Mehmet Ekici (taha)
şiirimin bir tek hecesi
bu şehrin ulu camisindeki sekiz yüzyıllık minber
yakarışlarımın cansız şahidi şimdi
ve yalnız başıma kıldığım namazlarda
kaybettiğim huşuyu aramak
yalnızlığımın tek başına sebebi
insanları yorumlamaya kalksam
bir daha tanıyamam kendimi...
hayret makamına girmeyen her can, kör bir cisim
nankör ve hilebazdır
seyrederken sıradan eşyaları, olayları, şeyleri
sırların sırrına ermiş makbul bir dua ile
sesini ararken bir dostun, ya da gölgesini bir sevgilinin
zaman titrer, zaman erir
an biter
her gece kendi karanlığında bir şafağı gizlerken
birbirinin içinde yaşanır kader...
nefsime elini uzatan benlik
sıkıntıma sevinir sevincimi alırken
yapayalnız başına vefasızlık çölünde
hıçkırıklara mahkum bu kırılgan gönlüme
ne bir dost bulabilir, ne de sevgili...
başı dumanlı dağlar hayata bağlar beni
şiirimde dolaşan sevgilimin hayali
farkıma bile varmaz
ikilemler buz keser yalnızlaşan kalbimi
Haziran 2014, Aksaray
Mehmet Ekici (taha)